Sahte Çek Kullanmak Suretiyle Dolandırıcılık

0
22

Sahte Çek Kullanmak Suretiyle Dolandırıcılık

YARGITAY 15. Ceza Dairesi
Esas: 2011/67228
Karar: 2013/10761
SAHTE ÇEK KULLANILMAK SURETİYLE DOLANDIRICILIK SUÇU
NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇUNUN UNSURLARI
AYNI OLAYDA İKİ AYRI ÇEK KULLANILMASI NEDENİYLE ZİNCİRLEME SUÇ
ÇEKLERİN İĞFAL (ALDATMA) KABİLİYETİ BULUNUP BULUNMADIĞI
EKSİK İNCELEME NEDENİYLE BERAAT KARARININ BOZULMASI GEREKTİĞİ
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek 27.06.2007 tarihinde müştekilere ait firmayı telefonla arayarak sanıklardan U…’ın kendisini Ömer ismiyle tanıttığını, müştekilerin firmasına 7.840 TL tutarında … marka su yalıtım malzemesini satın aldıkları, müştekilere bu satış karşılığında … Bankası …şubesine ait çalıntı çeki sanıklardan Y…’in kendi el yazısı ile sahte olarak 7840 TL bedelle doldurup müşteki firmaya verdiği, aynı sanıkların 06.07.2007 tarih tekrar müştekileri arayarak 11.100 TL değerinde mal sipariş ettikleri, müştekilerin durumu kolluk kuvvetlerine bildirmesi üzerine sanıkların yakalanması çalışmalarına başlandığı, sipariş veren Ömer isimli kişinin sonradan yapılan yakalama sırasında cebinden çıkan 0 5.. nolu telefona göre U… olduğunun anlaşıldığı, yine kendisini müştekilere Ömer isimli şahsın çalışanı A… olarak tanıtıp, …ilçesinde çalınan … Bankası …Şubesine ait çeki müştekilere verilmek üzere hazırlayan kişinin sanık Y… olduğunun tespit edildiği, sanıkların böylece üzerlerine atılı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
A-Sanık Y… hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
1-Sanığın aynı mağdura yönelik kısa aralıklarla sahte iki çek vererek karşılığında mal alma eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi gereğince “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi”halinde teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden müsnet suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçuna konu teşkil eden çeklerin asıllarının incelenerek iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti, yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu çeklerin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilip ,iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinden sonra, sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi,
3-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması karşısında; tespit olunacak temel gün,suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Mağdurun zararının kovuşturma başlamadan giderilmesi nedeniyle sanık hakkında TCK 168/1. maddesi uyarınca indirim miktarının TCK.nun 168/2.maddesinde yazılı 1/2 oranından fazla olması gerektiğinin gözetilmeyerek, yazılı şekilde TCK.nun 168/2 maddesinde belirtilen oranda indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
5-5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fırasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre,
5237 sayılı TCK’nın 35.maddesinde verilecek cezanın 1/4 ünden 3/4 üne kadar indirim öngörülmüş olmasına göre,yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden 1/3 oranında indirim yapılması,
B-Sanık U… hakkında verilen beraat kararlarına karşı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yakalandığında üzerinde ele geçen 05… nolu telefon ile tanık L…’nın 06.07.2007 tarihli beyanında bildirdiği şirkete ait olan 02… nolu telefonu arayan ve isminin Ömer olduğunu söyleyen şahısın vermiş olduğu mal siparişi için düzenlenen sipariş teyit formunun onaylanması için verdiği 02… ve 02… nolu fax numarası ile irtibat numarası olarak verdiği 02… numaralı sabit hat ile 05… numaralı GSM hat numarasının suç tarihlerini kapsayacak şekilde arama dökümanlarının getirtilerek, kim adına kayıtlı olduklarının tespiti ile bu şahısların da dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık Y… müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here