Yağma Suçu Nedir? Unsurları Nelerdir?

Zilyetliğin İadesi İstemi ve El Atmanın Önlenmesine İlişkin Dava Dilekçesi Örneği

Yağma Suçu Nedir? Unsurları Nelerdir?

Suçun Tipiklik Unsuru

Türk Ceza Kanunu’nun 148/1. maddesinde “malın yağması”, “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunul­mazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğin­den ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınması­na karşı koymamaya mecbur kılmak” şeklinde, 148/2. maddede ise “senedin yağması”, “Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir sene­di veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir sene­din alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalama­ya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmek” şeklinde tarif edilmiştir.

Korunan Hukuki Yarar, Fail ve Mağdur

Yağma suçu, tıpkı hırsızlık suçundaki gibi zilyetliğin sağladığı hakları korur. Ancak farkı, yağma suçunda yalnızca eşya üzerindeki haklar ihlal edilmez; aynı zamanda kişinin özgürlüğüne ve güvenliğine de zarar verilmiş olur. Bu neden­le, yağma suçuyla hem taşınırlar üzerindeki zil­yetliğin sağladığı haklar hem de kişi özgürlüğü korunmaya çalışılmaktadır.174

Suçun faili herkes olabilir. Suç, fail yönün­den herhangi bir özellik göstermemektedir.

Suçun mağduru ise malı alınan; malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mec­bur bırakılan kişidir.

Suçun Konusu

Yağma suçunun konusunu yal­nızca taşınır mallar veya senedin yağması suçunda senet ya da se­netle ilgili belgeler oluşturabilir.

Zira tıpkı hırsızlık suçunda olduğu gibi Ka­nun “Alma” hareketinden bahsetmektedir. “Alma” ise yalnızca taşınırlar için söz konusu olabilir.

Suçun Maddi Unsuru

Suçun maddi unsurunu, cebir veya tehditle bir malın alınması oluşturmaktadır. Suç bileşik suç olduğundan, yağma suçunun içerisinde “ce­bir veya tehdit” ile “alma (hırsızlık)” birleşmiştir.

Cebir hafif veya ağır olabilir. Tehdit ise “ken­disinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleşti­receği ya da malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağını beyan” şeklinde olmalıdır. Bu cebir veya tehdidin illa malın zilyedine karşı yapılmış olması şart değildir. Mağdurun yakınına yönelik cebir veya tehditle de bu suç işlenebilir.

Öte yandan, Kanun’un 148/3. maddesine göre, “Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır. ”

Yağma suçu, seçimlik hareketli bir suç olup, suçun ihmali davranışla işlenebilmesi de müm­kün değildir.

Suç, tehdit veya cebir dolayısıyla malın tes­lim edilmesi veya alınmasına karşı konulması ile birlikte oluşur. Hırsızlığın aksine, yağmada, al­manın gerçekleşmesi için failin malı egemenlik alanına sokması zorunlu değildir. Suç, neticesi harekete bitişik suçtur. Mağdurun mukavemeti kırıldığında, alma gerçekleşmiş ve suç tamam­lanmış olur. Mağdurun malvarlığı da o anda za­rara uğrar.

Suçun Manevi Konusu

Suç, ancak kasten işlenebilecek bir suçtur. Kanun, yağma suçu bakımından özel kast (saik) aramamış olmakla birlikte, doktrinde, hırsızlık suçunda olduğu gibi yağma suçunda da failin faydalanmak maksadıyla malı alması gerektiği kabul edilmektedir. Yargıtay da aynı görüştedir.

Ayrıca malın yağması suçunda kast, cebir veya tehdidi de senedin yağması suçunda ise senedin borç doğurucu nitelik taşımasını da kap­samalıdır.

Suçun Hukuka Aykırılık Unsuru

Yasa’da hırsızlık suçu için öngörülen özel zorunluluk hâli durumu (TCK m. 147) yağma suçu için kabul edilmemiştir. Ancak yağma suçu bakımından da genel hükümlerde düzenlenmiş olan zorunluluk hali durumunun söz konusu olabileceğini kabul etmek gerekir. Örneğin, ağır hasta çocuğunu tedavi ettirebilmek için paraya ihtiyaç duyan babanın, cebir veya tehdit kullana­rak mağdurun bileziklerini alması hâlinde durum böyledir.

Suçun Nitelikli Hâlleri

Suçun Ağırlaştırıcı Sebepleri

  1. a) Suçun; silahla, kişinin kendisini tanın­mayacak bir hale koyması suretiyle, yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde, var olan veya var sayılan suç ör­gütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yarar­lanılarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksa­dıyla, gece vaktinde işlenmesi, Kanun’un 149/1. maddesinde ağırlaştırıcı sebep olarak düzenlen­miştir.

Suçun Hafifletici Sebepleri

  1. Suça konu malın değerinin az olması,
  2. Suçun, bir hukuki ilişkiye dayanan ala­cağın tahsili amacıyla işlenmiş olması da yağma suçunun hafifletici sebepleridir.

Bu durumda fail hakkında an­cak tehdit veya cebir kullanması hâlinde duruma göre sadece ya tehdit ya da kasten yaralama su­çundan cezaya hükmolunur.

Suçun Özel Görünüş Şekilleri

Teşebbüs

Yağma suçuna teşebbüs mümkündür. Fai­lin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra, elinde olmayan nedenlerle, malı kendi egemenlik alanına sokamadığı du­rumlarda, yağma suçuna teşebbüs söz konusu olur.

İçtima

Türk Ceza Kanunu’nda yağma başlığı altın­da tanımlanan suç aslında cebir veya tehdit kul­lanılarak hırsızlık yapılmasından ibarettir. Ancak yasa koyucu, Kanun’da bağımsız olarak tanım­ladığı hırsızlık, cebir ve tehdit suçlarını bir araya getirerek, bu suçlardan tamamen bağımsız bir yapıda olan ve ayrı bir ad altında başka bir suç ihdas etmiştir. Bu suç, suçların içtimai şekillerin­den biri olan bileşik suça örnek teşkil etmekte­dir.

Konuta girilerek yağma suçunun işlenmesi hâlinde ise konut dokunulmazlığının ihlali suçu yağma suçunun ağırlaştırıcısı hâline gelir ve yine bir bileşik suç durumu söz konusu olur. Bu du­rumda da faile ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ötürü ceza verilmez.

Öte yandan, yağma suçunda Kanun’un 43/3. maddesi gereğince zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanamaz. Yağma suçundaki cebir, basit yaralama sayılacak ölçüde olduğunda suçun unsuru kapsamında olduğundan, faile ayrıca bir de bu suçtan ötürü ceza verilmez. Ancak 149/2. madde ge­reğince yağma suçunun işlenmesi sırasında ayrıca kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağır­laşmış halleri gerçekleşirse, faile ayrıca kasten yaralama suçundan ötürü ceza verilir.

Suçun, mağdurun özgürlüğünün kısıtlanarak işlenmesi durumuna ise özellikle dikkat edilmesi ge­rekir. Böyle bir durumda gerçek içtima yapılarak, fail hem yağma hem kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı cezalan­dırılır.

Yağma suçundaki cebir, basit yaralama sayılacak ölçüde olduğunda suçun unsuru kap­samında olduğundan, faile ayrıca bir de bu suç­tan ötürü ceza verilmez. Ancak 149/2. madde gereğince yağma suçunun işlenmesi sırasında ayrıca kasten yaralama suçunun neticesi sebe­biyle ağırlaşmış halleri gerçekleşirse, faile ayrıca kasten yaralama suçundan ötürü ceza verilir Bu yönüyle suçlar bakımından gerçek içtima söz ko­nusu olur.

İştirak

Yağma suçu iştirak bakımından herhangi bir özellik taşımamaktadır.

Leave a Reply

Call Now Button
WhatsApp chat