İlgili Yasa

VASİNİN ATANMASI

A.Koşulları

Genel olarak

TÜRK MEDENİ YASASI MADDE 413.- Vesayet makamı, bu görevi ya­pabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar.

Gereken durumlarda, bu görevi birlikte veya vesayet makamı tarafından belirlenen yetkileri uyarınca ayrı ayrı yerine getirmek üzere birden çok vasi atanabilir.

Rızaları bulunmadıkça birden çok kimse vesayeti birlikte yürütmekle gö­revlendirilemez.

Eşin ve hısımların önceliği

MADDE 414.- Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle*eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerle­rinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.

III.   İlgililerin isteği

MADDE 415.- Haklı sebepler engel olmadıkça, vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır.

Vasiliği kabul yükümlülüğü

MADDE 416.- Vesayet altına alınan kimsenin yerleşim yerinde oturan­lardan vasiliğe atananlar, bu görevi kabul etmekle yükümlüdürler.

Aile meclisince atanma halinde vasiliği kabul yükümlülüğü yoktur.

Vasilikten kaçınma sebepler

MADDE 417.- Aşağıdaki kişiler vasiliği kabul etmeyebilirler.

  1. Altmış yaşını doldurmuş olanlar,
  2. Bedensel özürleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güç­lükle yapabilecek olanlar,
  3. Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,
  4. Üzerinde vasilik görevi olanlar,
  5. Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri, hakimlik ve savcılık mesleği mensupları.
  6. Vasiliğe engel olan sebepler?

MADDE 418.- Aşağıdaki kişiler vasi olamazlar:

  1. Kısıtlılar
  2. Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,
  3. Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,
  4. İlgili vesayet daireleri hâkimleri
    B. Atama usulü
  5. Vasinin atanması

MADDE 419.- Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür.

Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir, ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur.

Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır.

Geçici önlemler

MADDE 420.- Vesayet işleri zorunlu kıldığı takdirde vesayet makamı, vasinin atanmasından önce re’sen gerekli önlemleri alır; özellikle, kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırabilir ve ona bir temsilci ata­yabilir..

Vesayet makamının kararı ilan olunur.

III.   Tebliğ ve ilan

MADDE 421.- Atama kararı vasiye hemen tebliği olunur. Kısıtlamaya ve vasi atamasına veya kısıtlanan velayet altında bırakılmışsa buna ilişkin karar, kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur.

Kaçınma ve itiraz

Usul

MADDE 422.- Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.

İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak (10) gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu iler sürebilir.

Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.

Geçici görev

MADDE 423.- Vasiliğe atanan kimse, vasilikten kaçınmış veya atanma­sına itiraz edilmiş olsa bile, yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait gö­revleri verine getirmekle yükümlüdür.

Karar

MADDE 424.- Denetim makamı, vereceği kararı vasiliğe atanmış olan kimseye ve vesayet makamına bildirir.

Vasiliğe atananın görevden alınması halinde vesayet makamı, hemen yeni bir vasi atar.

Görevin verilmesi

MADDE 425.- Atama kararı kesinleşince vesayet makamı vasinin göreve başlaması için gerekli işlemleri yapar.

Açıklama

Yeni Medeni Yasa 413. maddesiyle başlayan dördüncü kısmında vasinin atanması ile ilgili kurallar öngörmektedir. Buna göre, vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi, vasilik görevini yapabilecek yeteneğe sahip (reşit) ergin bir kişiyi vasi olarak atayacaktır. Gerektiği takdirde birden çok kişi de vasi tayin edilebilecektir. Ancak, birden çok vasi tayininde, bu kişilerin birlikte görev yap­maları için (rızalarının) izinlerinin alınması da zorunludur. Aksine durumda bir­likte çalışmaya zorlanamayacaktır.

Mahkeme vasi tayin ederse, öncelikle vesayet altına almanın eşini, eşi yoksa yakınlarından yani hısımlarından birini vasi olarak atayacaktır. Ancak atanacak kişilerin vasiliğe engel hallerinin bulunmaması da göz önünde tutula­caktır. Bundan başka, vasi atamasında, vesayet altına alınacak kişinin gösterdiği, yahut ana veya babasımn önerdiği kişinin vasi olması göz önüne alınacaktır.

Vesayet altına almanın yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananların görevi kesinlikle kabul etmeleri zorunludur. Aile meclisince atanmada bu kural uygulanmayacaktır.

