SEÇME VE SEÇİLME EHLİYETİNDEN VE DİĞER SİYASİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMASINA HÜKMÜNÜN İPTAL EDİLMESİ – İPTAL SEBEBİYLE HÜKMÜN UYGULANAMAYACAĞININ GÖZETİLMESİ ZORUNLULUĞU – HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI

T.C YARGITAY
13.Ceza Dairesi
Esas: 2015 / 6580
Karar: 2016 / 11239
Karar Tarihi: 15.06.2016

ÖZET: Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiş olup bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

(5237 S. K. m. 53, 119) (1412 S. K. m. 322) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)

Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin yasal koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddiyle yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-… Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın hükümlülük kaydında bulunan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/ 1212 Esas 2010/ 531 Karar sayılı 04/05/2010 tarihli kararı ile verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerekirken daha az ceza içeren … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/ 609 Esas 2009/ 803 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … … ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53 ve 58. maddesindeki tekerrüre esas alınan ilama ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine
“Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ve Sanığın hükümlülük kaydında bulunan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/ 1212 Esas 2010/ 531 Karar sayılı 04/05/2010 tarihli kararı ile verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına ” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın suçu yaşı küçük suç arkadaşı ile birlikte işlemeleri sebebiyle hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık … … ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.06.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat