Borçlu Olunmadığının Tespiti İstemi

BORÇLU OLUNMADIĞININ TESPİTİ İSTEMİ

SAHTECİLİK DEFİ SENEDİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE YÖNELİK MUTLAK DEFİLERDEN OLMAKLA HERKESE KARŞI İLERİ SÜRÜLEBİLECEĞİNE GÖRE BU İMZANIN KEŞİDECİ DAVACIYI BAĞLAMAYACAĞI – BAŞVURUNUN ESASTAN REDDİ

Ankara BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
22. Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 48
Karar: 2016 / 57
Karar Tarihi: 16.12.2016

ÖZET: Davacı keşidecinin sahtecilik iddiası alınan raporla da belirlendiğine göre; sahteliği nedeniyle geçersiz bir imza, sahibini bağlamaz. Sahtecilik def’i senedin hükümsüzlüğüne yönelik mutlak def’ilerden olmakla herkese karşı ileri sürülebileceğine göre bu imzanın keşideci davacıyı bağlamayacağı belirgin olup davanın kabulüne dair verilen kararın oluşa, dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla başvurunun esastan reddi gerekliği sonucuna varılmıştır.

(6102 S. K. m. 687) (6100 S. K. m. 211)

Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/710 E., 2016/544 K. 08.09.2016 tarihli menfi tespit davasının kabulü kararı aleyhine, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinaf başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

İDDİANIN ÖZETİ:Davacı vekili, dava dışı banka taralından gönderilen protesto evrakına ekli 30.10.2015 tanzim, 15.01.2016 vade tarihli 37.000.00 TL bedelli bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını bildirerek müvekkilinin bonodan dolayı ciro yolu ile hamil davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ:

Davalı vekili, davanın bononun tahsilini sürüncemede bırakmak için kötüniyetli olarak açıldığını, ciro yolu ile hamil müvekkili ile davacı arasında temel ilişki bulunmadığını dolayısıyla müvekkili aleyhine dava açılamayacağım bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece benimsenen Adli Tıp Kurumu Raporu doğrultusunda; bonodaki imzanın davacı keşideciye ait bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, ciro yolu ile iyiniyetli hamil müvekkiline karşı açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkilinin imzanın davacıya ait olup olmadığını ve lehtar ile keşideci arasındaki ilişkiyi bilemeyeceğini, haksız ve hukuka aykırı davanın imza incelemesi neticesinde kabulünün doğru olmadığını, istinaf sebepleri olarak göstermiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR:

Uyuşmazlık; keşideciye atfen senetteki imzaya yönelik sahtelik iddiasının iyiniyetli ciro yolu ile hamil davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğine ilişkindir.

DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, takipten önce protesto edilen senetteki keşideci imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup keşideci tarafından ciro yolu ile hamile karşı açılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık senette keşideciye atfen atılı bulunan imzanın sahte olduğu definin iyiniyetli ciro yolu ile hamile karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Sahte imza bir başkasının imzasının taklit edilmesi hali olup 6102 Sayılı TTK’nun 687 maddesi sahtecilik def’i senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup mutlak def’ilerdendir. Bu nedenle sahtelik ve tahrifat defi herkese karşı ileri sürülebilir. Sahtelik incelemesi uzman bilirkişi aracılığıyla yapılacak HMK 211 maddesi gereğince; yöntemine uygun yapılan inceleme sonucu senedin sahteliğine karar verilebilir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu 30.10.2015 tanzim ve 15.01.2016 vade tarihli 37.000.00TL. bedelli senedin keşidecisi davacıdır. Husumet ciro yolu ile hamil davalıya yöneltilmiş, mahkemece sahteliği ileri sürülen imza üzerinde davacının senedin düzenlenme tarihinden önceki döneme ait resmi kurumlar önünde atılmış imzaları dikkate alınarak inceleme yaptırılmış hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Raporu ile de senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

Böylece, davacı keşidecinin sahtecilik iddiası alınan raporla da belirlendiğine göre; sahteliği nedeniyle geçersiz bir imza, sahibini bağlamaz. Sahtecilik def’i senedin hükümsüzlüğüne yönelik mutlak def’ilerden olmakla herkese karşı ileri sürülebileceğine göre bu imzanın keşideci davacıyı bağlamayacağı belirgin olup davanın kabulüne dair verilen kararın oluşa, dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla başvurunun esastan reddi gerekliği sonucuna varılmış aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

1- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/09/2016 tarih 2015/710Esas, 2016/544 Karar nolu kararının usul ve esas yönden hukuka uygun bulunduğundun davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Alınması gerekli 2.527.47TL harçtan peşin alınan 631.86 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.895,61TL harcın istinaf yoluna başvuran davalıdan alınarak HAZİNEY İRAT KAYDINA,

3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

4- Fazla yatan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca iadesine,

Dair yapılan inceleme sonucu HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

2017-06-26T15:43:46+00:00 26 Haziran 2017|

Leave A Comment

SEO