TEK BAŞINA HUKUKÇU BİR BİLİRKİŞİ TARAFINDAN TANZİM EDİLEN RAPORA İTİBAR EDİLEREK HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

T.C YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 34
Karar: 2016 / 5006
Karar Tarihi: 04.05.2016

ÖZET: Dava konusu 4, 5, 6, 7 nolu kararlar yönünden iptal istemine gerekçe gösterilen sebebe ilişkin incelemenin özel veya teknik bilgiye muhtaç olduğu, şirket maliyesi konusunda uzman bir bilirkişi/bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeksizin, tek başına hukukçu bir bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora itibar edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

(6100 S. K. m. 266, 297)

Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada ….. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2015 tarih ve 2009/268-2015/482 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi birleşen davada davacı …… vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asil davada davacı, birleşen davada ise davacılar vekilleri, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduklarını, 22.06.2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 5, 6, 7, 8 nolu kararların yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, kararların iptalini talep etmişlerdir.

Davalı şirket vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, birleşen davada davacılar … ve … tarafından açılan davanın işlemden kaldırıldığı ve süresi içinde yenilenmediği gerekçesi ile bu davacılar açısından davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davada davacı …… ile asıl dosya davacısı tarafından açılan davada ise bilirkişi raporu doğrultusunda red kararı verilmiştir.

Kararı birleşen davada davacı …… vekili temyiz etmiştir.

(1) Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

Mülga 1086 sayılı HUMK’nın 388. maddesi ve benzer düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasa’nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Temyiz konusu yapılan mahkeme kararında “.. dosyaya sunulan hukukçu bilirkişi raporunda asıl ve birleşen dava dosyalarındaki … … Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş’nin 22.06.2009 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 4,5,6,7,8 maddeleri ile anılan maddelerin iptaline ilişkin istemin yerinde olmadığının rapor edildiği, söz konusu bilirkişi raporundaki değerlendirmelere mahkememizce de itibar edilerek…” denilerek, doğrudan ve sadece bilirkişi raporuna atıfla yetinilmiş, raporun içeriğine kararda yer verilmemiştir. Bu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK’nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen gerekçe unsurundan yoksun olup, kararın denetime elverişli olduğu kabul edilemez.

Ayrıca, HMK’nın 266. maddesi uyarınca mahkemece çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Somut olayda; davacı taraf, şirketin 2008 yılı bilançosunda bankalara borç olmasına rağmen bankadan alınan kredi için tahakkuk ettirilen faizin finans gider olarak gösterilmediğini, dolayısıyla bilançonun gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, bu sebebe dayalı olarak genel kurulda alınan 4,5,6,7 nolu kararların ve imtiyazlı paylar genel kuruluna sunulmamış sözleşme değişikliği esas alınarak yapılan yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin 8 nolu kararın iptalini talep etmiştir. Davalı yan ise 4,5,6,7 nolu kararların iptali istemi yönünden, Maliye Bakanlığı’nın 22218 sayılı ve 02.03.1995 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 238 nolu tebliğinde işletmelerin kredi faiz giderlerinden dönem sonu stok maliyetine pay verilmesinin seçimlik bir hak olarak mükelleflerin inisiyatifine bırakıldığını, bilançoların gerçeği yansıtmakta olduğunu; 8 nolu kararın iptali talebi yönünden ise, 30 yıl boyunca mevcut duruma karşı çıkılmadığını, dava tarihi itibariyle iptal talebinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Bu durumda, dava konusu 4, 5, 6, 7 nolu kararlar yönünden iptal istemine gerekçe gösterilen sebebe ilişkin incelemenin özel veya teknik bilgiye muhtaç olduğu, şirket maliyesi konusunda uzman bir bilirkişi/bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeksizin, tek başına hukukçu bir bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora itibar edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

(2) Bozma sebep ve şekline göre birleşen davada davacı … … vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) Bozma sebep ve şekline göre birleşen davada davacı …… vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...