KASTEN YARALAMA SUÇU

MAHKEMESİNCE SANIK HAKKINDAKİ HÜKÜM AÇIKLANIRKEN AÇIKLANMASI GERİ BIRAKILAN HÜKÜMDE DEĞİŞİKLİK YAPILMAKSIZIN MEVCUT HALİYLE AÇIKLANMASI GEREKECEĞİ – SANIĞA FAZLA CEZA VERİLMESİNDE İSABET GÖRÜLMEDİĞİ

T.C YARGITAY
3.Ceza Dairesi
Esas: 2016 / 9937
Karar: 2016 / 14172
Karar Tarihi: 15.06.2016

ÖZET: Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine İlişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki düzenlemeye göre mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken, açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerekeceği cihetle, sanık hakkında açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ……………. maddeleri uygulanarak 112 gün adlî para cezası ile cezalandırıldığı belirtilmesine karşın, açıklanmasına karar verilen hükümde haksız tahrik hükmüne ilişkin aynı Kanun’un 29. maddesi uygulanmaksızın, anılan Kanun’un ………….. maddeleri gereğince 150 gün adlî para cezasının 52/2. maddesi gereğince günlüğü ………… Türk lirasından çevrilmek sureti ile …………. Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesi neticesinde fazla ceza verilmesinde isabet görülmemiştir.

(5237 S. K. m. 29, 52, 62, 86) (5271 S. K. m. 231)

Dava ve Karar: Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına dair ….Sulh Ceza Mahkemesinin 12/11/2013 tarihli ve 2013/136 esas, 2013/272 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hakkında verilen hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin…. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2014/215 esas, 2015/92 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 25.03.2016 tarih ve 2015/4117 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.04.2016 tarih ve 2016/138121 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;

1) Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine İlişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki düzenlemeye göre mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken, açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerekeceği cihetle, sanık hakkında açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29 ve 62. maddeleri uygulanarak 112 gün adlî para cezası ile cezalandırıldığı belirtilmesine karşın, açıklanmasına karar verilen hükümde haksız tahrik hükmüne ilişkin aynı Kanun’un 29. maddesi uygulanmaksızın, anılan Kanun’un 86/2, 86/3-a ve 62. maddeleri gereğince 150 gün adlî para cezasının 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirasından çevrilmek sureti ile 3.000,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesi neticesinde fazla ceza verilmesinde,

2) Hükmün tefhim edildiği 10/03/2015 tarihli celsede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52. maddeleri uygulanarak hakkında 2.240,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği halde, gerekçeli kararda bu sefer 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi uygulanmadan mezkur Kanun’un 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri uyarınca3000,00 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye düşülmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; …. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2014/215 esas, 2015/92 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına bozulmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2.maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 86/3-a maddesi gereğince cezasında (½) oranında artırım yapılarak 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 29. maddesi gereğince cezasında (1/4) oranında indirim yapılarak 135 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 62.maddesi gereğince hükmedilen cezadan (1/6) oranında indirim yapılarak 112 gün adli para cezası cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2.maddesi gereğince günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilmek suretiyle sonuç olarak 2240 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.06.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat