Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası

Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası

Danıştay 12. Daire Başkanlığı
2012/10636 E.
2016/1598 K.

İstanbul 3. İdare Mahkemesince verilen 30/04/2012 tarihli ve E:2011/1600; K:2012/1022 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : Davacının temyiz isteminin reddi ile idare mahkemesi kararının, disiplin cezasına ilişkin kısmının aynen onanması, soruşturma raporuna ilişkin kısmının ise Daire kararında belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Pendik Teknik Endüstri Meslek Lisesi Müdür Yardımcısı olan davacının 657 sayılı Kanunun 125/D-(I) maddesi uyarınca bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmasına, yükselebileceği derecenin son kademesinde bulunması nedeniyle bu cezanın brüt aylığından 1/4 oranında kesinti yapılmak suretiyle uygulanmasına ilişkin 20.06.2011 tarihli ve 77312 sayılı işlem ile dayanağı disiplin soruşturması raporunun iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, davacıya isnat edilen fiilin tanık ifadeleriyle sübuta erdiği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu kararın disiplin cezasına lişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

Kararın disiplin soruşturma raporunun iptali istemine ilişkin kısmına gelince;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14’üncü maddesinde, dilekçelerin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden de inceleneceği hüküm altına alınmış, “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 152’nci maddede ise, bu bende aykırılık durumunda davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.

Disiplin soruşturma raporunun anılan madde kapsamında “kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem” niteliğinde olup olmadığının tespit edilebilmesi için “icrai işlem”, “kesin ve nihai işlem” kavramlarının çerçevesinin ortaya konulması gerekmektedir. Zira “kesin ve yürütülmesi gereken” tanımlaması, icrailik ve kesinlik kavramlarını bir arada içermektedir.

İcrai işlem, kamu kudretinin üçüncü kişiler üzerinde ayrıca başka işlemin varlığına gerek olmaksızın, doğrudan doğruya çeşitli hukuki sonuçlar doğurmak suretiyle etkisini gösterdiği işlemler olarak tanımlanmaktadır. İcrailik kavramından farklı bir anlam taşıyan kesinlik ise, işlemin uygulanmaya hazır, tamam bir işlem olduğunu ifade etmektedir. (Erkut, Celal; İdari İşlemin Kimliği, 2015, s.144,146) Dolayısıyla bir işlemin idari davaya konu olabilmesi için hukuksal sonuç doğuran bir işlem niteliğinde bulunması bir diğer ifadeyle hukuk düzeninde değişiklik meydana getirmesi zorunludur. Bu bağlamda disiplin soruşturması raporu, hukuk düzeninde bir değişiklik meydana getirmemesinin yanı sıra, icrai ve nihai işlem olan disiplin cezasına ilişkin işlemin hazırlanmasına katkı sunmanın ötesinde ayrı ve bağımsız bir hukuki değeri bulunmamaktadır.

İdari davaya konu olması bakımından idari işlemde aranılan özellikleri taşımayan hazırlık niteliğindeki çalışmaların, idarenin iç yapısı ve işleyişiyle ilgili işlemlerin, tavsiye, mütalaa, teklif, düşünce gibi bilgi verici veya hazırlığa esas işlemlerin ve üçüncü kişilerin hukukunu henüz etkilemeyen işlemlerin dava konusu olamayacağı açıktır.

Sonuç olarak, davanın soruşturma raporunun iptaline ilişkin kısmının incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek uyuşmazlığın bu kısmına yönelik olarak davanın reddine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamakta ise de karar sonucu itibarıyla yerinde görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile idare mahkemesi kararının, disiplin cezasına ilişkin kısmının onanmasına; soruşturma raporuna ilişkin kısmının ise yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 23/03/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat