TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU

HÜKMÜN GEREKÇEYİ İHTİVA ETMEMESİNİN HUKUKA KESİN AYKIRILIK HALİNİ OLUŞTURDUĞU – HÜKMÜN İÇERİĞİNİN AYRINTILI OLARAK GÖSTERİLMEMESİ SURETİYLE AYRINTISIZ HÜKÜM TESİSİ – HÜKMÜN BOZULMASI

T.C YARGITAY
12.Ceza Dairesi
Esas: 2017 / 583
Karar: 2017 / 2559
Karar Tarihi: 29.03.2017

ÖZET: Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. İncelenen dosya kapsamına göre; somut olayda, hükmün içeriğinin ayrıntılı olarak gösterilmemesi suretiyle ayrıntısız hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.

(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 223, 289, 307) (1412 S. K. m. 308)

Dava ve Karar: Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/11/2015 tarih, 2015/737 – 2015/1054 sayılı direnme kararı, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK’nın 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından, direnme hükmünün incelenmesi için Dairemize gönderilmekle; yeniden incelenerek gereği düşünüldü:

Dairemizin bozma kararı üzerine her ne kadar mahkemesince direnme kararı verildiği belirtilmiş ise de, direnme kararında bozmadan önce verilen hükümden farklı olarak hükmün içeriğinin açıkça gösterilmediği, hüküm kısmında sadece Dairemizin bozma ilamına karşı direnme kararının verildiğinin belirtilmesi karşısında, mahkemece şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi incelemeye konu hükmün yeni bir hüküm olduğu değerlendirilerek,

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Ceza Muhakemesi Kanununun 230/2. maddesinde aynı Kanunun 223. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının delilleri ile birlikte gösterilmesi gerektiği, 232/6. maddesinde ise mahkeme tarafından verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. İncelenen dosya kapsamına göre; somut olayda, hükmün içeriğinin ayrıntılı olarak gösterilmemesi suretiyle ayrıntısız hüküm tesisi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...