DAVA TARİHİNDEN GEÇERLİ OLARAK FAİZ YÜRÜTÜLMESİ GEREĞİ – FAİZE KARAR TARİHİNDEN GEÇERLİ OLARAK HÜKMEDİLDİĞİ – YENİDEN YARGILAMAYI GEREKTİRMEDİĞİ – HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI

T.C YARGITAY
8.Hukuk Dairesi
Esas: 2014 / 26080
Karar: 2016 / 6147
Karar Tarihi: 06.04.2016

ÖZET: Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı lehine hükmedilen … TL alacak katkı payı alacağı niteliğindedir. Bu tür davalarda, dava tarihinden geçerli olarak faiz yürütülmesi gerekirken, yasaya aykırı biçimde karar tarihinden geçerli olarak hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

(4721 S. K. m. 4) (6098 S. K. m. 50) (6100 S. K. m. 370)

Dava ve Karar: … ve … aralarındaki katkı payı alacağı davasına ilişkin mahkemece verilen kabul kararına dair … Aile Mahkemesi’nden verilen … gün ve …sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı …vekili, evlilik birliği içerisinde tarafların ortak katkıları ile alınan davalı adına kayıtlı taşınmaz yönünden davacı adına kayıtlı tapunun 1/2 hissenin iptali ile davalı adına tescili, mümkün olmadığı takdirde yarı bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı …vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile 25.000,00 TL alacağın karar tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline ve davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde faiz yönünden davacı vekili tarafından, kabul yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik görülmediğine, taraflar arasındaki yararlar dengesine, TMK’nun 4. maddesinde (TBK md.50/2) öngörülen hukuk ve hakkaniyet ilkelerine uygun bulunduğuna göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı lehine hükmedilen 25.000,00 TL alacak katkı payı alacağı niteliğindedir. Bu tür davalarda, dava tarihinden geçerli olarak faiz yürütülmesi gerekirken, yasaya aykırı biçimde karar tarihinden geçerli olarak hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Sonuç: Temyiz olunan hükmün (2.) bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının (1) nolu bendi birinci satırdaki ”karar tarihinden” ibaresinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, her iki ibarenin yerine ”dava tarihi olan olan 26.07.2006 tarihinden” rakam ve kelimelerinin yazılmasına, HMK’nun 370/2. (HUMK’nun 438/7) maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde davacıya, 426,93 TL peşin harcın da davalıya iadesine 06.04.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...