ZİMMET VE HİZMET NEDENİYLE EMNİYETİ SUİSTİMAL SUÇU

HAK YOKSUNLUKLARININ KENDİLİĞİNDEN ORTADAN KALKMAYACAĞI – HAK YOKSUNLUKLARININ GİDERİLEBİLMESİNİN ANCAK YASAKLANMIŞ HAKLARIN GERİ VERİLMESİ MÜESSESESİ İLE MÜMKÜN BULUNDUĞUNUN GÖZETİLMESİ GEREĞİ

T.C YARGITAY
5.Ceza Dairesi
Esas: 2017 / 593
Karar: 2017 / 851
Karar Tarihi: 08.03.2017

ÖZET: Özel Kanunlar tarafından hapis cezasına bağlanan hak yoksunluklarının kendiliğinden ortadan kalkmayacağı, özel kanunlardan kaynaklanan bu hak yoksunluklarının giderilebilmesinin ancak yasaklanmış hakların geri verilmesi müessesesi ile mümkün bulunduğu nazara alındığında, hükümlünün talebi hususunda işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması gerekir.

(5237 S. K. m. 43, 53, 62, 155, 168, 247, 248) (5352 S. K. m. 12, 13/A) (1163 S. K. m. 56) (2839 S. K. m. 11)
Zimmet ve hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247/1, 43/1, 248/2, 62/1, 155/2, 43, 168/1. ve 62 maddeleri gereğince 2 yıl 7 ay 7 gün hapis, 4 ay 5 gün hapis ve 34,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/02/2006 tarihli ve 2005/442 esas, 2006/62 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün memnu hakların iadesine ilişkin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/02/2016 tarihli ve 2016/247 değişik iş sayılı kararının;
Mahkemece, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun tatbiki neticesinde verilen mahkumiyet hükümlerinin tamamen infazı neticesinde hak yoksunluklarının kendiliğinden ortadan kalkacağından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/1. maddesi ile hapis cezasının kanuni sonucu olarak hükümlünün a, b, c, d ve e bentlerinde sayılı haklardan yoksun bırakılacağının düzenlendiği, 53/2. maddede ise mahkum olunan hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar bu hakların kullanılamayacağının belirtildiği, dolayısıyla 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. maddesi ile hapis cezasının kanuni sonucu olarak bir kısım haklara ilişkin yoksunluğun aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün infaz edilmesi ile birlikte herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden ortadan kalkacağı, bu nedenle kanun koyucu tarafından 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun’un dışındaki kanunların tatbiki neticesinde ortaya çıkan hak yoksunlukları ifadesinin kullanıldığı,
Buna karşın mevzuatta yer alan bazı özel kanunlarda, belirli bir sürenin üzerindeki yahut bir kısım suç tiplerinden verilen hapis cezalarına mahkumiyetin sonucuna bazı hak yoksunluklarının bağlandığı, bu kapsamda 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 56/3. maddesine göre zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hüküm giyenlerin Kooperatif Yönetim Kurulu Üyesi olamayacağının belirtildiği, benzer şekilde 2839 sayılı Milletvekili Seçilme Kanunu’nun 11. maddesinde toplam bir yıl veya daha fazla hapis veya süresi ne olursa olsun ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanların Milletvekili seçilemeyeceklerinin düzenlendiği, bunun yanında 5352 sayılı Adli Sicil Kanunun 12. maddesinde adli sicil arşiv kaydının yasaklanmış hakların geri alınması kararı alındıktan 15 yıl geçmesi üzerine silinebileceği şeklinde düzenleme getirildiği, özel Kanunlar tarafından hapis cezasına bağlanan bu tür hak yoksunluklarının, mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı Kanun’da yer alan suçlardan olması durumunda dahi 5237 sayılı Kanun’un 53/1. maddesinden kaynaklanmaması sebebi ile 53/2. maddesi uyarınca kendiliğinden ortadan kalkmayacağı, özel kanunlardan kaynaklanan bu hak yoksunluklarının giderilebilmesinin ancak 5352 sayılı Kanun’un 13/A maddesinde düzenlenen yasaklanmış hakların geri verilmesi müessesesi ile mümkün bulunduğu nazara alındığında, hükümlünün talebi hususunda işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 21/12/2016 gün ve 94660652-105-54-7587-2016-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/02/2016 gün ve 2016/247 Değişik İş sayılı kararın CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat