DAVACININ DAVALIYA BİR MİKTAR BORCUNUN BULUNMASI – HÜKÜM ALTINA ALINAN MANEVİ TAZMİNATIN FAZLA OLDUĞU – DAHA ALT SEVİYEDE MANEVİ TAZMİNATA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

T.C YARGITAY
4.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 4323
Karar: 2016 / 5427
Karar Tarihi: 21.04.2016

ÖZET: Somut olaya gelince; olayın özelliği, davacının davalıya bir miktar borcunun bulunması ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat fazladır. Davacı yararına daha alt seviyede manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması da bozma nedenidir.

(4721 S. K. m. 4) (6098 S. K. m. 58)

Dava ve Karar: Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 13/02/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 02/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı .. plakalı aracı ile nakliyecilik işi yaptığını, davalıya .. TL borcu sebebiyle bir adet senet ile emanet almış olduğu ” .. ” olarak tabir edilen dorseye ait yedek parçaların teminatı olarak da … TL bedelli teminat senedi verdiğini, davalının senetlerin miktarında ve vade tarihinde tahrifat yaparak hakkında ihtiyati haciz kararı aldığını, ihtiyati haciz kararlarına dayanarak … esas sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, maliki olduğu .. plakalı çekici ile … plakalı dorsenin 01/04/2009 tarihinde … ilinde haczedilerek muhafaza altına alındığını, nakliyecilik yaptığı aracın trafikten men edilmesi nedeni ile iki buçuk ay aracı bağlı kaldığından kazanç kaybı olduğunu, hakkında haksız yere icra takibi başlatılması sebebiyle kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek maddi ve manevi zararının tazminini istemiştir.

Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere davalıya borcunun bulunduğu ve bu borcun ödenmediği, ihtiyati haciz kararlarının geçerliliğini devam ettirdiği, gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, davacının borç senedi üzerindeki tutar değiştirilerek daha yüksek tutarda borç tehdidi altında bırakılmış olmasının kişilik haklarının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; alacağa konu bonolarda tahrifat yapıldığı, .. TL bedelli bononun tahrifatla .. TL haline dönüştürüldüğü, .. TL bedelli senedin vade tarihinde tahrifat yapıldığı anlaşılmaktadır. Senet bedelinin arttırılması nedeniyle davacı miktar olarak borcu çok yükseldiği için borcunu ödeyememiş ve aracı iki buçuk ay bağlı kaldığı için nakliyecilik işini yapamamış, kazanç kaybı doğmuştur. Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek maddi tazminata hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

3- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;

818 sayılı … maddesi (Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi) hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olaya gelince; olayın özelliği, davacının davalıya bir miktar borcunun bulunması ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat fazladır. Davacı yararına daha alt seviyede manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması da bozma nedenidir.

Sonuç: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı, (3) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının ve davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 21.04.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...