TAŞINMAZ KİRA SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN İTİRAZIN İPTALİ İSTEMİ

ALACAK KİRA BEDELİNDEN KAYNAKLANDIĞI İÇİN DAVANIN SULH HUKUK MAHKEMESİNDE AÇILMIŞ OLMASININ YASAYA UYGUN OLDUĞU – İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARINDA ESASI ETKİLEYEN BİR USUL HATASI BULUNMADIĞI – BAŞVURUNUN ESASTAN REDDİ

İstanbul BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 97
Karar: 2016 / 77
Karar Tarihi: 14.12.2016

ÖZET: Dosyada davacı genel mahkemede … maddesi gereğince itirazın iptali davası açmayı seçmiş olup, alacak kira bedelinden kaynaklandığı için davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olması ve Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp karara bağlanmış olması usul ve yasaya uygun olduğundan davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde olmadığı gibi, dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden davalının bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

(2004 S. K. m. 67, 68)

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Hakim N. B. tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Söz konusu davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜP DÜŞÜNÜLDÜ;

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı hakkında Enez İcra Müdürlüğü’nün 2016/198 E. sayılı dosyası ile 4.900,00 TL kira bedeli, 299,14 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 5.199,14 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığını, davalının borcun tamamına itiraz ettiğini beyanla davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile davalının icra inkar tazimatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaya da katılmamıştır.

İlk derece mahkemesi dava dosyasını konuya ilişkin takip dosyası ile birlikte bilirkişiye tevdi ederek, aldığı bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kira alacağını ispatladığı, buna karşılık davalının borcu olmadığını ispatlayamadığı, alacağın miktarı itibarı ile savunmanın tanıkla ispatlanamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir.

Davalı istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinin kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle davaya cevap veremediğini, davaya Sulh Hukuk Mahkemesinde değil, İcra Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Konuya ilişkin Enez İcra Müdürlüğü’nün 2016/198 E. sayılı dosyası incelendiğinde: davacı tarafından davalı aleyhine kira alacağının tahsili için girişilmiş ilamsız icra takibine ilişkin olduğu. 4.900,00 asıl alacak, 299,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.199,14 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, davalının süresi içinde borca ve faize itiraz etmesi üzerine takibin durmuş olduğu tespit edilmiştir.

İlamsız icrada, borçlunun süresi içinde verdiği itiraz dilekçesi üzerine takibi duran alacaklının elinde iki seçenek vardır; Alacağı imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa, İcra Mahkemesine başvurarak İİK’nun 68/1. maddesi gereğince itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Alacağı İ.İ.K.’nun 68/1. maddesinde belirtilen nitelikte bir belgeye dayanmıyorsa İ.İ.K. 67. maddesi gereğince genel mahkemeye başvurarak itirazın iptalini isteyebilir.

İncelenen dosyada davacı genel mahkemede İ.İ.K. 67. maddesi gereğince itirazın iptali davası açmayı seçmiş olup, alacak kira bedelinden kaynaklandığı için davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olması ve Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp karara bağlanmış olması usul ve yasaya uygun olduğundan davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde olmadığı gibi, dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden davalının bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.

İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Enez Sulh Hukuk Mahkemesinin 01/09/2016 tarih, 2016/97 Esas ve 2016/225 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

Peşin alınan istinaf karar harcı yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davalının istinaf başvurusu için yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan gider avansının davalıya iadesine,

Kararın birer örneğinin ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 14.12.2016

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...