İstihkak Davası

İSTİHKAK DAVASI

İSTİNAF BAVURU SÜRESİNİN TEBLİĞDEN İTİBAREN BAŞLAYACAĞINA DAİR KARARININ SONUCA ETKİLİ GÖRÜLMEDİĞİ – KANUNDA BELİRTİLEN ON GÜNLÜK İSTİNAF SÜRESİNİN GEÇMİŞ OLDUĞU – İSTİNAF BAŞVURUSU SÜRESİNDE OLMADIĞI – TARAFLARIN İSTİNAF TALEPLERİNİN SÜRE AŞIMINDAN REDDİNE KARAR VERMEK GEREĞİ

İstanbul BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
23. Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 396
Karar: 2017 / 391
Karar Tarihi: 16.03.2017

ÖZET: Mahkemece istinaf başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağına dair kararının sonuca etkili görülmediği, İİK’nın 363/1.maddesi gereğince kararın tefhim edildiği tarih olan 01/11/2016 tarihinde istinaf süresinin başladığı, istinaf talep tarihleri olan davacı yönünden 23/11/2016, katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran davalı V. yönünden 17/01/2017 tarihi dikkate alındığında kanunda belirtilen 10 günlük istinaf süresinin geçmiş olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusu süresinde olmadığından, tarafların istinaf taleplerinin süre aşımından reddine karar vermek gerekmiştir.

(2004 S. K. m. 363) (6100 S. K. m. 297)

Yukarıda ayrıntıları belirtilen mahkeme kararının süresi içinde istinafen incelenmesi davacı/3.kişi ve davalı/alacaklı tarafından talep edilmekle, görevlendirilen Üye Hakim tarafından hazırlanan ön inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra heyetçe yapılan müzakere sonucunda duruşma açılmaksızın gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı/3.kişi tarafından 06.04.2015 tarihinde işyerinde yapılan hacizde haczedilen malların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile hacizlerin kaldırılması talep edilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu karar nedeniyle davacı/3.kişi ve davalı/alacaklı vekili istinaf isteminde bulunmuşlardır.

Tüm dosya kapsamı ve istinaf sebepleriyle bağlı olarak yapılan incelemede; mahkemenin vermiş olduğu karar istinaf talep edenlerin yüzlerine karşı verilmiş, ancak kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük süre içerisinde istinaf yolunun açık olduğu belirtilmiş ise de, İİK’nın 363/1.maddesi gereğince istinaf süresinin tefhim veya tebliğden itibaren 10 günlük süreye tabi olduğu, bu sürenin mahkemece arttırılıp eksiltilemeyeceği, HMK’nın 297/2.maddesine göre hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi durum, tereddüt ve ihtilaflar yaratır. İstinafa konu dosyada tefhim edilen kısa kararda yargılama giderleri dahil olmak üzere hüküm kurulduğu, kısa karar ve gerekçeli karardaki hüküm fıkrasının aynı olduğu, bu haliyle kısa kararın HMK’nın 297/2.maddesine uygun hüküm niteliğinde görüldüğü, buna göre, İİK’nın 363/1.maddesi gereğince temyiz süresinin duruşmada hazır olanlar için tefhim tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, istinaf talep edenlerin her ikisinin de duruşmada hazır olduğu, kararın kendilerine tefhim edildiği, kısa kararın HMK’nın 297/2.maddesi hükmüne uygun hüküm niteliğinde olması nedeniyle, mahkemece istinaf başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağına dair kararının sonuca etkili görülmediği, İİK’nın 363/1.maddesi gereğince kararın tefhim edildiği tarih olan 01/11/2016 tarihinde istinaf süresinin başladığı, istinaf talep tarihleri olan davacı yönünden 23/11/2016, katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran davalı V. yönünden 17/01/2017 tarihi dikkate alındığında kanunda belirtilen 10 günlük istinaf süresinin geçmiş olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusu süresinde olmadığından, tarafların istinaf taleplerinin süre aşımından reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/417 Esas – 2016/933 Karar sayılı 01/11/2016 tarihli kararına ilişkin davacı/3.kişi ve davalı/alacaklının İSTİNAF BAŞVURULARININ SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE,

2- Davacı/3.kişiden alınması gerekli olan 31,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 29,20-TL’nin mahsubuna, 2,20-TL bakiye harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3- İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı/3.kişi ve davalı/alacaklı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5- Davalı/alacaklı yönünden istinaf harçları peşin olarak alındığından ve yeterli görüldüğünden, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda İİK’nın 363/1. ve 365/1-son maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 16.03.2017

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

2017-06-26T15:26:52+00:00 26 Haziran 2017|

Leave A Comment

SEO