Kayyım Atanması İstemi

KAYYIM ATANMASI İSTEMİ

MAL VARLIĞI VE TASARRUFLARI İLE İLGİLİ DENETİME ELVERİŞLİ RAPOR ALINDIKTAN SONRA ORTAYA ÇIKACAK DURUMA GÖRE SAĞLIK RAPORU ALINMASININ GEREKLİ OLUP OLMADIĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ – DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİ

İzmir BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 47
Karar: 2016 / 62
Karar Tarihi: 28.11.2016

ÖZET: Tanık ile ilgili usulü işlemler yapılıp, mal varlığı ve tasarrufları ile ilgili denetime elverişli rapor alındıktan sonra ortaya çıkacak duruma göre, sağlık raporu alınmasının da gerekli olup olmadığının değerlendirilerek hüküm kurulması gerekir. Açıklanan nedenle, deliller toplanıp, değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeniyle HMK.nun maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

(4721 S. K. m. 94, 240, 353, 406, 413, 429)

Davacı vekili Av. D. S. tarafından yapılan 29.09.2016 tarihli istinaf başvurusu incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 12/02/2016 havale tarihli dilekçesi ile; kısıtlı adayı M. C.’ün müvekkilinin babası olduğunu, kısıtlı adayının fiil ehliyetine halel getirmeksizin malvarlığının yönetimi için kendisine yönetim kayyımı atanmasını, kısıtlı adayının özellikle taşınmazlarını satışa çıkardığını, agresif ruh hali nedeniyle kendisinden beklenen özeni gösteremeyerek malvarlığı ile ilgili geri dönüşü olmayan hatalı adımlar attığını bu nedenlerle M. C.’e TMK 429 uyarınca yasal danışman atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davalının kendi kararlarını verebilecek yatırımlarını düzenleyebilecek gereken konularda kendisine temsilci atamakta ve işlerini bu biçimde yürütebilecek konumda olduğu herhangi bir fiziksel ve ruhsal rahatsızlığının olmadığı iddiaların yersiz olduğu dava dilekçesinde sadece satılan taşınmazlardan bahsedildiği, ancak yapılan yatırımlarla ilgili bir anlatımda bulunmadığı, davacı tarafın iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı tarafın iddiaları kabul edilmeyerek açılan davanın reddine, karar verilmiştir. Davacı tarafça, mahkeme tarafından verilen kararın dinlenmesinden vazgeçmedikleri tanıklarının dinlenmediğini, ilgili hakkında sağlık raporu alınması taleplerinin dikkate alınmadığı, yasal danışman atanması ihtiyaç olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava dilekçesinde; TMK’nun 406. maddesi uyarınca mal varlığının “kötü yönetimi” hukuksal nedenine dayanılarak kısıtlama ve mal varlığının yönetimi için TMK 429. maddesi gereğince yasal danışman atanması isteminde bulunmuştur.

Vesayet; vesayet altında bulunmayan küçükler ile çeşitli sebeplerden dolayı şahıslarını ve mallarım yönetmekten aciz bulunan ergin kişilerin koruma amacına hizmet eden müessesedir. Mal varlığının kötü yönetimi ise, farkında olmadan ve yararını düşünmeden mal varlığını tehlikeye düşürecek şekilde hareket etmeyi ifade eder. TMK’nın 406.maddesi uyarınca davacının, davalının kısıtlanması talebinde bulunduğu açıktır. TMK’nın 409/1, 413 vd. maddeleri doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması gerekir. Dosyaya davalının mal varlığına ilişkin tapu kayıtları ve banka kayıtları getirtilmiştir. Ancak, davalının tasarruflarının kendisi veya ailesinin darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp-açmadığı dairemiz denetimine imkan verecek şekilde belirlenip tespit edilememiştir. Vesayet makamınca elden çıkartılan mal varlığı değerleri ile kalan mal varlığı değerlerinin gerçek değerlerini tespit etmek, gerektiğinde uzman bilirkişi ve bilirkişi kurulundan taraf ve yargı denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre TMK’nın 406.maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti gerekir.

Davacı tanığı, H. Ö. dinlenilmeden karar verilmiştir. Davacı vekilinin mahkemeye verdiği tanık listesinde tanık H. Ö.’in adresi gösterilmemiştir. Mahkeme tarafından davacı tanığı H. Ö. ile ilgili olarak, davacı vekiline adresi bildirmesi için uygun kesin süre (HMK 94) verilmesi gerekir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya tebligat yapılmazsa bu tanığın dinlenmesinden vazgeçmiş sayılır. (M.240,3)

Bu durumda; tanık ile ilgili usulü işlemler yapılıp, mal varlığı ve tasarrufları ile ilgili denetime elverişli rapor alındıktan sonra ortaya çıkacak duruma göre, sağlık raporu alınmasının da gerekli olup olmadığının değerlendirilerek hüküm kurulması gerekir.

Açıklanan nedenle, deliller toplanıp, değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeniyle HMK.nun 353/a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/59 Esas 2016/401 sayılı kararın HMK 353/a-6 maddesi gereğine KALDIRILMASINA ve dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine,

Karardan bir suretin ilgilisine tebliğine,

Giderler peşin alındığından başkaca gider ve harç alınmasına yer olmadığına,

Dair dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-b maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere 28.11.2016 günü oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

2017-06-26T15:54:35+00:00 26 Haziran 2017|

Leave A Comment

SEO