TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGANDASI YAPMA SUÇU

SANIĞIN FACEBOOK SOSYAL PAYLAŞIM SİTESİNDE KENDİ ADINA OLAN HESAP ÜZERİNDEN SİYAH ZEMİN ÜZERİNE YAZILAN YAZILARI İÇERİR PAYLAŞIMLARDA BULUNDUĞU – EYLEMİN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİNİN GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

Gaziantep BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. Ceza Dairesi
Esas: 2016 / 8
Karar: 2016 / 8
Karar Tarihi: 10.10.2016

ÖZET: Sanığın facebook sosyal paylaşım sitesinde kendi adına olan hesap üzerinden “HDP’ye yapılan ırkçı saldırıları kınıyoruz”, “Nusaybin devrilmez”, “Ankara’da barış mitinginde yapılan patlamayı nefretle kınıyoruz”, “Suruç katliamını lanetliyoruz” şeklinde siyah zemin üzerine yazılan yazıları içerir paylaşımlarda bulunduğu, dosya kapsamına göre; propaganda suçunun oluştuğu gerekçesi ile mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın eyleminin terör örgütlerinin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da teşvik nitelikte olmadığı, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği halde yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilerek CMK’nun maddesine muhalefet edildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK’nun maddeleri gereğince bozulmasına karar verilmiştir.

(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)

Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.

Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 5271 sayılı CMK.nın 230. maddesinde düzenlenmiştir.

Buna göre sırayla; a) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu, b) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, c)Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi, d) Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler, e)Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5271 sayılı CMK.nın 289/1-e. maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında;

Terör Örgütü Propagandası yapmak suçundan mahkumiyet kararı verilebilmesi için örgütün cebir, şiddet veya tehdit yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da teşvik edecek şekilde söz veya resimle paylaşımın gerekli olduğu.

Somut olayda; Sanığın facebook sosyal paylaşım sitesinde kendi adına olan hesap üzerinden “HDP’ye yapılan ırkçı saldırıları kınıyoruz”, “Nusaybin devrilmez”, “Ankarada barış mitinginde yapılan patlamayı nefretle kınıyoruz”, “Suruç katliamını lanetliyoruz” şeklinde siyah zemin üzerine yazılan yazıları içerir paylaşımlarda bulunduğu, dosya kapsamına göre; propaganda suçunun oluştuğu gerekçesi ile mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın eyleminin terör örgütlerinin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek yada teşvik nitelikte olmadığı, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği halde yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilerek CMK’nun 230. maddesine muhalefet edildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK’nun 280/1-b, 289/1-g maddeleri gereğince BOZULMASINA,

Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 sayılı CMK’nın 286/1.maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10.10.2016

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...