DAVANIN MÜLKİYET HAKKINA MI YOKSA KADASTRO HARİTALARININ YENİDEN DÜZENLENMESİ VE TAPU SİCİLİNDE GEREKLİ DÜZELTMELERİN YAPILMASI İŞLEMİNE Mİ YÖNELİK OLDUĞU – GÖREVLİ MAHKEME – EKSİK ARAŞTIRMA – HÜKMÜN BOZULDUĞU

T.C YARGITAY
20.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 8491
Karar: 2016 / 4147
Karar Tarihi: 06.04.2016

ÖZET: Davacı vekiline dava dilekçesi açıklattırılıp, davanın sadece kadastro paftalarının yenilenmesi çalışmasına itiraza mı yoksa mülkiyete mi ilişkin olduğu veya her iki istemi de birlikte mi içerdiği hususları belirlenmeli, davanın sadece mülkiyete ilişkin olması halinde, mahkemece, başkaca araştırma yapılmadan görevsizlik kararı verilmeli; yalnızca paftaların yenilenmesi işlemine itiraz veya her iki isteme de yönelik olduğu belirlendiği takdirde ise, çekişmeli parselin yenilemeden önceki ilk tesisinden itibaren, miktar, cins ve malik değişikliklerini, ifraz ve tevhitleri gösteren tapu kayıtları, tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, çalışmanın Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı saptanmalı, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı ve toplanan delillere göre yapılan kadastro işlemine yönelik davanın esasına ilişkin bir karar verilmeli; mülkiyetine yönelik talep yönünden ise görevsizliğe karar verilmelidir.

3402 S. K. m. 22, 25, 27, Ek m. 1) (6100 S. K. m. 2)

Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Karar: Tapuda tarla vasfıyla davacı … … adına kayıtlı olan … ilçesi, … Beldesi, … mahallesi 226 ada 2 parsel sayılı 5847 m2 yüzölçümlü taşınmaz, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışmalarda aynı ada ve parsel numarasıyla 5868,45 m2 yüzölçümüyle malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibidir” şeklinde tespit edilmiştir.

Davacı vekili, müvekkilinin bu taşınmazı 1978 yılında harici yazılı belge ile satın aldığını, 1990 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın sınırlarının belirlenerek müvekkili adına tescil edildiğini, ancak, bu tespitin eksik ve hatalı olduğunu, taşınmazın orman sınırları dışına bulunduğunu, yörede 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmada da taşınmazın sınırlarının değiştirildiğini, müvekkili tarafından tarla olarak kullanılan bu taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın gerçek miktar ve sınırlarının tespiti ile mevcut tapu kaydının miktar ve sınırlarının düzeltilmesine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde 22/2-a kapsamında yapılan ölçüm ve sınırlandırma işleminin iptali ile taşınmazın önceki ölçüm ve sınırlama gibi tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dava dilekçesindeki talebin ilk tesis kadastrosundan önceki sebeplere dayalı yani mülkiyete ilişkin olduğu, sınırlandırmaya, ölçü ve hesap hatalarına ilişkin olmadığı, ancak, yargılama sırasındaki taleplerinin ise 22/2-a uygulama kadastrosu yönetmelik ve genelgesine aykırı olarak orman üzerine binme oluşturacak nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacının davasının reddine, … mahallesi, 226 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme kadastrosuna itiraza ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 22/05/1994 tarihinde yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.

Mahkemece 30/07/2013 tarihli celsede uyuşmazlık konusunun 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastro çalışmalarına itiraz olarak belirlendiği halde hükmün gerekçesinde davanın mülkiyete ilişkin olduğu kabul edilmişse de davacı taleplerinin 22/2-a uygulama kadastrosuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava dilekçesinden de davanın mülkiyet hakkına mı yoksa 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine mi yönelik olduğu veyahut her iki istemi de birlikte mi içerdiği hususları net olarak anlaşılamamaktadır.

5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22/1. maddesi uyarınca, evvelce kadastrosu ve tapulaması yapılmış yerlerde yeniden kadastro çalışması yapılamaz. Ancak, yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi amacıyla aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, yeniden çalışma yapılabilir ve bu çalışma ikinci kadastro sayılmaz. “İkinci kez kadastro yapılamaz” hükmünün istisnası olarak düzenlenen 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca; yapılan tesbitte, teknik sebeplerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tesbit edilen paftalar yerine, ülke koordinat sistemine uygun sayısal haritaları düzenlenerek tapu kayıtlarının düzeltilmesi sağlanır. Ancak, mülkiyet ve mülkiyetle ilgili haklar ile parselasyon, arazi toplulaştırması, ıslah, imar, sulama alanlarında arsa ve arazi düzenlemesi ve köy yerleşim haritaları yenileme çalışması bu kapsam dışındadır. 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastro çalışmaları, 5304 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek- 1/1. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 11. maddesine göre ilân edilir ve ilân süresi içerisinde dava açılmayan taşınmaz malların kayıtlarında gerekli düzeltme yapılır.

Kadastro mahkemesinin genel olarak görevi, 3402 sayılı Kanunun 25. maddesinde; zaman bakımından görev ve yetkisi ise, aynı Kanunun 27. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, kadastro mahkemeleri, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi halinde ve askı ilân tarihleri içinde açılacak davalarda görevlidir. Hal böyle olunca, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tesbitlere karşı askı ilân süresi içinde dava açılması halinde, kadastro mahkemesi görevli olup, mahkemece yapılacak inceleme, yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılmasına ilişkindir. Bu davada, taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine ilişkin bir araştırma yapılamaz. Bu taleplere yönelik açılan davalarda ise, görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi uyarınca genel görevli asliye hukuk mahkemeleridir.

Bu nedenle; mahkemece, Hukuk Genel Kurulunun 05.12.2012 gün ve 2012/20-874 E. – 1016 K. ve 2012/20-875 E. – 1017 K. sayılı kararlarında da benimsediği üzere, davacı vekiline dava dilekçesi açıklattırılıp, davanın sadece 22/2-a bendi uyarınca yapılan kadastro paftalarının yenilenmesi çalışmasına itiraza mı yoksa mülkiyete mi ilişkin olduğu veya her iki istemi de birlikte mi içerdiği hususları belirlenmeli, davanın sadece mülkiyete ilişkin olması halinde, mahkemece, başkaca araştırma yapılmadan görevsizlik kararı verilmeli; yalnızca paftaların yenilenmesi işlemine itiraz veya her iki isteme de yönelik olduğu belirlendiği takdirde ise, çekişmeli parselin yenilemeden önceki ilk tesisinden itibaren, miktar, cins ve malik değişikliklerini, ifraz ve tevhitleri gösteren tapu kayıtları, tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, çalışmanın 3402 sayılı Kanunun 22/2. madde (a) bendiyle, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usûl ve Esaslara İlişkin 29.11.2006 gün ve 26361 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı saptanmalı, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı ve toplanan delillere göre 3402 sayılı Kanunun 22/2. madde (a) bendine göre yapılan kadastro işlemine yönelik davanın esasına ilişkin bir karar verilmeli; mülkiyetine yönelik talep yönünden ise görevsizliğe karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 06.04.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...