Vasilikten kaçınma nedenleri yeni yasanın 417. maddesinde sırayla belir­tilmiştir. Yürürlükten kaldırılan yasanın 367. maddesinde “Vasilikten itizar ede­bilme” olarak gösterilmişti. Yeni Yasada, üzerinde vasilik görevi olanların kaçı­nabilecekleri benimsenmiştir. Kaldırılan eski yasada kaçınma için üzerinde 2 vesayet bulunma şart koşulmuştu. Yeni Yasa tek vasilik görevi olanların vasiliği kabul etmeyebileceklerini kabul etmekle, vasiliğe verdiği önemi göstermiştir. Bundan başka, Eski Yasada, Millet Vekilleri, Bakanlar, Yargıtay Başkan ve üyelerinin vasiliği kabul etme yükümlülüklerinin bulunmadığı yani kaçınabile­cekleri hüküm altına alındığı halde, Yeni Medeni Yasa da Cumhurbaşkanı, Tür­kiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri, Hakimlik ve Savcılık mesleği mensuplarının vasiliği kabul etmeyebilecekleri öngörülmüş, Cumhur­başkanı ve hakimlik ve savcılık mesleği mensuplarına vasiliği kabul etmeme hakkı tanınmıştır.

Vasiliğe engel olan nedenler Yeni Yasada 418. maddede açıklanmıştır. Eski Yasada bu hüküm 368. madde ile belirtilmiş olup maddede bir değişiklik bulunmamaktadır. Sadece, dil daha sadeleştirilmiş ve herkesin anlayacağı bir konuma Yeni yasayla getirilmiştir. Kısıtlılar, Kamu hizmetinden yasaklılar, kötü hayat yaşayanlar (yani haysiyetsiz hayat sürenler) vesayet altındaki kişi ile ya­rarları çatışanlar, aralarında düşmanlık bulunanlar, ve vesayet daireleri yani Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimleri vasi olamayacaklardır. Vesayet Daireleri tabirinden vesayet altına alınanla ilgili Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemelerim ve bu Mahkemelerin hakimlerini anlamak gerekir.

Sulh Hukuk Mahkemesi yani vesayet makamı vasi tayininden önce de ge­rektiğinde icap eden önlemleri alabilecek, kısıtlaması istenen kişinin fiil ehliye­tini geçici nitelikte kaldırarak kendisine bir temsilci de atayabilecektir. Bu işler ihtiyati tedbir niteliğinde önlemlerdir.

Vasi tayin kararı vasiye tebliğ olunacak, kısıtlama ve vasi tayin karan kı­sıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ayrıca ilan olunacaktır.

Vasi tayin kararının vasiye tebliğ edildiği günden itibaren 10 gün içinde vasi tarafından (itizar) vasilikten kaçınma hakkı kullanılabilir. Bundan başka vesayetle ilgili herkes vasi atama kararını öğrendiği günden itibaren yine 10 gün içinde atamanın yasaya aykırı itirazında bulunabilir. Sulh Hukuk Mahkemesi kaçınma veya itiraz nedenlerini inceler, haklı bulursa, yeni bir vasi atar. İtiraz ve kaçınma nedenlerini yerinde görmediği takdirde taleplerin reddine dair görüşü yani kararı ile birlikte vasi atama dosyasını denetim makamı olan o yerin Asliye Hukuk Mahkemesine gönderir. Asliye Hukuk Mahkemesi, dosya üzerinde ince­leme yapar, vereceği karan vasiliğe atanmış kimse ile Sulh Hukuk Mahkemesine tebliğ ile bildirir. Eğer Asliye Hukuk Mahkemesince vasiliğe atanan görevden alınmışsa, Sulh Hukuk Mahkemesi ivedi olarak yeni bir vasi ataması yapacaktır. Aksine durumda, Asliye Hukuk Mahkemesi itirazları haklı bulmadığı takdirde itiraz ve kaçınma reddolunup, Sulh Hukuk Mahkemesinin karan onaylanmış olacaktır. Atama kararı böylece kesinleşince vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi vasinin göreve başlaması işlemlerini yapacaktır.

Vasi atanması davasında görevli mahkeme neresidir?

Sulh Hukuk Mahkemesi, özel vesayet işlemlerinde Asliye Hukuk Mahke­mesi görevlidir.

Vasi atanması davasında yetkili mahkeme neresidir?

Küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerinde bulunan mahkeme, yetkili mah­kemedir.

Vasi atanması davasında davacı kimdir?

  1. Nüfus Müdür veya Memurları,
  2. İdari Makamlar (Vali ve Kaymakamlık gibi)
  3. Noterler,
  4. Mahkemeler,

Vesayeti gerektirir durumu, görevleri gereği, öğrendikleri takdirde, du­rumu ivedi olarak, bulundukları yer Sulh Hukuk Mahkemesine (Vesayet Maka­mına) bildireceklerdir.

  1. Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemeyen ergin (reşit) kişi,
  2. Özgürlüğü (hürriyeti) kısıtlayıcı cezayı yerine getiren makam (örneğin: ceza evi md.’lüğü), 1 yıl veya daha fazla süreli cezasını çekmeye başlayan hü­kümlüye bir vasi atanmasını Sulh Hukuk Mahkemesine (Vesayet Makamına)
Vasi atanması davasında davalı kimdir?

Bu tür davalarda davalı yoktur. Hasımsız açılır.

Vasi Atanma Koşulları Nelerdir?
  1. KÜÇÜKLÜK: Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınacaktır. (TMY. 404)
  2. KISITLAMA (HACİR):Akıl hastalığı,Akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için devamlı kendisine yardım gereken, yahut başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin (reşit) kişi kısıtlanır (Hacir altına alınır.) Kendisine bir vasi ata­nır. (TMY. 405)
  3. SAVURGANLIK, ALKOL VEYA UYUŞTURUCU MADDE BA­ĞIMLILIĞI, KÖTÜ YAŞAMA TARZI, KÖTÜ YÖNETİM: Bu nedenlerden biriyle, kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan yahut başkaları­nın güvenliğini tehdit eden her ergin (reşit) kısıtlanır ve kendisine bir vasi atanır.

(TMY. 406) Eski yasada bu sebepler, (israf, ayyaşlık, suihal, suiidare) ola­rak tanımlanmıştı.

  1. ÖZGÜRLÜĞÜ BAĞLAYICI CEZA: Bir yıl veya daha fazla süreli özgürlüğü (hürriyeti) bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin (reşit) kısıtlanır ve kendisine bir vasi atanır. (TMY. 407) Eski Yasada (hapis) olarak bu neden tanımlanmıştı.
  2. KENDİ İSTEĞİYLE: Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemeyen her ergin (reşit) kişi istemi ile, kısıtlanabilir ve kendisine bir vasi atanır. (TMY. 408) Eski Yasada bu neden, (ihtiyari hacir) olarak adlandırılmaktadır.
Vasi Atanması Davasında Göz Önünde Tutulacak Hususlar nelerdir?
  1. Yapılacak uyan veya başvuru üzerine vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi, duruşma günü belirler.
  2. Vesayet altına alınacak ile vasi adayının aile nüfus kayıtlarını getirtir.
  3. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim veya kendi isteği ile kısıtlamada, kısıtlanacak kişi de duruş­maya çağrılıp dinlenilecektir. Bu bir zorunluluktur.
  4. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlamaya ancak, Resmi sağlık kurulu raporu alınmak suretiyle karar verilecektir.
  5. Hakim, kısıtlama karan vermeden önce, sağlık kurulu raporunu incele­yecek ve kısıtlanması istenileni huzuruna cağınp dinleyecektir.
  6. Kısıtlama kararı kesinleştiğinde, ivedilikle, kısıtlanan kişinin yerleşim yerinde ve nüfusta kayıtlı bulunduğu yerde ilan edilecektir.
  7. Kısıtlama karan ilan edilmemişse, 3. kişileri bağlamayacak yani 3. kişi­ler kısıtlamadan etkilenmeyeceklerdir.
  8. Kısıtlanma koşulları oluşmuşsa, önce kişinin kısıtlanmasına, karar veri­lecek aynı kararla da bir vasi atanacaktır.
  9. Verilen karann bir sureti vasi tayin edilene tebliğ olunacaktır. Ayrıca vasinin yerleşim yerinde bu karar ilan edilecektir.
  1. Dava basit yargılama usulüne bağlıdır.
  2. Dava her türlü delille ispatlanabilir.
  3. Kısıtlama ve vasi atama kararı vasiye tebliğden itibaren 10 gün geç­tikten sonra kesinleşecektir. 10 gün içinde vasi tarafmdan itiraz edilmediği tak­dirde, aynca 3. kişilerce de itiraz yapılmamışsa, vasiye devir ve teslim işleri ya­pılacak, vasi görevine başlayacaktır.
  4. Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektiriyorsa, özellikle, bir ortak­lık, bir işletme veya benzeri işler için vesayet bir aileye verilebilecektir. Bu hal Bu durumda, vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesinin yetki ve görevi ve sorumluluğu bu iş için kurulacak aile meclisine geçecektir.
  5. Özel vesayet, denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesince ku­rulacaktır. Bu vesayetin kurulması için; medeni hakları kullanma yani yeni deyi­miyle fiil ehliyetine sahip iki yakın hısımı (akrabası) örneğin, kardeşleri, çocuk­ları, ana ve babası gibi hısımı yahut bir akrabası ile eşinin istemi yani başvurması
  6. Özel vesayette, aile meclisi, vesayet altındaki kişinin vasiliğe engel hali olmayan 3 (akrabası) hısımından oluşacak ve denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesince tayin olunacaktır. Aile meclisinin görev süresi 4 yıldır. Mahkemece, vesayet altına almanın eşi de aile meclisine seçilebilecektir.
  7. Aile meclisi görevini yapmazsa, vesayet altındaki kişinin yararları ge­rektiriyorsa, denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi aile meclisini de­ğiştirebilecek yahut tamamen sona erdirebilecektir.
Kimler Vasi Olamazlar?
  1. Kısıtlılar (vesayet altında bulunanlar),
  2. Kamu hizmetlerinden yasaklılar,
  3. Haysiyetsiz hayat sürenler,
  4. Vesayet altına alınanla kavgalı (düşman) olanlar,
  5. Vesayet altına alınanla, yararlan çatışanlar,
  6. İlgili Vesayet Daire Hakimleri (Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahke­
    mesi Hakimleri),

vasi tayin edilemezler (TMY. 418).

Vasi Atandıkları Halde Vasilikten Kaçınabilme Hakkı Olanlar Kimlerdir?
  1. 60 yaşını doldurmuş olanlar,
  2. Bedensel özürleri veya devamlı hastalıkları nedeniyle vasilik görevini zorlukla yapabilecekler,
  3. Dörtten fazla çocuğu bulunanlar yani bunların velisi olanlar,
  4. Yapmakta oldukları vasilik görevi olanlar,
  5. Cumhurbaşkanı,
  6. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri (yani Milletvekilleri)
  7. Bakanlar Kurulu üyeleri (bakanlar),
  8. Hakimler,
  9. Savcılar (yani Hakimlik ve Savcılık mesleğinde olanlar)

Vasiliği kabul etmeyebilirler. Bu gibi kişiler vasi tayin kararlarının kendi­lerine tebliğinden itibaren (10) gün içinde Sulh Hukuk Mahkemesine özür bildi­rebilirler. Sulh Hukuk Mahkemesi özrü kabul ettiği takdirde, vasi tayin kararını kaldırarak yeni bir vasi atayacaktır. Özür kabul edilmezse, bu husustaki görüş ve gerekçesini bildiren kararıyla dosyayı denetim makamı olan Asliye Hukuk Mah­kemesine gönderecektir. Asliye Hukuk Mahkemesince dosya üzerinde yapılacak inceleme sonunda verilecek kararın bir sureti ile dosya tekrar Sulh Hukuk Mah­kemesine iade edilecektir. Kararın bir örneği de vasiye tebliğ olunacaktır. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararda vasinin özrü yerinde görülmüşse, Sulh Hukuk Mahkemesi hemen yeni bir vasi atayacaktır.

Vasi Atanmasına İtiraz Nasıl Olur?
  1. Vasiliğe atanan kişi, kararın kendisine tebliğinden itibarin 10 gün içinde vasilikten kaçınma (çekinme) hakkını kullanabilir.
  2. Vesayetle ilgili herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden itibaren 10 gün içinde itiraz ederek atamanın Yasaya aykırılığını ileri sürebilir. Bu hususta vesayet makamı olan Sulh hukuk Mahkemesine yazdı olarak itirazını yapması gerekecektir. Sözlü itirazının da tutanağa geçirilip imzalanmasında bir sakınca yoktur. Zira, Yasa koyucu sadece itirazdan bahsetmiş, biçimini açıklamamıştır.

Sulh Hukuk Mahkemesi itirazı inceler, gerekirse itirazcıyı dinler, itirazı yerinde görürse, kabul ederek yeniden bir vasi atar, itirazı haklı bulmazsa o za­manda, itirazın reddine dair kararıyla dosyayı denetim makamı olan Asliye Hu­kuk Mahkemesine gönderir. Asliye Hukuk Mahkemesince, dosya üzerinde ince­leme yapılır. İtiraz yerinde bulunursa, bu hususta vereceği karan dosyayla bir­likte geri Sulh Hukuk Mahkemesine verir. Sulh Hukuk Mahkemesince hemen yeni bir vasi ataması yapılır. İtirazın kabulü, vasi atamasının yasaya aykırı olması koşuluna bağlıdır. İtiraz haklı bulunmazsa, reddolunarak Sulh Hukuk Mahkeme­sinin kararı tasdik olunur. Bu karar kesindir.

Vasi Atanmasında Göz Önünde Bulundurulması Gereken Hususlar Nelerdir?
  1. Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi, vasilik yapabilecek ki­şiyi vasi olarak atayacaktır. Vasi atanacak kişi ergin (reşit) olmalıdır.
  2. Birden çok vasi tayin edilebilir.
  3. Birden çok kimsenin vesayeti birlikte yürütmelerine karar verilebilmesi için bu kişilerin mahkemece izinlerinin (rızalarının) alınması zorunludur.
  4. Vasi atanmasında, mahkemece öncelikle, vesayet altına alınacak kişinin;
  1. Eşi,
  2. Yakın hısım (akraba)’lanndan biri

vasi olarak atanacaktır. Ancak bu kişilerin vasilik koşullarına sahip bu­lunmaları gerekecektir.

  1. Öncelikle, vasi atamasında, vesayet altına alınanın veya bu kişinin ana veya babasının gösterdiği kişiler göz önünde tutulacaktır.
  2. Vesayet altına alınanın yerleşim yerinde oturanlar, vasiliğe atandıkları takdirde, bu görevi kabul etmek zorundadırlar.
  3. Aile meclisince atanma halinde kabul zorunluluğu yoktur. Burada zo­runluluk mahkemece atama haline mahsus tutulmuştur.
  4. Zorunlu hallerde, henüz ergin (reşit) olmayanlar da kısıtlanabilecek, an­cak bu karar ergin (reşit) olduktan sonra sonuç doğuracaktır.
  5. Ergin (reşit) çocuklar kısıtlanmışsa, bunlara vasi atanmayıp velayet al­tında bırakılacaklardır.
  1. Mahkemece, vasinin atanmasından önce, gerektiğinde, lüzumlu ön­lemler alınacaktır, kısıtlanması istenilen kişinin medeni hakları kullanma ehliyeti, yeni adıyla fiil ehliyeti geçici olarak kaldırılabilir, ve ona bir temsilci atanabilir. Bu karar ilan olunur.
  2. Kısıtlama ve vasi atama, yahut kısıtlanan velayet altında bırakılmışsa, bu husustaki kararlar, kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı bulunduğu yerde olağan vasıtalarla ilan olunacaktır.
  3. Vasi tebliğinden itibaren 10 gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. İlgililer de atanmayı öğrendikleri günden itibaren 10 gün içinde iti­razda bulunabilirler.
  4. Vasiliğe atanan, itiraz veya kaçınma sonuçlanıncaya kadar görevlerini yapmak zorundadır.
  5. Atama kararı kesinleşince, vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahke­mesi, vasinin göreve başlaması için gereken işlemleri yapacaktır.
  6. Vasi, iki yıl görev yapmak üzere atanacaktır.
  7. Sulh Hukuk Mahkemesi, iki yıllık süre dolduğunda, bu süreyi her defa­sında ikişer yıl uzatabilecektir.
  8. Vasi, 4 yıl görev yaptığı takdirde, vasilikten kaçınma hakkını kullana­bilecek, vasilikten çekilebilecektir.
  9. Vasi, ücret talep edebilir. Ödenecek ücret vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesince karara bağlanır ücret ödenmesinde, her hesap dönemi göz önünde tutulacaktır.
  10. Vasiye ödenecek ücret, vesayet altındaki kişinin mal varlığından, buna imkan yoksa, Hazineden karşılanacaktır.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...