İFLASIN ERTELENMESİ DAVASI

ŞİRKET BİLANÇOSU BELİRLENDİKTEN SONRA BORCA BATIK OLDUĞU TESPİT EDİLİRSE İYİLEŞTİRME PROJESİNİN DEĞERLENDİRİLECEĞİ – UZMAN BİLİRKİŞİ HEYETİNDEN ŞİRKETİN MALİ DURUMU VE İYİLEŞTİRME PROJESİNİ DEĞERLENDİREN RAPOR ALINMASI GEREĞİ

T.C YARGITAY
23.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 4950
Karar: 2017 / 916
Karar Tarihi: 23.03.2017

ÖZET: Mahkemece şirketin bilançosu belirlendikten sonra borca batık olup olmadığının tespiti, bu şartın yerine geldiğinin anlaşılması halinde de iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının, somut verilere dayalı olarak, bilimsel şekilde değerlendirilmesi gerektiğinden, alanında uzman bilirkişi heyetinden şirketin mali durumunu ve iyileştirme projesini açık ve somut dayanaklarla değerlendiren; açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.

(6102 S. K. m. 376)
Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili şirketin 15.02.2011 tarihi itibariyle hazırlanan ara bilançosunda aktiflerinin 19.574.918,00 TL, pasiflerinin ise 19.596.589,00 TL olup borca batık olduğunu, ancak sundukları iyileştirme projesi çerçevesinde bir yıl içinde borçlarını tamamen ödeyerek nakit darlığından kurtulacaklarını ileri sürerek, iflasın bir yıl süreyle ertelenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, müdahil beyanları, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin aktiflerinin satış fiyatı esasına göre rayiç değerleri esas alındığında; iflasın ertelenmesini talep eden şirketin özvarlığının +2.757.076,63 TL tutarında olduğu ve borca batık durumda olmadığı, bu nedenle iflas erteleme şartlarından olan borca batık olma şartının yerine gelmediği, borca batık olma şartı yerine gelmediğinden iyileştirme projesinin incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Şirketlerin borca batık olup olmadığının tespiti TTK’nın 376. maddesinde gösterilen şekilde belirlenmelidir. Mahkemece davacı şirketin borca batık olmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme yeterli görülmemiştir. Davacı şirketin … İşletmesi ve Ocak stokları tespiti için …’de bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınmış, … fabrikasındaki stokların tespiti içinde talimat yazılmış ise de bilirkişi tarafından güncel stok değerlendirilmesi yapılmaksızın dava tarihindeki bilançoya göre hazırlanan raporun ibrazı ile yetinilmiştir. Bu rapora, davacı vekili tarafından mükerrer hesap yapıldığı iddiasıyla itiraz edilmiş, mahkemece bu itiraz değerlendirilmeden karar verilmiştir.
Oysa, davacı vekilinin mükerrer hesap yapıldığı iddiasının kabul görmesi halinde davacı şirket bilançosunun borca batık durumda olma ihtimali vardır. Bu durumda mahkemece, … fabrikasındaki stokların keşif tarihindeki miktarının belirlenip yine keşif tarihindeki rayiç değerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması, … işletmesi ve Ocak stokları da değerlendirilip davacı şirketin diğer malvarlıkları ve borçları da gözönünde bulundurularak bu şekilde bilançosu belirlendikten sonra borca batık olup olmadığının tespiti, bu şartın yerine geldiğinin anlaşılması halinde de iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının, somut verilere dayalı olarak, bilimsel şekilde değerlendirilmesi gerektiğinden, alanında uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi şirketin mali durumunu ve iyileştirme projesini açık ve somut dayanaklarla değerlendiren; açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat