Kira Sözleşmesi Bitmeden Nasıl Çıkabilirim?

YARGITAY 6. Hukuk Dairesi
Esas:2011/15289
Karar:2012/3446

KİRALANANIN ERKEN TAHLİYESİ
FESİH İHBARI

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan itirazın iptali davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, ödenmeyen kira ve ortak giderlerin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1.004 TL kira alacağı ve 310 TL apartman aidat gideri olarak 1.314 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin ve icra tazminatları istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili davalı kiracı K… Üniversitesi’nin 15.08.2007 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı yerin kira sözleşmesini 20.10.2009 tarihli feshi ihbar ile haklı gerekçeye dayanmaksızın feshettiğini, feshi ihbarın sözleşmeye uygun yapılmadığını, davalının 2009 yılı Kasım ayına ait apartman aidat borçlarını ve 2009 Aralık ayı kira borcunu ödemediğini, İstanbul Dokuzuncu İcra Müdürlüğü’nün 2010/13434 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takip tarihine kadar davalının ödemediği 1.626 TL aidat borçları davacılar tarafından ödendiğini, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin 7. maddesinde “kiracı herhangi bir aya ait kira bedelini süresi içinde yatırmadığı takdirde diğer aylara ait tüm kira alacakları muaccel hale gelir.” hükmü bulunduğunu, davalının sözleşmenin bitimi 15.08.2010 tarihine kadar tüm kira bedellerini ödemekle yükümlü olduğunu bildirerek itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatı verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında imzalan 15.08.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 6. maddesinde “anlaşma sağlanamadığı takdirde 2 ay önceden yazılı bildirimde bulunarak sözleşme tek taraflı olarak feshedilebilir.” hükmü düzenlendiğini, davalının bu hükme dayanarak süresi içinde fesih ihbarında bulunduğunu, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davacıların kira sözleşmesinin sonuna kadar kira bedellerini talep edemeyeceklerini, davalının fesih beyanının hukuka uygun ve geçerli olduğunu bildirerek haksız açılan davanın reddini savunmuştur.

Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 15.08.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 6. maddesinde kiracı ve kiralayan arasında bir yıl sonunda anlaşma sağlanmadığı takdirde iki ay önceden yazılı bildirimde bulunarak sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilebileceği kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren bir yıl geçtiğine göre kiracıya iki ay önceden yazılı bildirimde bulunmak koşuluyla kiralananı tahliye etme hak ve yetkisinin tanındığının kabulü gerekir. Bu durumda kiralananın tahliye edileceğinin belirtildiği tarih ile feshi ihbarın tebliğ tarihi arasında en az iki aylık sürenin bulunması zorunludur. Davalı kiracı davacıya gönderdiği 20.10.2009 keşide 27.10.2009 tebliğ tarihli feshi ihbarında kiralananı 19.11.2009 tarihinde tahliye edeceğini bildirmiştir. Feshi ihbarın tebliğ tarihi ve tahliye tarihi arasında en az iki aylık süre bulunmadığından feshi ihbarın sözleşmeye uygun yapılmadığı mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece feshi ihbarın tebliğ tarihine iki aylık süre eklenerek davacının erken tahliye nedeniyle uğradığı zarar tazmin edilmiş ise de bu yolla ulaşılan tarihin benimsenmesi için kiralananın fiilen boşaltılmış ve anahtarlarının kiralayana yasal şekilde teslim edilmiş olması gerekir. Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında olduğu kabul edilmelidir. Kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürdüğü tarihte hukuken sona erdirildiği kanıtlama yükü kendisine ait olan kiracı anahtar teslimi hukuki bir olgu olduğundan bu olguyu yasal delillerle kanıtlayabilir.

Kiralananın yukarıda açıklandığı şekilde yöntemine uygun biçimde hangi tarihte tahliye edildiği belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu husus gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat