ELEKTRİK DİREK VE HATLARININ DÜZENLİ BİR ŞEKİLDE BAKIMININ YAPILMASI VE BAKIM SÜRESİNİN İKİ YILI GEÇMEMESİ GEREKTİĞİ – OLAY MAHALLİNDEN SORUMLU GÖREVLİLERİN TESPİT EDİLİP SORUŞMAYA BAŞLANMASININ HUKUKİ DURUMU ETKİLEYEMEYECEĞİ

T.C YARGITAY
12.Ceza Dairesi
Esas: 2015 / 14734
Karar: 2016 / 39
Karar Tarihi: 11.01.2016

ÖZET: Elektrik Kuvvetli Akım Tesis Yönetmeliği’nde elektrik direk ve hatlarının düzenli bir şekilde bakımının yapılması ve bakım süresinin 2 yılı geçmemesi gerektiği halde olay mahallinde yer alan arızaya konu elektrik nakil hattının yaklaşık 3 yıldır bakım ve onarımının yapılmadığının anlaşılmasının, şirket bünyesinde, olay mahallinden sorumlu görevlilerin tespit edilip, bu görevliler hakkında soruşturmaya başlanarak sorumluların hukuki durumlarının değerlendirilmesinin gerekmesinin itiraza konu şüphelilerin hukuki durumunu etkilemeyeceği anlaşılmakla kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

(5271 S. K. m. 309)

Dava ve Karar: Taksirle öldürme suçundan yapılan soruşturma sonucunda Divriği Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/06/2014 tarihli ve 2012/606 soruşturma, 2014/191 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sivas Sulh hakimliğince verilen 18/09/2014 tarihli ve 2014/595 değişik iş sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre; Dosyada mevcut 12.02.2013 tarihli elektrik mühendisi bilirkişi raporunda elektrik işletmesinin sorumluluğunun bulunduğunun belirtildiği, 3 kişilik iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 19.04.2014 tarihli rapor ile işletmenin hizmet kusurunun bulunduğunun, bu kusurun çalışanlara indirgenemeyeceğinin belirtildiği, dinlenen tanık beyanlarında, yaklaşık 3 yıldır olayın meydana gelmesine sebep elektrik direğinin eğik konumda durduğunun ve olay mahallindeki elektrik tellerine yönelik herhangi bir bakım onarım çalışmasının yapılmadığını beyan etmeleri karşısında; anılan raporlarda elektrik dağıtım şirketinin hizmet kusurunun olduğu kabul edilmekle birlikte şirket çalışanlarının kusurunun bulunmadığının kabulünün hukuk kurallarına aykırı olduğu, söz konusu şüpheliler hakkında kusur durumlarının değerlendirilmesinin mahkemece yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.07.2015 gün ve 94660652-105-58-6229-2015-15457/50227 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2015 gün ve 2015/278365 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Ölenin, çobanlık yaptığı olay mahallinden geçen elektrik nakil hattının etki alanına girmesi sonucu elektrik akımına kapılarak, elektrik çarpmasına bağlı olarak öldüğü olayda; tanıkların beyanlarında, olay mahallinde bulunan enerji nakil hattının uzun zamandır bakım ve onarımının yapılmadığını, ölenin bulunduğu yerin üzerinden geçen elektrik tellerinin bağlı olduğu direğin yaklaşık 3 yıldır yere yakın bir şekilde eğik durduğunu, olay mahalline yaklaştıklarında elektrik akımının kendilerini de etkilediğini beyan ettikleri, Çamlıbel Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin 20.12.2012 tarihli yazısıyla olay bölgesinde bulunan elektrik nakil hattının bakım ve onarımından sorumlu kişilerin ilçe işletme başmühendisi sıfatıyla şüpheli İ.. A.. ve koordinatör mühendis sıfatıyla şüpheli L.. Ö.. olduğunun belirtildiği, şüpheli İ.. A..’nun beyanında, olay tarihinden 1 ay önce Çamlıbel Elektrik Dağıtım Anonim Şirket’inde başmühendis olarak işe başladığını, görevinin, alt ekip ve mühendisler arasındaki koordinasyonu sağlamak ve denetlemek olduğunu, enerji nakil hatlarının bakım ve onarımlarının taşeron şirket Çamlı Anonim Şirket’i tarafından yapıldığını, anılan şirketin koordinatör mühendisinin L.. Ö.. olduğunun, çalıştığı şirketin özelleştirme tarihi olan 01.10.2010 tarihinden bu yana faaliyet gösterdiğini ve olay mahallindeki enerji hatlarının bakımının yapılmadığını beyan ettiği, şüpheli L.. Ö..’ün beyanında, 21.07.2012 tarihinde işe girdiğini ve 10.08.2012 tarihinde Divriği İlçesi’nin içinde olduğu bölgede ÇEDAŞ bölge mühendisi olarak görevine devam ettiğini, olay bölgesindeki elektrik tellerinin sarkmasının doğal afetler sonucu gerçekleştiğini, 3 ay önce bölgenin kontrol edildiğini herhangi bir arızaya rastlanılmadığını, olay mahalline ilişkin bakım programı olduğunu ve bu programın uygulanmakta olduğunu beyan ettiği, elektrik mühendisi bilirkişi tarafından 12.02.2013 tarihinde düzenlenen raporda; Elektrik Kuvvetli Akım Tesis Yönetmeliği gereğince elektrik direk ve hatlarının düzenli bir şekilde bakımının yapılması ve bakım süresinin 2 yılı geçmemesi gerektiğinin ayrıca hava hattı iletkenlerinin üzerinden geçtikleri çayır, otlak, tarla ve benzeri yerlerde en küçük düşey uzaklık 36 kv ta 6 metre olması ve zorunlu hallerde bu mesafenin yarısı oranına indirilebileceğinin, olay yerindeki direğin eğilmesiyle toprakla iletken arasında 1.95 metre mesafe olduğunun bu haliyle elektrik işletmesinin kusurunun bulunduğunun belirtildiği, Çamlıbel Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’ne ait bakım yönetmeliğinin ilçe baş mühendisinin diğer görevleri bölümünün (ğ) maddesinde ”ilçe işletme müdürlüğünün -başmühendisliği- şefliği sınırları içerisinde elektrik tesislerini işletmek, bakım ve onarımını yapmak, muhafazasını sağlamak” olduğu belirtilmiş ise de, işe yeni başlayan ve arızadan haberdar olmayan şüpheliler hakkında Divriği Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/06/2014 tarihli ve 2012/606 soruşturma, 2014/191 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Sivas Sulh Ceza Hakimliğince verilen 18/09/2014 tarihli ve 2014/595 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik görülmemiş,

Elektrik Kuvvetli Akım Tesis Yönetmeliği’nde elektrik direk ve hatlarının düzenli bir şekilde bakımının yapılması ve bakım süresinin 2 yılı geçmemesi gerektiği halde olay mahallinde yer alan arızaya konu elektrik nakil hattının yaklaşık 3 yıldır bakım ve onarımının yapılmadığının anlaşılmasının, şirket bünyesinde, olay mahallinden sorumlu görevlilerin tespit edilip, bu görevliler hakkında soruşturmaya başlanarak sorumluların hukuki durumlarının değerlendirilmesinin gerekmesinin itiraza konu şüphelilerin hukuki durumunu etkilemeyeceği anlaşılmakla,

Adalet Bakanlığı’nın, Sivas Sulh Ceza Hakimliğince verilen 18/09/2014 tarihli ve 2014/595 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca reddine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11/01/2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...