HİZMET TESPİTİ DAVASI

FERAGAT BEYANININ DAVAYI GERİ ALMA VEYA DAVAYI TAKİPSİZ BIRAKMA NİTELİĞİNDE OLUP OLMADIĞININ BELİRLENMESİ – İSTİNAF İSTEMİNİN KABULÜ GEREĞİ

Ankara BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 50
Karar: 2017 / 89
Karar Tarihi: 24.01.2017

ÖZET: Mahkemece, davacı vekilinin, … tarihli dilekçesi ile “davacının tespite konu dönemde davalı işyerinde kesintisiz çalışmasına rağmen bu dönemin bir kısmında kendi isteğiyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olması nedeniyle talebini …-… ve …-… olarak” açıklaması gözetildiğinde, Anayasal sosyal güvenlik hakkından vazgeçmek mümkün olmadığından, davadan vazgeçilemeyeceğinin davacı vekiline bildirilmesi, feragat beyanının davayı geri alma veya davayı takipsiz bırakma niteliğinde olup olmadığının kendisine sorulmak suretiyle belirlenmesi, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde duruma göre belirtilen maddelerde öngörülen prosedürün işletilmesi gerekirken bu yönde herhangi bir karar verilmemesi de doğru değildir. Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin HMK’nın maddesi uyarınca kabulü gerekmiştir.

(506 S. K. m. 79) (5510 S. K. m. 86) (6100 S. K. m. 27, 353) (YHGK. 16.09.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK. 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK. 28.09.2011 T. 2011/21-511 E. 2011/566 K.) (YHGK.05.03.2008 T. 2008/21-215 E. 2008/222 K.) (YHGK. 17.12.2008 T. 2008/10-735 E. 2008/744 K.)

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Dava, davacının, davalılardan A. Y. ve Y. F. Hazır Beton Petrol Ür. İnş. Taah Maden San. Tic. Ltd. Şti’ne ait hazır beton şantiyesi işyerinde 05.05.2009-29.09.2015 tarihleri arasında asgari ücretle ve kesintisiz geçen sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir Davacı, bu işyerinin şahıs işletmesi iken şirketleştiğini belirterek hizmetin A. Y. yanında başladığını, Y. F. Hazır Beton Petrol Ür. İnş Taah Maden San Tic. Ltd. Şti’nde devam ettiğini ve 29.09.2015 tarihinde iş akdinin feshedildiğini belirtmektedir Davacı vekili, 12.10 2016 dilekçesi ile davacının tespite konu dönemde davalı işyerinde kesintisiz çalışmasına rağmen bu dönemin bir kısmında davacının kendi isteğiyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olması nedeniyle talebini 05.05.2009-30.09.2009 ve 01.06.2011-29.09.20015 olarak açıklamıştır

Fer’i müdahil kurum vekili, cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Ankara 1. Mahkemesi olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalılar vekili, davacının davalı işyerinde çalışması ve şirket kayıtlarında buna dair belgesinin bulunmadığını, davacının belirtilen dönemlerde hatıra binaen küçük ölçekli yardımları olmuş olabileceğini, günübirlik işlerin bedelinin ödendiğini, davacının emekli olduğunu, davacının emekli olması nedeniyle maaşından SGDP kesintisi yapılmasının önüne geçmek için sigortalı gösterilmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, davanın kabulü ile davacı A. Y.’ın davalılar A. Y. ve Y.F. Hazır Beton Petrol Ür. İnş. Taah. Maden San. Tic Ltd. Şti’nde 05.05.2009-29.09.2009 tarihleri ve 01.06.2011-29.09.2015 tarihleri arasında geçen kesintisiz çalışma sürelerinin asgari ücretli sigortalı çalışma olarak tespitine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının Kurum kayıtları dışında bir çalışmasının bulunmadığını, davacının çalışma olgusunun kanıtlanamadığını, hak düşürücü süre itirazının dikkate alınmadığını, davanın bir kısmından feragat edilmesine rağmen feragat edilen kısımla ilgili olarak red kararı verilmeyerek davanın tümden kabulüne karar verilmesinin HMK. hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir

Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu dönemde herhangi bir çalışması olmadığını, tanık beyanlarının yanlı ve kasıtlı olduğunu, davacının hizmeti tespit edilirken davacının hangi işveren yanında ne süreyle çalıştığının belirlenmediğini, şirketin 2011 yılında kurulduğunu, davacının kısmen feragat etmesine rağmen avukatlık ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

GEREKÇE:

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86’ncı maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca girmek mümkündür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün ve 1999/21-510-527 E.K., 5.2.2003 gün ve 2003/21-35-64 E.K., 28.09.2011 gün ve 2011/21-511 E. 2011/566 K.sayılı kararları bu yöndedir.

Hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenim ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icabettiği Yargıtay’ın yerleşmiş içtihadı gereği olduğundan, hakimin özel bir duyarlılık göstererek delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir

Somut olayda, 01.04.1955 doğumlu davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin (SİGB) verilmediği, davalılara ait işyerinden Kuruma bildirilen hizmetin bulunmadığı, 11.07.2007-15.08.2007 tarihleri arasında dava dışı 44065.38.01 sicil sayılı işyerinde 36 gün 4/1-(a) bendi kapsamında çalışmasının bulunduğu, 01.06.2011 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, dosyada dönem bordrolarının bulunmadığı ancak 2011 yılının Mart ayından itibaren düzenlenen ücret ödeme belgelerinin bulunduğu, yapılan incelemede şirket anasözleşmesinin 17.03.2011 tarihli olmasına karşın ücret ödeme belgelerinde bazı çalışanların 2010 yılından itibaren çalıştığının yazıldığı ve böylece şirket öncesinde de işyerinin varolduğu ve bu sigortalıların şirketleşme sonrasında çalışmalarına devam ettikleri, işyerinin Fetullah Mah. Aktaş Mevkii Yahyalı/Kayseri adresinde bulunduğu ve hazır beton imalatı nedeniyle 22.09.2011 tarihinden itibaren kapsama alınarak 2.2370.01.01.1074972.038.10-93 sırasında tescilli olduğu, davacının adının şirket avukatının sunduğu ücret ödeme belgelerinde yeralmadığı, Y. Hazır Beton Petrol Ürünleri İnşaat Taahhüt Maden Sanayi Ticaret Limited şirketinin Fetullah Mah. Aktaş Mevkii Yahyalı/Kayseri adresinde 4 ortaklı olarak kurulduğu ve bir ortağında davalı A. Y. olduğu, anasözleşmenin 17.03.2011 tarihli olduğu, davalı A. Y’ın ferdi işletmesinin öz varlığını Yahyalı Hukuk Mahkemesinin 08.03.2011 gün ve 2016/6 D. İş sayılı dosyası ile tespit ettirerek ayni sermayeye olarak koyduğu anlaşılmaktadır.

Davacı çalışmalarının davalılardan A. Y. yanında başladığını, diğer davalı Y. Hazır Beton Petrol Ürünleri İnşaat Taahhüt Maden Sanayi Ticaret Limited Şti.’nde devam ettiğini iddia etmektedir. Davalı şirketin kuruluş tarihi (anasözleşme) 17.03.2011 tarihli olup bu tarihten önce davalı şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından, 17.03 2011 tarihinden önceki hizmetin gerçek kişi A. Y.(ve veya ortaklarının) yanında geçtiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, davalı A.Y adına tescilli işyeri olup olmadığı Kurumdan sorulmadığı gibi tanık R.Ç.’ün yeminli beyanında “şirketin ortakları N. S. ve A. S.’nun kendisinin dayısı olduklarını ve şirket kurulmadan önce yine ortak olduklarını” belirtmesine ve şirketin 4 ortaklı kurulmasına göre, 17.03.2011 tarihi öncesinde davacının çalıştığı işyerinin adi ortaklığa ait olup olmadığı noktasında herhangi bir inceleme ve araştırma da yapılmamıştır. Mahkemece, 17.03.2011 tarihinden önce işyerinin davacıya mı yoksa adi ortaklığa mı ait olduğunun belirlenmesi, işyerinin adi ortaklığa ait olması halinde ortakların tamamına husumet yöneltilmesi zorunlu olduğundan husumet eksikliğinin tamamlanması, davalı veya adi ortaklık adına işyeri tescili olup olmadığı sorularak var ise işyeri dosyası, dönem bordroları, ücret ödeme belgeleri, işçi özlük getirtilerek 05.05.2009-30.09.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden çalışma olgusunun tereddüde yer bırakmayacak biçimde araştırılması gerekirken eksik inceleme ve araştırıma sonucunda yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre, mahkemece her iki davalı yönünden hizmet süresi ayrılarak ve işyeri sicil numarası da yazılarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı biçimde uygulanmasında tereddüt yaratacak biçimde hüküm kurulması da doğru değildir.

Öte yandan, mahkemece çalışma olgusu araştırılırken, davacının 01.11.1985-10.07.2007 ve 30.09.2009-31.05.2011 arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu gözetilerek, davacının işyerindeki çalışmasının kesintisiz olup olmadığı değerlendirilerek hak düşürücü süre de irdelenmelidir.

Mahkemece, davacı vekilinin, 12.10.2016 tarihli dilekçesi ile “davacının tespite konu dönemde davalı işyerinde kesintisiz çalışmasına rağmen bu dönemin bir kısmında kendi isteğiyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olması nedeniyle talebini 05.05.2009-30.09.2009 ve 01.06.2011-29.00.20015 olarak” açıklaması gözetildiğinde, Anayasal sosyal güvenlik hakkından vazgeçmek mümkün olmadığından, davadan vazgeçilemeyeceğinin davacı vekiline bildirilmesi, feragat beyanının davayı geri alma veya davayı takipsiz bırakma niteliğinde olup olmadığının kendisine sorulmak suretiyle belirlenmesi, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde duruma göre belirtilen maddelerde öngörülen prosedürün işletilmesi gerekirken bu yönde herhangi bir karar verilmemesi de doğru değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2008 gün ve 2008/21-215 E 2008/222 K. ile 17.12.2008 gün ve 2008/10-735 E. 2008 744 K. sayılı kararları da bu yöndedir)

Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile, Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi (İş)’ne ait 27.10.2016 gün ve 2015/465 E. – 2016/322 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:

1- Davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile, Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi)’ne ait 27.10.2016 gün ve 2015/465 E. – 2016/322 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA.

2- Davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3- Davalı A. Y., F. Hazır Beton vekilince yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde davalı tarafa iadesine,

4- Feri müdahil Kurum harç giderinden muaf olduğundan bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

5- İstinaf yargılaması sırasında durulma açılmadığından, istinaf kanun yoluna başvuran taraflar yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,

6- Feri Müdahil SGK ve davalı F. Hazır Beton ve A. Y. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

7- HMK.27.maddesi uyarınca Dairemiz kararının mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24.01.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...