YARDIM NAFAKASI DAVASI

HÜKMEDİLEN NAFAKANIN HÜKÜMDE VE GEREKÇEDE YANILGILI OLARAK İŞTİRAK NAFAKASI OLARAK NİTELENDİRİLMİŞ OLMASI – HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI

T.C YARGITAY
3.Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 15253
Karar: 2017 / 3379
Karar Tarihi: 20.03.2017

ÖZET: Mahkemece, hükmedilen nafakanın hükümde ve gerekçede yanılgılı olarak iştirak nafakası olarak nitelendirilmiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki, kanuna uygun olmayan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

(4721 S. K. m. 328, 364, 365)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, dava dışı annesi ile davalı babasının 1999 yılında boşandıklarını, kendisinin halihazırda reşit olup… Ünv. Psikoloji Bölümü’nde eğitim gördüğünü ve çalışmadığını, geliri olmadığından aylık 500 TL nafakanın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, özel bir maden şirketinde çalıştığını, sağlık sorunları olması nedeniyle sürekli çalışamadığını, aylık 1.300-1.400 TL geliri bulunduğunu, ancak 250 TL nafaka ödeyebileceğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere mükerrer ödemeye sebep olmamak kaydıyla aylık 250 TL’lik yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı dava tarihi olan 10.12.2015 tarihi itibariyle reşit olduğundan açılan dava iştirak nafakası olmayıp, TMK’nun 328/2 ve 364 /1 vd. maddelerinde ifadesini bulan yardım nafakası davasıdır.
Nitekim Türk Medeni Kanununun 364/1. maddesine göre; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt soyuna nafaka vermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 365.maddesinin 2. fıkrasında davanın; davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibaret olduğu düzenlenmiştir.
Bu bağlamda; mahkemece, gerekçede TMK’nun 328/2 maddesinden bahsedilmek suretiyle hükmedilen nafakanın hükümde ve gerekçede yanılgılı olarak iştirak nafakası olarak nitelendirilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Ne var ki, kanuna uygun olmayan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün gerekçesinin 4. paragrafında yer alan “…Açılan dava, öğrenim hayatı devam eden öğrenci lehine iştirak nafakası talebine yöneliktir:..’’ ifadeleri ile hükmün 1. bendinde yer alan “…aylık 250,00 TL iştirak nafakası takdirine…’’ ifadelerinin gerekçe ve hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle yerine gerekçe ve hükme eklenmek üzere, hükmün gerekçesinin 4. paragrafına ’’Açılan dava, öğrenim hayatı devam eden öğrenci lehine TMK’nun 328/2 ve 364. maddeleri gereğince yardım nafakasına hükmedilmesi talebine yöneliktir:..’’ ifadeleri ile hükmün 1. bendine’’…aylık 250,00 TL yardım nafakası takdirine…’’ ifadelerinin yazılması suretiyle mahkeme gerekçesi ve hükmünün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat