ELATMANIN ÖNLENMESİ İSTEMİ

DAVACININ İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜ İLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN KARARININ KALDIRILMASI – HARCA YÖNELİK USULİ EKSİKLİK TAMAMLANDIKTAN SONRA YARGILAMA SÜRDÜRÜLEREK KARAR VERİLMEK ÜZERE DOSYANIN KARARI VEREN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİ GEREĞİ

Ankara BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 165
Karar: 2017 / 152
Karar Tarihi: 23.02.2017

ÖZET: Elatmanın önlenmesi isteği bakımından davacının atiye bırakma talebine davalı tarafın muvafakat etmediği gözetilerek çekişmeli taşınmazın keşfen değerinin belirlenip eksik harcın tamamlatılması, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği bakımından gerekli araştırma ve incelemenin yapılması için HMK’nin maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Harca yönelik usuli eksiklik tamamlandıktan sonra yargılama sürdürülerek karar verilmek üzere dosyanın kararı veren Kulu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

(6100 S. K. m. 120, 353) (1086 S. K. m. 413) (492 S. K. m. 16)

Dava: Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/09/2016 tarihli, 2016/53 Esas, 2016/632 Karar sayılı kararı davacı tarafından istinaf talebinde bulunulmuş olmakla dosya incelendi.

Karar: Davacı, dava konusu 70 ada, 110 parsel sayılı taşınmazın miras yoluyla intikal ettiğini, elbirliği halinde malik olduklarını, tarla vasıflı taşınmazda tek katlı yapı bulunduğunu, tek katlı yapıyı kiraya vermek ve tarla olarak kullanmak suretiyle kullandığını, taşınmazın kullanımına muvafakati olmadığını, rızası hilafına kullandığı hususunun Kulu Sulh Hukuk Mahkemesinin, 2012/1 Esas sayılı ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyası ile de sabit olduğunu anılan dava dosyası ile intifadan men koşulunun gerçekleştiğini ileri sürerek geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsili ile pay oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 18/04/2016 tarihli dilekçede de elatmanın önlenmesi istemi bakımından bir taleplerinin olmadığını bildirmiştir.

Davalı, davacının ve diğer mirasçıların 29/03/2005 tarihli vekaletname ile verdikleri talimatları doğrultusunda hareket ettiğini, davacının kullanımına engel olmadığını, elbirliği mülkiyetine tâbi taşınmazlarda elatmanın önlenmesi davasının dinlenemeyeceğini, mirasçılar arasında henüz bir taksim yapılmadığından bir mirasçı veya paydaşın diğerinin kullanımını engelleyemeyeceğini belirterek yersiz ve hukuksal dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, sözkonusu taşınmaza ilişkin Kulu Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin davanın derdest olduğu, elbirliği halinde maliklerin paylarının belirli olmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiği, ecrimisil istemi bakımından da intifadan men koşulunun araştırılması gerektiği halde sehven hu hususun araştırılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı, elatmanın önlenmesi davası bakımından yargılama sırasında atiye bırakma isteğinde bulunduğunu, ecrimisil istekleri bakımından ise intifadan men koşulu gerçekleştiği gözardı edildiğini, ecrimisil isteği bakımından bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Öncelikle belirtmek gerekir ki iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu tür davalarda. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 120. maddesi (1086 sayılı HUMK.’nun 413. maddesi) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın çekişme konusu taşınmazın ve üzerindeki muhdesatın değerinin toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarih 10/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).

Bilindiği üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğin en (resen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Anılan Kanun’un 30. ve 32. maddelerinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.

Öte yandan paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve veya ecrimisil ödenmesini isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaş arın olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmaz an yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan başka taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de kendiliğinden oluşan ürünler, biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.

Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.

Bu nedenle davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E., 2002/114 K. sayılı ilamı)

Somut olaya gelince, elatmanın önlenmesi isteği bakımından “atiye bırakma” isteğine davalı tarafın muvafakat etmediği ve dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi isteği bakımından çekişmeli taşınmazla ilgili olarak arzın ve üzerindeki muhtesat değerinin belirlenmediği, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eksik harç tamamlatılmadan yargılama yürütülmesi doğru olmadığı gibi gerek dalmanın önlemesi gerekse ecrimisil isteği bakımından, eldeki davadan önce ortaklığın giderilmesi davası açılmakla intifadan men koşulunun gerçekleştiği de gözardı edilerek yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.

Hâl böyle olunca, çekişme konusu taşınmazların nitelikleri de gözetilerek oluşturulacak bilirkişi heyeti ile keşif yapılması, çekişmeye konu taşınmazın elatmanın önlenmesi davası bakımından yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde dava değerinin belirlenerek eksik harcın tamamlatılması, davacı tarafından eldeki davadan önce ortalığın giderilmesi açmakla intifadan men koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek, taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığının açıklığa kavuşturulması, talep edilen dönemde ecrimisil koşullarının oluşup oluşmadığının ve ecrimisil koşulları oluşuyor ise miktarının belirlenmesi, tarafların gösterdikleri delillerin eksiksiz toplanması, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerden ötürü, elatmanın önlenmesi isteği bakımından davacının atiye bırakma talebine davalı tarafın muvafakat etmediği gözetilerek çekişmeli taşınmazın keşfen değerinin belirlenip eksik harcın tamamlatılması, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği bakımından gerekli araştırma ve incelemenin yapılması için 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/09/2016 tarihli, 2016/53 Esas, 2016/632 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2- Harca yönelik usuli eksiklik tamamlandıktan sonra yargılama sürdürülerek karar verilmek üzere dosyanın kararı veren Kulu Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3- İstinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,

4- İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nazara alınmasına,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nun353/1-a-6 maddesine göre kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23.02.2017

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...