Markanın Kısmen İptali Davası

MARKANIN KISMEN İPTALİ DAVASI

MARKANIN PAZAR YARATICI OLARAK MARKASAL BİR KULLANIMININ BULUNMADIĞI – İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

İzmir BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 44
Karar: 2017 / 59
Karar Tarihi: 30.01.2017

ÖZET: Davacı taraf, davalı adına tescilli “ASMİRA” ibareli markanın 37. sınıfta “İnşaat hizmetleri” sınıfında tescilli olduğu, 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinde, markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde markanın iptal edileceğinin düzenlendiği, somut olayda “ASMİRA” markasının davalı adına tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde “inşaat hizmetleri, inşaat araç gereçlerinin, iş makinelerinin kiralanması hizmetleri” alanında 556 sayılı KHK’nin tanım ve amacına uygun biçimde pazar yaratıcı olarak markasal bir kullanımının bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.

(556 S. KHK. m. 14)

İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.11.2016 tarih 2016/32 E. 2016/157 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2006 yılında kurulup, 2007 yılında fiilen inşaat işlerine başladığım, 2009 yılında markalaşmanın önemini anlayarak tescil için TPE’ye başvurduğunda davalının “ASMİRA” ibaresini kendi adlarına inşaat sınıfı da dahil olmak üzere tescil ettirmiş olduğunu öğrendiklerini, ancak davalı şirketin yapılan tüm araştırmalara rağmen “ASMİRA” markasını tescil ettirdiği inşaat sınıfında bugüne kadar kullandığına dair bir delile ulaşamadıklarını ileri sürerek, davalı şirket adına tescilli “ASMİRA” markasının beş seneyi aşkın süredir kullanılmadığı “inşaat” sınıfında 556 Sayılı KHK’nun 14.maddesi gereğince kısmen iptali ile sicilden terkinine ve anılan markanın müvekkili şirket adına inşaat sınıfında kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin “ASMİRA” markasını 37. Sınıfta yer alan mal grupları bakımından ayırt edici karakteri değiştirilmeden 556 sayılı KHK’nın 14. Maddesine uygun şekilde kullandığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı firma adına kayıtlı “ASMİRA” ibareli markanın 4., 36, 37 ve 39. sınıflarda kayıtlı olduğu, 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren markanın kayıtlı olduğu emtiada 5 yıl süre ile kullanılmamış olması veya 5 yıl kullanıma ara verilmiş olması nedeniyle iptal edilebileceği, ispat yükünün marka sahibi davalıya ait olmasına rağmen davalı tarafça davaya konu kullanımına ilişkin 2011 ve 2016 yılı ticari defter ve kayıtlarında düzenlenmiş sözleşmeler kapsamında davalı şirketin işveren yüklenici sıfatıyla davrandığı belirtilmiş ise de anılan iki sözleşmenin davalının inşaat işlerinde marka kullandığını göstermeye yetmeyeceği, ciddi bir kullanım sayılmayacağı, markanın pazar yaratıcı kullanımı halinde bir kullanımdan söz edilebileceği, iki adet inşaatın kendi şirketlerinin ihtiyacı için yapılması, benzin satış istasyonu inşaatı yapımı ve akaryakıt istasyonu tesisat binası tadilat işlerinin davalının markasal inşaat faaliyeti mahiyeti taşımadığı, kullanılmayan markanın kullanmak isteyen rekabet edenler açısından rekabeti önleyici biçimde marka sicilinde kayıtlı kalmasının hukuku aykırı olduğu, bu durumda davalının markayı anılan sınıfta kullandığını kanıtlayamadığı, dava tarihinden geriye doğru 5 yılın dolarak iptal şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davımın kabulü ile davalı adına kayıtlı 2009/53966 nolu “ASMİRA” ibareli markanın tescilli olduğu hizmetler arasında yer alan “inşaat hizmetleri, inşaat araç gereçlerinin, iş makinelerinin kiralanması hizmetleri” bakımından 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi uyarınca kısmen iptal edilmesine, davacının marka başvurusunun kendi adına tesciline karar verilmesi isteminin idari bir işlem olduğundan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; 2013 ve 2016 yıllarında müvekkili şirketin yüklenici sıfatıyla sözleşme yapmak suretiyle markayı inşaat sektöründe kullandığını, markanın tescilli olduğu 37. Sınıfın sadece inşaat sektörünü değil bir çok alanda faaliyet gösterdiğini, davalı firmanın 1966 yılında kurulan As-Yakıt ve As-Mira markalarını kullanarak Bunkering (Deniz, araçlarına yakıt ve yağ ikmali anlamına gelmektedir.) alanında faaliyet gösterdiğini, ülke çapında tanınmış bir marka olduğunu, üstelik TPE nezdinde tanınmışlar da dahil olmak üzere ASMİRA ibareli markalar olmak üzere 12 adet tescilli markasının bulunduğunu, davalının zarar gören kişi olmadığını, davalı şirketin 5 yıl içerisinde 37. sınıfta yer alan inşaat sektöründe faaliyet göstermiş olmasına rağmen markanın iptaline karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürerek, mahkemece verilen kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE: Dava; davalı adına kayıtlı “ASMİRA” ibareli markanın 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi gereği 37. sınıftaki hizmetler yönünden 5 yıl süreyle kullanılmaması nedeniyle kısmen iptali istemine ilişkindir.

Davacı taraf, davalı adına tescilli “ASMİRA” ibareli markanın 37. sınıfta “İnşaat hizmetleri” sınıfında tescilli olduğu, 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinde, markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde markanın iptal edileceğinin düzenlendiği, somut olayda “ASMİRA” markasının davalı adına tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde “inşaat hizmetleri, inşaat araç gereçlerinin, iş makinelerinin kiralanması hizmetleri” alanında 556 sayılı KHK’nin tanım ve amacına uygun biçimde pazar yaratıcı olarak markasal bir kullanımının bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.

İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yününden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- İstinaf karar harcı olan 31,40 TL den peşin alınan 29,20 TL nin mahsubu ile kalan 2,20 TL. nin davalıdan tahsiline,

3- İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren 1 ay içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.01.2017

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

2017-06-26T15:00:33+00:00 26 Haziran 2017|

Leave A Comment

SEO