Aparatsız Tüp Dolumu Nedeniyle İdari Para Cezası

Aparatsız Tüp Dolumu Nedeniyle İdari Para Cezası

Danıştay 13. Daire
Esas: 2011/186
Karar: 2012/2741

APARATSIZ TÜP DOLUMU
İDARİ PARA CEZASININ İKİ KAT UYGULANMASI ŞARTLARI

Davanın Özeti : Davacı şirkete, otogaz istasyonunda aparatsız tüp dolumu yaptığından bahisle tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle iki kat idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 03.11.2010 tarih ve 2866-37 sayılı kararının; düzenlenen tutanağın gerçeği yansıtmadığı, ayrıca tekerrüre esas alınan fiilin işlenmesinden itibaren iki yıllık süre geçtiği için iki kat ceza uygulanamayacağı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanun’u ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde yapılan denetimlerde, davacı şirketin işlettiği otogaz istasyonunda, Kanun’un 7. maddesine aykırı olarak tüp dolumu yaptığının tespit edildiği, bu tespite dayanılarak ve daha önce işlenen fiil nedeniyle uygulanan ceza dikkate alınarak iki kat idari para cezası verilmesine ilişkin kurul kararında Kanun’a aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi …’ın Düşüncesi: Tekerrür hükümlerinin yanlış uygulanması suretiyle tesis edilen işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı …’ın Düşüncesi: Dava; LPG Otogaz Bayilik Lisansı sahibi davacıya ait tesiste, 05.02.2010 tarihinde yapılan denetimde, aparatsız LPG tüpü dolumu yapıldığının tespiti üzerine 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanun’u ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5728 sayılı Kanun’la değişik 16’ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi hükmü gereğince belirlenen idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 03.11.2010 tarih ve 2866-37 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanun’u ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun “Otogaz bayileri” başlıklı 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasının 4’üncü bendinde “Otogaz bayileri ….. otogaz istasyonlarında LPG tüpü dolumu ve satışı yapmamak, LPG tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet, makine ve teçhizatı istasyon dahilinde bulundurmamak…… ile yükümlüdür” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun “İdari Para Cezaları” başlıklı 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının b/1 bendinde “5,6 ve 7’nci madde hükümlerinin ihlali birinci derecede kusur sayılarak sorumluları hakkında idari para cezası uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Bu durumda, davacı hakkında 5307 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun’la değişik 16.maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi hükmü uyarınca uygulanan idari para cezasında yasaya aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Dava; davacı şirkete, otogaz istasyonunda aparatsız tüp dolumu yaptığından bahisle tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle iki kat idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 03.11.2010 tarih ve 2866-37 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanun’u ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un “Otogaz bayileri” konusunu düzenleyen 7. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, otogaz bayilerinin, otogaz istasyonlarında LPG tüpü dolumu ve satışını yapmamak, LPG tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet, makine ve teçhizatı istasyon dahilinde bulundurmamakla yükümlü oldukları kurala bağlanmış; 12. maddesinin dördüncü fıkrasında, Kurumun piyasa faaliyetlerini kendi personeli veya kamu kurum ve kuruluşları ile özel denetim kuruluşlarından hizmet alımı yoluyla denetime tabi tutacağı belirtilmiştir.

5307 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinde, 5, 6 ve 7. madde hükümlerinin ihlâli halinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği; son fıkrasında, ceza uygulanan bir fiilin iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından tekrarı halinde, cezaların iki kat olarak uygulanacağı; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin son fıkrasında ise, idarî para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait otogaz istasyonunda 5307 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca yapılan denetimler sonucu düzenlenen 05.02.2010 tarihli tutanak ile aparatsız şekilde tüp dolumu yapıldığının tespit edildiği, diğer taraftan davacı şirkete ait otogaz istasyonunda 13.03.2007 ve 23.10.2007 tarihlerinde yapılan denetimlerde LGP tüpü dolumu yaptığının saptanması nedeniyle sırasıyla 25.12.2008 tarih ve 1912/35 sayılı ve yine 25.12.2008 tarih ve 1912/36 sayılı Kurul kararlarıyla idari para cezaları verildiğinden bahisle tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.

5307 sayılı Kanun’un 16. maddesinin son fıkrası uyarınca tekerrür nedeniyle para cezası miktarının iki kat olarak uygulanabilmesi için, fiilin, işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından tekrar işlenmesi gerektiği ve tekerrüre esas alınması gereken tarihin, cezaî işlemin uygulandığı tarih değil, fiilin işlendiği tarih olduğu açıktır.

Bu durumda; davacı şirkete ait otogaz istasyonunda LPG tüpü dolumu yapıldığı saptanmış ise de, tekerrüre esas alınan ve 25.12.2008 tarihinde idarî para cezası uygulanan fiillerin 13.03.2007 ve 23.10.2007 tarihlerinde işlendiği görüldüğünden, söz konusu fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yılın geçmesinden çok sonra 05.02.2010 tarihinde işlenen fiil nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, uyuşmazlık konusu Kurul kararında bu yönüyle mevzuata uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu 03.11.2010 tarih ve 2866-37 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptaline, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 156,70-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.200,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacı şirkete verilmesine, eksik yatırılan 20,00.-TL posta ücretinin davacı şirkete tamamlattırılmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 06.11.2012 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanun’u ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un “İdari Para Cezaları, Yaptırımlar, Ön Araştırma, Soruşturma, Dava Hakkı ve Yönetmelik” başlıklı İkinci Bölümü’nün 16. maddesinde idari para cezaları düzenlenmiş, “Ön Araştırma, Soruşturma ve Dava Hakkı” başlıklı 18. maddesinde ise, Kurulun re’sen veya kendisine intikal eden ihbar veya şikâyetler üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar vereceği öngörülmüş ve ön araştırma ve soruşturmada takip edilecek usul ve esasların, Kurum tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.

Aktarılan bu Yasa hükümlerine göre, Kurulun idari para cezası verilmesini gerektiren hallerle ilgili olarak re’sen veya kendisine intikal eden ihbar veya şikayetler üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar vermesi gerektiği açıktır.

Öte yandan, 18. maddenin başlığında ve içeriğinde 16. maddede öngörülen idari para cezasını gerektiren hallerin ön araştırma veya soruşturma zorunluluğundan muaf tutulduğuna dair hiçbir ifadeye yer verilmediğinden, 18. maddede tüm idari cezalar için zorunlu tutulan idari usulün, 16. maddede öngörülen idari cezalar için de uygulanmasının yasal bir yükümlülük olduğu ortadadır.

Keza, modern idare hukuku uygulamalarında kişilere idari ceza verilmeden önce idari soruşturma yapılması ve cezanın bir soruşturma sonucu verilmesi “idari usul” kurallarının önemli bir kısmını oluşturmakta olup regülasyon otoritelerinin verdiği idari cezalarda bu uygulama çok daha belirgindir.

Bu itibarla; 5307 sayılı Kanun’un 16. maddesinde düzenlenen idari para cezasını gerektiren hallerin gerçekleştiğinin Kurul tarafından re’sen belirlenmesi veya bu konuda Kurula ihbar veya şikayetlerin intikal etmesi üzerine Kurul tarafından doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar verilmesi zorunlu olmasına rağmen davacı şirket hakkında ön araştırma veya soruşturma yapılmadan idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı ve işlemin bu gerekçeyle iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararının gerekçesine katılmıyoruz.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat