YETKİ İTİRAZI

DAVA KONUSU ASIL ALACAK MİKTARININ İİK MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN VE ARTIRILAN BEDELİN ALTINDA KALDIĞI – İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ KESİN NİTELİKTE OLUŞU – BAŞVURUNUN REDDİ

İstanbul BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 55
Karar: 2016 / 57
Karar Tarihi: 02.11.2016

ÖZET: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde yetkiye itirazın kabulüne karar verilmiş olup bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; dava konusu asıl alacak miktarı … TL olduğu, anılan miktarın İİK’nun maddesinde öngörülen ve aynı Yasanın Ek-1. maddesi ile artırılan … TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, bu haliyle ilk derece mahkemesi kararı kesin nitelikte olup, istinaf yoluna başvurulamayacağından; anılan yasal düzenleme uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

(6100 S. K. m. 10, 17, 352) (6098 S. K. m. 89) (2004 S. K. m. 363, 364)

Dava: Davalı vekili tarafından verilen istinaf başvuru dilekçesi ile birlikte dosya mahalli mahkemesince dairemize gönderilmiş olmakla, Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 352. maddesi uyarınca incelendi:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı dilekçesi ile; Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/5979 E. sayılı dosyası ile 06.04.2016 vadeli 1.920,00 TL’lik senet nedeni ile hakkında icra takibi yapıldığını, takip konusu senedin incelenmesinde, senette yetkili yerin Babaeski İcra Mahkemesi yazılı olduğu halde senet metnine daha sonra Lüleburgaz eklenmek sureti ile Lüleburgaz İcra Dairesi’nin yetkili kılınmak istendiğinin görüleceğini, takip konusu senet ile ilgili olarak kendisinin bir borcu bulunmadığından bu konudaki dava hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle yetki itirazında bulunduğunu, yetki itirazının kabulü ile Lüleburgaz İcra Müdürlüğü’nün yetkisizliğine ve yasal ikametgahı Babaeski olduğundan senet metninde de yetkili yer Babaeski gösterildiğinden, Babaeski İcra Dairesi’nin yetkili olduğuna karar verilmesini talep etmiş,

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; HMK’nun 17. maddesinin yetki sözleşmesini tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yapılmasını kabul ettiğini, tacirler ve diğer kamu tüzel kişileri dışındaki diğer kişiler arasında yetki sözleşmesi yapılmasını kabul etmediğini, buna göre kambiyo senedinde belirtilen yetki sözleşmesinin herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağını, HMK’nun 10. madde kapsamında yetkinin sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olduğunu, bunun yanı sıra senedin tanzim yerinin de Lüleburgaz olduğunu, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinin Lüleburgaz olduğunu, Borçlar Kanunu 89/1.ncu maddesine göre, para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğini, mevzuatta yetkili yer mahkemesinin açık biçimde düzenlenmiş olduğunu, davacı borçlunun yetki itirazının hukuki dayanaktan yoksun ve sadece zaman kazanmaya yönelik olduğunu belirterek davanın reddine ve borçlunun icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği, ayrıca duruşmaya gelerek davayı kabul etmediklerini, yetki sözleşmesinin HMK’daki kısıtlı haller söz konusu olduğundan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, keşide yeri ve ifa yerinin de Lüleburgaz olduğunu bildirdiği, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde yetkiye itirazın kabulüne karar verilmiş olup bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; dava konusu asıl alacak miktarı 1923,84 TL olduğu, anılan miktarın İİK’nun 363. maddesinde öngörülen ve aynı Yasanın Ek-1. maddesi ile artırılan 2.190,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, bu haliyle ilk derece mahkemesi kararı kesin nitelikte olup, istinaf yoluna başvurulamayacağından; anılan yasal düzenleme uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.nci maddesi gereğince; Lüleburgaz İcra Hukuk Mahkemesi 2016/138 E. 2016/194 kararı kesin nitelikte olup, istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin reddine,

2- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

3- İstinaf harçları peşin olarak alındığından, yeniden tahsiline yer olmadığına,

4- Davacı tarafça yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda İİK.nun 364.ncü maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 02.11.2016

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...