İPOTEK BORÇLUSUNUN ŞAHISLAR OLMASI HALİNDE BEDELE DÖNÜŞEN HİSSENİN DÜZENLEMEYE TABİ TUTULMASINDAKİ AMACIN KAMU HİZMETİNE TAHSİS OLMADIĞI – DAVALI TARAF LEHİNE USULİ KAZANILMIŞ HAK OLUŞMAYACAĞI – HÜKMÜN BOZULDUĞU

T.C YARGITAY
5.Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 689
Karar: 2016 / 8304
Karar Tarihi: 21.04.2016

ÖZET: 2981 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan imar uygulamalarında, ipotek borçlusunun belediye, valilik gibi kamu idareleri değil, şahıslar olması halinde bedele dönüşen hissenin düzenlemeye tabi tutulmasındaki amaç kamu hizmetine tahsis olmadığından, yukarıda bahsedilen yasal düzenlemenin dava konusu somut olayda uygulanma imkanı yoktur. Dairemizin ………… gün ve ………… sayılı bozma kararı maddi hataya dayalı olarak verildiğinden, davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Bu nedenle, arsa niteliğindeki taşınmaza dava tarihindeki değerine göre; emsal karşılaştırması yapılarak üstün ve eksik yönleri ile oranları belirtilmek suretiyle değer biçilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

(2942 S. K. Geç. m. 6)

Dava ve Karar: Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacılar murisinin payı nedeniyle muris lehine tesis edilen ipotek karşılığının arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacılar murisinin payı nedeniyle muris lehine tesis edilen ipotek karşılığının arttırılması istemine ilişkindir.

Mahkemece, uyulan bozma kararı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacılar murisinin hissedarı olduğu taşınmazın 1988 yılında 2981 sayılı Yasa hükümleri uyarınca düzenlemeye alınarak, 77 m2 hissesinin davalı İ.. D..’e aktarılıp, bu hisse karşılığında muris lehine ipotek tesis edilmesi üzerine, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen hisse için takdir edilen karşılığın arttırılması talebi ile bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. Maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. Maddesi ile 24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlarda dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunla belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır. ” hükmü getirilmiş olup, söz konusu yasal düzenleme açıkça “ipotek borçlusunun” kamu idareleri olması haline ilişkin olup, 2981 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan imar uygulamalarında, ipotek borçlusunun belediye, valilik gibi kamu idareleri değil, şahıslar olması halinde bedele dönüşen hissenin düzenlemeye tabi tutulmasındaki amaç kamu hizmetine tahsis olmadığından, yukarıda bahsedilen yasal düzenlemenin dava konusu somut olayda uygulanma imkanı yoktur.

Dairemizin 23.09.2013 gün ve 2013/9253-15277 sayılı bozma kararı maddi hataya dayalı olarak verildiğinden, davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaz.

Bu nedenle, arsa niteliğindeki taşınmaza dava tarihindeki değerine göre; emsal karşılaştırması yapılarak üstün ve eksik yönleri ile oranları belirtilmek suretiyle değer biçilmesi gerektiğinden,

Mahkeme kararının açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazı doğrultusunda BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21.04.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...