Meskeniyet İddiası

MESKENİYET İDDİASI

ŞİKAYETÇİ DAVACI LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ VE YARGILAMA GİDERLERİNİN TARAFLAR ARASINDA EŞİT ŞEKİLDE PAYLAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ – İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ

İstanbul BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 50
Karar: 2016 / 54
Karar Tarihi: 03.11.2016

ÖZET: Şikayetçi davacı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin taraflar arasında eşit şekilde paylaştırılması gerektiği anlaşıldığından ilam yargılama gideri ve ilam vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, yargılama giderlerinin taraflar arasında eşit şekilde paylaştırılmasına, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine şeklinde mahkeme ilamının düzeltilmesine karar vermek gerekmiş, İstinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine kabul verilmiştir.

(2004 S. K. m. 82)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının yasal süresi içerisinde istinaf yolu ile incelenmesi talep edilmiş olup, dosya yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş olmakla, üye hakim tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosyadaki tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp, düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı dilekçesinde özetle; icra dosyasında haczedilen Lüleburgaz Yeni Mahalle 325 Ada 4 Parseldeki 7 Nolu bağımsız bölümün ailesi ile birlikte ikamet ettiği meskeni olduğunu, başka meskeninin bulunmadığını, eşi ve kızı ile birlikte üç kişilik bir aile olduklarını, hacze konu meskenin haline münasip olduğundan İ.İ.K.’nun 82/12. madde gereğince haczi mümkün olmadığından haczin kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meskeniyet iddiasının yersiz olduğunu, daha önce aynı taşınmaz için Ziraat Bankası’na ipotek verildiğini, taşınmaz üzerine konulan ipoteğin zorunlu ipotek olup olmadığının araştırılması, zorunlu değil ise davanın reddi gerektiği, ayrıca bilirkişi raporu ile evin davacının haline münasip olup olmadığının tespiti ve borçlunun daha mütevazi niteliklere sahip haline münasip mesken edinebileceği miktarın tespiti gerektiği belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece Mahkemesi bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 93.528,00 TL, borçlunun haline uygun evi alabileceği miktar ise 70.000,00 TL olarak belirlendiğinden davanın reddi ile mahcuzun 70.000,00 TL’den az olmamak üzere satılarak borçlunun haline münasip evi alması için gerekli 70.000,00 TL’nin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili dilekçesinde; bilirkişi raporunun gerçeklikten uzak olduğunu, 70.000,00 TL’ye haline münasip bir ev alınanın mümkün olmadığını, ayrıca raporun hazırlandığı 08.03.2016 tarihinden bu yana konut fiyatlarında büyük artışların gerçekleştiğini, bilirkişi raporunun somut tespite dayanmadığını, müvekkilinin yirmi dört yıldır ikamet ettiği meskenden ve alıştığı muhitten uzak bir yerde yaşamaya zorlandığını, bunun hakkaniyete, Yargıtay İçtihatlarına aykırı olduğunu, ev üzerinde konut kredisinden kaynaklı ipotek şerhi bulunduğunu, icra yoluyla satış halinde öncelikle satış bedelinin ipotekli alacağın toplamını aşması gerektiğini, ipotekli alacağın karşılanması halinde ise, kalan meblağın müvekkilinin haline münasip ev alması için yeterli olmayacağı, davalının hiçbir hukuki menfaatinin olmayacağı, ayrıca 70.000,00 TL’nin müvekkiline verilmesine karar verildiğinden davanın tümden reddi anlamına gelmediğini, kısmen kabul kısmen ret anlamına geldiğini, bu halde tüm yargılama giderleri ile karşı taraf vekalet ücretinin müvekkiline yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

İlk Derece Mahkemesince şikayet konusu taşınmazla ilgili keşif icra edilmiş, keşif sonrası alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin 93.528,00 TL olduğunu, borçlunun ailesi ile birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedelin 70.000,00 TL olduğunu belirtmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince hükme dayanak esas alınan bilirkişi kurulu raporu gerekçeli, ayrıntılı, kapsam ve sonucu itibariyle hükme dayanak teşkil edecek şekilde düzenlenmiş olup, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince mahcuzun 70.000,00 TL’den az olmamak üzere satılarak borçlunun haline münasip ev alması için gerekli 70.000,00 TL’nin kendisine, artanının alacaklıya ödenmesi şeklinde verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu konudaki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş, ancak her ne kadar mahkeme ilamında davanın reddi denilmişse de; hükmün içeriğinden istemin kısmen kabul kısmen ret edildiği anlaşılmakla, şikayetçi davacı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin taraflar arasında eşit şekilde paylaştırılması gerektiği anlaşıldığından ilam yargılama gideri ve ilam vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, yargılama giderlerinin taraflar arasında eşit şekilde paylaştırılmasına, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine şeklinde mahkeme ilamının düzeltilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- İstinaf başvurusunun KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,

İlam yargılama gideri ve ilam vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2- Lüleburgaz İcra Hukuk Mahkemesinin 19.09.2016 tarih 2015/299 E. 2016/189 K.sayılı ilamında “davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına” ibaresinin hükümden çıkartılarak davacı tarafından yapılan 745,50 TL yargılama giderinden kabul oranına göre 372,75 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 600,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin ibarelerin Mahkeme İlamına eklenerek ilamın bu şekilde düzeltilmesine

4- a-) Davacı yönünden istinaf karar harcı olarak peşin alınan 29,20 TL’nin başvuruda kısmen de olsa haklı çıkıldığından istek halinde davacıya iadesine,

b-) İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına;

5- Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere temyiz yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oybirliği ile karar verildi. 03.11.2016

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

2017-06-26T15:59:05+00:00 26 Haziran 2017|

Leave A Comment