Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu

UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU

SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI SONUCUNU DOĞURACAK NİTELİKTE EKSİK ARAŞTIRMA İLE HÜKÜM KURULMASI SURETİYLE KANUN MADDESİNE AYKIRI HAREKET EDİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ

Gaziantep BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. Ceza Dairesi
Esas: 2016 / 64
Karar: 2016 / 61
Karar Tarihi: 21.10.2016

ÖZET: Sanık M.’ın atılı suçu işleyip işlemediğine bağlı olarak, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192. maddesinin 3. Fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılarak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun, yasal yeterli ve geçerli bir gerekçe gösterilmeksizin, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak nitelikte, eksik araştırma ile hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 289/1(g) ve (h) maddelerine aykırı hareket edilmesi Kanuna aykırıdır.

(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289) (5237 S. K. m. 192)

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

A- Sanık M. hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Anayasamızın 141. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur.

Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Kararın gerekçe bölümünde; dosyada mevcut deliller tanışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen bütün deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmelidir. Bu itibarla gerekçenin, dosyadaki delillerin değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olması, suçun yasal unsurları başta olmak üzere sabit ve muhakkak sayılan olaylar ve delilleri göstermesi, cezanın artırılmasını ve indirilmesini gerektiren hususların neden sabit savılıp sayılmadığı açıklanması, hangi delillere neden itibar edildiği, hangilerinin ne sebeple geçersiz sayıldığı veya ne sebeple bazı delillerin diğerlerine üstün tutulduğu, çelişki varsa bu çelişkilerin neden giderilemediğinin vurgulanması zorunludur. Dosya kapsamına uygun, yasal, yeterli ve geçerli gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacağında şüphe yoktur. Mahkeme kararlarının davanın tarafları ve herkesi tatmin edecek ve de üst mahkemelerce yapılacak gerekçedeki tutarlılık denetimine olanak verecek biçimde olması gereklidir. Bu hususları içermeyen ve ulaşılan kanaat üzerinden yazılan gerekçe, şekli anlamda bir gerekçe olup. Anayasamızın ve CMK’nın aradığı anlamda bir gerekçe olarak kabul edilemez.

İncelenen dosyada:

Diğer sanık İ.’in, sanık M.’in suçla ilgisini Osmaniye Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü (Kimlik Tespit Büro Amirliği) tarafından tanzim edilen 12/01/2016 tarihli rapordan yani kolluk kuvvetleri tarafından sanık M.’e ulaşıldıktan sonra 23/03/2016 tarihli savcılık ifadesinde açıkladığı dikkate alındığında: pazarcılık işiyle uğraşan ve tüm aşamalarda diğer sanık İ. ile telefon görüşmesi yaptığını kabul etmeyen sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin, içinde uyuşturucu madde bulunan poşetlerden bir tanesinin dış yüzeyinde tespit edilen ancak nerede, nasıl oluştuğu belirlenemeyen parmak izleri dışında, kuşku sınırlarını aşan, başkaca hiçbir delil bulunmadığı, diğer sanık İ.’in sırf etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için sanığa suç atmadığını ortaya koyacak, başka bir anlatımla diğer sanık İ.’in beyanlarını doğrulayarak sanık M.’in suçunu sübuta erdirecek olan delilin “…………” numaralı telefonu kullandığının kesin şekilde saptanması ve HTS kayıtları içeriğinden kendi adına kayıtlı olan “.………. numaralı telefon ile suç tarihinde diğer sanık İ.’in kullandığını kabul ettiği telefon numaraları (adına kayıtlı ……….. ve E. .E adına kayıtlı …………..) ile irtibatının şüpheye yer bırakmaksızın aydınlığa kavuşturulması olduğuna göre;

1) Sanığın kendi adına kayıtlı “………..” numaralı ve diğer sanık İ. adına kayıtlı “………” numaralı telefonların, suç tarihinin bir ay öncesinde başlayacak şekilde baz istasyonlarını da gösterir HTS kayıtlarının dosya içerisine alınması, bilirkişi aracılığıyla incelemesi yaptırılarak sanıkların birbirleriyle görüşmelerinin bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı rapor alınması,

2) Sanığın kullandığı iddia edilen ve HTS kayıtlarına getirilen “…………..” numaralı telefon numarasını suç tarihinde kullanıp kullanmadığının sanıktan sorulması, kullanmadığını söylediği takdirde; bu telefon numarasının adına kayıtlı olduğu yine HTS kayıtlarından anlaşılan Ş. H. isimli kişinin tanık olarak dinlenilmesi, hattını sanık veya başka birisine verip vermediğinin sorulması,

Sonucuna göre, tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, tüm aşamalarda diğer sanık İ. ile telefon görüşmesi yaptığını kabul etmeyen sanığın “…………….” numaralı telefon numarasını kullandığına ilişkin kabulün gerekçesi gösterilmeden CMK’nın 289/l-g maddesine ve bahsedilen savunması araştırılmayarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 289/1-h maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA,

Tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmaması nedeniyle sanık ve müdafinin salıverilme isteklerinin reddine,

B- Sanık İ. hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair istinaf itirazlarının reddine, ancak;

Diğer sanık M. hakkındaki bozma sebeplerine göre, sanık M.’ın atılı suçu işleyip işlemediğine bağlı olarak, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192. maddesinin 3. Fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılarak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun, yasal yeterli ve geçerli bir gerekçe gösterilmeksizin, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak nitelikte, eksik araştırma ile hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 289/1(g) ve (h) maddelerine aykırı hareket edilmesi.

Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA,

Tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmaması nedeniyle sanık ve müdafinin salıverilme isteklerinin reddine,

CMK’nın 280. maddesinin 1-b bendi uyarınca, dosyanın yemden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

21.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

2017-06-27T16:57:32+00:00 27 Haziran 2017|

Leave A Comment

SEO