SAHTE OLDUĞU SABİT OLAN SÜRÜCÜ BELGELERİNİN DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASI GEREĞİ – YENİDEN YARGILAMA YAPILMASINI GEREKTİRMEDİĞİNDEN HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANDIĞI

T.C YARGITAY
21.Ceza Dairesi
Esas: 2015 / 13215
Karar: 2016 / 59
Karar Tarihi: 12.01.2016

ÖZET: Adli emanetin …. nosunda kayıtlı bulunan sahteliği dosya içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ile belirlenen 450 adet sürücü belgesi sertifikalarına dayanılarak ilgili emniyet müdürlüğü tarafından verilen ve bu nedenle sahte olduğu sabit olan sürücü belgelerinin dosyada delil olarak saklanması yerine, “Gereğinin takdir ve ifası için Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği’ne iadesine” karar verilmesi yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek onanmıştır.

(7201 S. K. m. 11) (1412 S. K. m. 310, 317, 322) (5320 S. K. m. 8)

Dava ve Karar: Sanık .. .. müdafinin yüzüne karşı verilen 19.03.2015 günlü hükme yönelik 24.03.2015 havale tarihli dilekçe ile süresinde temyiz talebinde bulunduğu, 17.04.2015 havale tarihli dilekçe ile ise temyiz isteminden feragat ettiği, dosya içerisinde yer alan 13.06.2005 tarihli vekaletnamede temyizden feragat yetkisinin mevcut olduğu anlaşıldığından, sanıklar …., …, .. .., .. .., .. .., …., .. .. ve…. haklarında kurulan hükümlere hasren yapılan incelemede;
I-Sanıklar .. .., .. .., .. .., .. .. ve .. .. hakkında verilen, “zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi” hükümlerine yönelik; sanık .. .. hakkında verilen hükme yönelik, temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Tebligat Kanunu’nun “vekile ve kanuni mümessile tebligat” konu başlıklı 11. maddesi’ne göre: “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.”

Bu itibarla hükmün 08.04.2015 günü sanık müdafii Av. .. ..’a usulüne uygun şekilde tebliğ olunduğunun anlaşılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde gösterilen bir haftalık süre içerisinde temyiz edilmediğinin belirlenmesine, yasal gereği olmaksızın sonradan sanığın diğer müdafilerine 13.04.2015 ve 08.05.2015 tarihlerinde yapılan tebligatın yeni bir hak kazandırmasının mümkün bulunmamasına göre, sanık M.. B.. müdafinin yasal süresi geçtikten sonra 12.05.2015 tarihli zamanaşımının gerçekleşmesi halinde, devletin yargılama hakkı sona erdiğinden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2004 gün 143-175 ve 05.05.2009 gün ve 11-5 sayılı kararlarında açıklandığı üzere mahkemece, resen ve diğer iddialardan önce davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden sanıklar hakkında açılan kamu davası neticesinde mahkemece zamanaşımı nedeniyle düşürülme kararına karşı adı geçen sanıklar M.. E.., Gidehan Şimşek, .. .., .. .. ve .. .. müdafilerinin temyizinde hukuki yararları bulunmadığından vaki temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun Yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II-Sanıklar .. .., .. .., .. .., .. .., .. .. ve .. .. hakkında verilen, “emanet eşyaya ilişkin” hükümlere yönelik, müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sonuç: Adli emanetin 2004/2301-9085-8466-7768 nosunda kayıtlı bulunan, sahteliği dosya içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ile belirlenen 450 adet sürücü belgesi sertifikalarına dayanılarak ilgili emniyet müdürlüğü tarafından verilen ve bu nedenle sahte olduğu sabit olan sürücü belgelerinin dosyada delil olarak saklanması yerine, “Gereğinin takdir ve ifası için Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği’ne iadesine” karar verilmesi yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, hüküm fıkrasının emanet eşyası ile ilgili (5) numaralı bölümünün 5., 6., 12. ve 13. paragraflarında yer alan “sürücü belgelerinin gereğinin takdir ve ifası için …. İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği’ne iadesine” ibarelerin karardan çıkarılarak yerine “sahte sürücü belgelerinin dosyada delil olarak saklanmasına”, denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 12.01.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...