MÜDAHALENİN MENİ VE TESCİL DAVASI

MAHKEMECE UYULAN BOZMA KARARI GEREĞİNCE İŞLEM YAPILARAK HÜKÜM KURULDUĞU – YERİNDE GÖRÜLMEYEN TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİYLE USUL VE KANUNA UYGUN OLAN HÜKMÜN ONANMASI GEREĞİ

T.C YARGITAY
20.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 11587
Karar: 2017 / 1484
Karar Tarihi: 23.02.2017

ÖZET: Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekir.

(3402 S. K. m. 4, 5, 11, 27)
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili asliye hukuk mahkemesine verdiği 05/05/2008 havale tarihli dava dilekçesinde; … İl İdare Kurulunca verilen 14/04/2008 tarih 2008/1 sayılı karar ile 3091 sayılı Kanun gereği …, merkez, … köyü, … (…) mevkiinde bulunan müvekkillerine ait taşınmazlardan men’ine karar verildiği, verilen men kararının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların müvekkillerine ait olduğunu ileri sürerek, davalıların dava konusu taşınmazlara yapmış olduğu müdahalenin men’ine ve taşınmazların müvekkilleri adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Yörede kadastro çalışmaları başladığından davaya konu taşınmazların …, merkez, … köyü … ada …, … ve … parsel sayılı taşınmazlar olduğu belirlenmiştir. Asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların kadastro tutanaklarının malik haneleri açık bırakılması gerekirken, malikler belirtilerek tesbitleri yapılmış, mahkemece davalı olarak tutanak asılları dosyaya getirtildikten sonra, davanın kabulü ile … köyü … ada …, … ada … parsel numaralı taşınmazların kadastro tesbitinin iptali ile tarla niteliğinde 1/2’er hisseyle davacılar adlarına, … ada … parsel numaralı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile (A1) harfiyle gösterilen sarı renkle boyalı 217,54 m2 yüzölçümündeki yerin, (A2) harfiyle gösterilen yeşil renkle boyalı 164,63 m2 yüölçümündeki yerin, (S1) harfiyle gösterilen kahverengi renkle boyalı 1404,94 m2 yüzölçümündeki yerin zincirleme bir şekilde … merkez … köyü … ada son parsel numarası verilerek tarla niteliğinde 1/2’er hisseyle davacılar adlarına, … ada … parsel sayılı taşınmazdan Fen Bilirkişileri … ve …’e ait 14/05/2013 tarihli rapor eki “kroki 2” isimli krokide (A1), (A2) ve (S1) harfiyle gösterilen yer çıktığında bakiye kalan 24043,80 m2 yüzölçümündeki yerin … merkez … köyü … ada … sayılı parsel numarası verilerek ham toprak niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından … ada … ve … sayılı parseller ile … ada … sayılı parselin (A1), (A2) ve (S1) bölümlerine yönelik olarak temyiz edilmiş, Dairemizin 23.01.2014 tarih ve 2013/9276 Esas, 2014/1042 Karar sayılı ilamı ile “…3402 sayılı Kanunun 27. maddesinin 3. fıkrasında “Kadastro hâkimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilânını yaptırır. İlân süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların kadastro tutanakları, 3402 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince kadastro mahkemesine devredildiğine göre, taşınmaz üzerinde hak sahibi olabilecek başkaca kişilerin davaya katılmasına imkan verilmesi gereği de gözönünde bulundurularak, yargılamaya 3402 sayılı Kanunun 27/3. maddesi gereğince askı ilânları yapılmak suretiyle devam edilmesi gerekirken bu husus yerine getirilmeden hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Bundan ayrı, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; davacıların dayanağı … Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/12/1987 tarih 1987/195 Esas – 1987/991 Karar sayılı dosyasında davacılar … ve … adına, … Mevkiinde Doğusu ve Kuzeyi: …, … ve …, Batısı: orman, Güneyi: …-… şosesi olan 3634 m2’lik taşınmaz tarla niteliği ile tescil edilmiş daha sonra dosyamız davacılarına satış yoluyla intikal etmiştir. Mahkemece tapu kaydının tescil krokisi zemine uygulandığında, dava dışı … ada … parsel ile birlikte, dava konusu … ada … parsel ile … ada … parsel sayılı taşınmazın (A1) ve (A2) bölümlerini kapsadığı belirlenmiştir. Bu durumda tapu kaydının batı hududu orman okuduğuna göre, tescil davasında da bu kısım orman olarak göründüğü gözönüne alındığında, orman bilirkişi raporunda … ada … sayılı parselin eski ve yeni tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında açıklık alanda kaldığı belirtilmesine karşın o tarihlerde taşınmazın ekonomik amaca uygun olarak tarımsal amaçlı kullanılıp kullanılmadığı açıklanmamış, taşınmaz üzerinde keşif tarihi itibariyle 12 yaşlarında kavak ağaçları bulunduğu bildirilmesine rağmen ziraat bilirkişi raporunda taşınmazda imar-ihyanın ne zaman başlayıp ne zaman tamamlandığı taşınmazın ne kadar süredir tarım arazisi olarak kullanıldığı hususu açıklanmamış, bu parseldeki imar-ihya ve zilyetliğe ilişkin yerel bilirkişi ve tanık beyanları da soyut içerikli ve yetersizdir. Yine davacılar adına tesciline karar verilen … ada … parselin (S1) ile gösterilen 1404,94 m2’lik kısmının davacıların dayandığı 21/05/1995 ile 19/09/2004 tarihli satış senetleri kapsamında kaldığı, imar – ihya ve zilyetlik koşullarının davacılar yararına oluştuğu belirlenmiş ise de bu bölüm yönünden de yapılan araştırma imar-ihya ve zilyetlik koşullarının davacılar yararına oluşup oluşmadığını belirleme noktasında yetersizdir. Yine taşınmazların sınırında dere bulunduğu belirtilmesine rağmen, jeolog bilirkişiden rapor alınarak taşınmazın dere yatağı içerisinde olup olmadığı belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz…” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Bozmaya uyulmasının ardından … ili merkez ilçesi … köyü … çayı mevkii … ada … parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile (A1) ile gösterilen 217,46 m2 yüzölçümlü kısmın ve (A2) ile gösterilen 164,81 m2 yüzölçümlü kısmın tarla vasfıyla 1/2’er hisseyle davacılar adlarına tespit ve tapuya tesciline, (A1 ve A2) ile gösterilen kısımlar düşüldükten sonra geriye kalan 25.448,64 m2 yüzölçümlü kısmın aynı ada ve parsel numarası altında ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, … ili merkez ilçesi … köyü … çayı mevki … ada .. parsel sayılı taşınmazın arsa vasfıyla 1/2’er hisseyle davacılar adlarına tespit ve tapuya tesciline, … ili merkez ilçesi … köyü … çayı mevki … ada … parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince reddedilen … ada … parsel ile … ada … parselin (S1) ile gösterilen kısmına ve davalı Hazine vekilince de kabul edilen … ada … parselin (A1) ve (A2) ile gösterilen kısmına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava, Kadastro Kanununun 27. maddesi gereğince genel mahkemeden kadastro mahkemesine aktarılan müdahalenin önlenmesi davasıdır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat