Adli Davada Beraat İdareyi Etkiler mi?

DANIŞTAY Onikinci Daire
Esas No : 2007/506
Karar No : 2009/869Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Milli Eğitim Bakanlığı
Karşı Taraf
Vekili : Av. …, Av. …
İsteğin Özeti : Bursa 1. İdare Mahkemesinin 11.10.2006 günlü, E:2006/2282, K:2006/1499 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti : Temyizi istenen karann usul ve kanuna uygun olduğu,ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: Demet Özen
Düşüncesi : İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savası : H.Gül Yılmaz
Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması hafinde, yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının, ancak, mahkemece bozma esaslanna uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkün olup, idare mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusunun reddi ile Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
Dava; öğretmen olan davacının, 657 sayılı Yasanın 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 3.12.2003 günlü işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Bursa 1. İdare Mahkemesince Danıştay Onikinci Dairesinin 11.4.2006 günlü, E:2005/2079, K:2006/1368 sayılı bozma kararına uyularak verilen 11.10.2006 günlü, E:2006/2282, K:2006/1499 sayılı kararla; davacının “zorla kadın kaçırıp alıkoymak ve zorla ırza geçmeye teşebbüs etmek” suçundan yapılan yargılamasında Bursa 5.Ağır Ceza Mahkemesince beraatine karar verildiği, ceza mahkemesince müsnet suçun unsurlarının oluşmadığına hükmedildiğinden, davacının bu eylemi nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Davalı idare, İdare Mahkemesi kararının hukuk ve usule uygun olmadığını öne sürmekte ve temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
4.7.2006 gün ve 26218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1. maddesinde; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlarına fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlan sebebiyle görevleriyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalan ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 68 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerine göre verilmiş yer değiştirme cezaları ve 69 uncu maddesine göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları ile emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere; kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında 23.4.1999 tarihinden 14.2.2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile affedilmiştir denilmek suretiyle Kanunun kapsamı belirlenmiş, 2.maddesinde ise; bu Kanun kapsamına giren ve 23.4.1999 tarihinden 14.2.2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarına bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargı merciilerine başvurmuş olanlardan bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde dosyanın bulunduğu yargı merciine müracaat etmek suretiyle davaya devam etmek istediklerini bildirmeyenlerin davaları hakkında, görülmekte olan davalarda davayı gören mahkemece, karar temyiz edilmiş ise Danıştayca, karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına karar verilir, vekalet ücretine hükmedilmez, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde davaya devam etmek istediklerini bildirenlerin davalannın görülmesine devam olunur. Ancak, davanın davacının aleyhine sonuçlanması halinde bu Kanunla getirilen af hükümleri uygulanır hükümlerine yer verilmek suretiyle görülmekte olan davaların nasıl sonuçlandıracağı hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
5525 sayılı Kanunla af dışı bırakılan suçlar aynı zamanda Türk Ceza Kanununa göre de suç olduğundan, bu suçlardan dolayı yapılan soruşturma sonucu, disiplin kurulu kararı
ile kurumlarıyla sürekli ilişkileri kesilen kamu görevlilerinin af yasasından yararlanabilmeleri için anılan suçlardan ceza yargılaması sonucunda hüküm giymemiş olmaları gerekir.
Esasen, 657 sayılı Devlet Memurlar Yasasının 48. maddesinin A/5 bendi, bu suçlardan hüküm giyenlerin memurluğa alınmalarını yasaklamış ve memurlukları sırasında memur olma koşullarını kaybeden kamu görevlilerinin de memuriyetlerinin sona ereceği aynı Yasanın 98/b maddesinde belirtildiğinden, söz konusu suçlardan hükümlü bulunanların memur olarak görevlerine devam etmeleri veya memurluğa yeniden alınmaları mümkün değildir.
Bu durumda, disiplin suçu nedeniyle kurumlarıyla sürekli olarak ilişiği kesilmiş olan kamu görevlilerinden, 5525 sayılı Kanunda belirtilen suçlar nedeniyle haklarında adli yargıda dava açılmayan veya dava açılmakla birlikte mahkumiyet kararı olmayanlar af yasası kapsamına alınmış bulunmaktadır.
Olayda, öğretmen olan davacının, bir öğrencisinin annesini otosuna bindirdikten sonra Kocayayla’ya götürdüğü ve orada zorla ırzına geçmeye çalıştığı iddiası üzerine açılan soruşturma sonucunda dava konusu işlemle Devlet memurluğundan çıkarıldığı ve aynı iddialar nedeniyle “Zorla kadın kaçırıp alıkoymak ve zorla ırza geçmeye teşebbüs etmek” suçundan yapılan yargılamasında Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2005 günlü, E:2005/350, K:2005/297 sayılı kararıyla beraat ettiği anlaşılmıştır.
Davaya devam edilmesi istemiyle dilekçe vermediği anlaşılan davacının, üzerine atılı disiplin suçunun 5525 sayılı Yasa uyarınca af kapsamında olup olmadığının tespiti açısından, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ve söz konusu beraat kararının kesinleşmiş olması halinde karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken bu yönde araştırma ve inceleme yapılmaksızın verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır:
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Bursa l.İdare Mahkemesince verilen 11.10.2006 günlü, E:2006/2282, K:2006/1499 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin l/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 18.2.2009 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Davacının üzerine atılı disiplin suçunun niteliği itibariyle 5525 sayılı Yasa kapsam dışında olduğu, bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...