SANIK HAKKINDA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI KARARI VERİLDİĞİ – KARARININ ALEYHİNE KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURMAK İÇİN DOSYANIN BAKANLIĞINA GÖNDERİLECEĞİ – BAŞVURU SONUCUNUN BEKLENMESİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

T.C YARGITAY
19.Ceza Dairesi
Esas: 2015 / 12693
Karar: 2016 / 16017
Karar Tarihi: 20.04.2016

ÖZET: Eylemden dolayı daha önceden sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca .. tarih ve….sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı aleyhine suçtan zarar görmemesi nedeniyle itiraz hakkı bulunmayan …. … vekilinin itirazı üzerine, itirazın kabulüne dair Ağır Ceza Mahkemesi’ nin .. gün ve …değişik iş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulması için dosyanın öncelikle Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi ve başvuru sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla aksi şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hükmün bozma sebebidir.

(5271 S. K. m. 173)

Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,

CMK’nın 173/1. maddesine göre; ”Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” ve aynı Kanun’un 173/4. maddesine göre de; ”Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında; kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ancak suçtan zarar görenin itiraz edeceğinin hükme bağlandığı ve karara yapılan itiraz üzerine mercii tarafından verilen kabul kararına karşı itiraz edilebileceğine dair bir düzenlemenin de bulunmaması nedeniyle mercii kararının kesin nitelikte olduğu ve aleyhine kural olarak olağanüstü kanun yollarından olan kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği, çünkü kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için hakimlerin veya mahkemelerin asıl ceza davasını çözmeye devam etmesinin artık imkansız hale gelmiş olması ve hukuka aykırılığın başka bir yol ile giderilebilmesine imkan bulunmaması gerektiği, oysa ki itirazın kabulü ile Cumhuriyet savcısınca iddianame düzenlenerek kamu davası açılması durumunda yargılama makamının asıl ceza davasını çözmeye devam etmesi ve bu yolla ileri sürülen hukuka aykırılığı giderme olanağının bulunacağı, ancak itiraz hakkına sahip bulunmayan kişinin yaptığı itiraz ile yasal süre geçtikten sonra yapılan itirazın, mercii tarafından kabulüne karar verilmesi durumunda ise; merci kararı aleyhine bu hukuka aykırılık nedenlerinden dolayı kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği cihetle; eylemden dolayı daha önceden sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.05.2009 tarih ve….sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı aleyhine suçtan zarar görmemesi nedeniyle itiraz hakkı bulunmayan …. … vekilinin itirazı üzerine, itirazın kabulüne dair Ağır Ceza Mahkemesi’ nin 22.10.2009 gün ve …değişik iş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulması için dosyanın öncelikle Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi ve başvuru sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak sair yönleri incelenmeyen HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...