KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI

Koşulları

TÜRK MEDENİ YASASI MADDE 432.- Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, al­kol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle topluma için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması halinde, tedavisi, eği­timi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Gö­revlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevli­leri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur.

İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.

Yetki

MADDE 433.- Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerleşim yeri veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bulunduğu yer ve­sayet makamına aittir.

Yerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı, kurumdan çı­karmaya da yetkilidir.

Bildirimin yükümlülüğü

MADDE 434.- Kısıtlı bir kişi bir kuruma yerleştirildiği veya alıkonul­duğu ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin alınmasına gerek görüldüğü takdirde, kişinin bulunduğu yer vesayet makamı veya özel kanunlarda öngörülen ilgililer, durumu yerleşim yeri vesayet makamına bil­dirmekle yükümlüdürler.

İtiraz

MADDE 435.- Kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, verilen karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim maka­mına itiraz edebilirler.

Bu hak, kurumdan çıkarılma isteminin reddi halinde de kullanılabilir.

Usul

Genel olarak

MADDE 436.- Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, aşağıdaki ku­rallar saklı kalmak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tabidir:

  1. Karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.
  2. Bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına iti­raz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.
  3. Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hakime ulaştırılır.
  4. Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hakim durumun özel­liklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir.
  5. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmi sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Vesayet makamının daha önceden bilirkişiye başvurmuş olması halinde denetim makamı bundan vazge­çebilir.
  6. Yargılama usulü

MADDE 437.- Hakim, basit yargılama usulüne göre karar verir.

Gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır.

Hakim, karar verirken ilgili kişiyi dinler.

Açıklama

  1. Akıl hastalığı,
  2. Akıl zayıflığı,
  3. Alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı,
  4. Ağır tehlike arz eden hastalık veya serserilik,

nedenlerinden herhangi biriyle toplum için tehlike yaratan reşit yani ergin olmuş kişi veya kişilerin, tedavisi, eğitimi yahut ıslahı bakımından uygun olan bir kuruma konulmasına karar verilebilecek veya orada alıkonulabileceklerdir. Bu yolda yapılan işlem, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması olarak Yeni Me­deni Yasanın 432. madde kısım başlığında yer almıştır. Böyle bir kısıtlamaya gidilebilmesi için o kişi hakkında korunmasının başka türlü sağlanamaması gere­kecektir.

Görevleri sırasında böyle bir durumla karşılaşan kamu görevlileri, durumu ivedi olarak vesayet makamına yani Sulh Hukuk Mahkemesine bildireceklerdir. Bu bildirme onlar için bir zorunluluktur.

Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi hakkında karar verilecek kişinin yerleşim yeri vesayet makamına aittir. Ancak, gecikmesinde zarar umulan hallerde bu kişinin bulunduğu yer vesayet makamı da yetkili olacaktır (Yani Sulh Hukuk Mahkemesi).

Kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, yerleştirme kararına, kararın ken­dilerine tebliğinden (bildiriminden) itibaren 10 gün içinde denetim makamı olan o yerin Asliye Hukuk Mahkemesine itirazda bulunabileceklerdir. Yasa koyucu yakınların kimler olduğunu açıklamamıştır. Yakınları, ana ve baba, kardeşler, büyük baba, büyük anne, kız ve erkek çocuklar olarak tanımlayabiliriz. Bu itiraz, kurumdan çıkarılma durumunda da kullanılabilecektir.

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında; genel Hukuk Usulü Yargı­lamaları Yasası kuralları göz önünde tutulacaktır.

  1. Karar verilirken gerekçe gösterilecek, itiraz hakkı olduğu ilgiliye yazılı olarak bildirilecektir.
  2. Özgürlüğü kısıtlanarak bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kara­rma veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine dair kararlara denetim makamı Asliye Hukuk Mahkemesine 10 gün içinde itiraz hakkını kullanması yazılı olarak bildirilecektir.
  3. Mahkeme karan gerektiren her talep vesayet makamı olarak Sulh Hukuk Mahkemesine, denetim makamı olarak da Asliye Hukuk Mahkemesine ivedi ulaştırılacaktır.
  4. Yerleştirme kararı verilmesi istekleri, gerekli görüldüğü takdirde, görü­şülüp karar bağlanması Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk Mahkemesince geriye bırakılabilir yani ertelenebilir.
  5. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, pek önemli tehlike gösteren bulaşıcı hastalıkları olanlar hakkında, hastane veya resmi sağlık kurullarından rapor alınma zorunluluğu vardır. Rapor olmadan yerleştirme kararı verilemeyecektir. Ancak, Sulh Hukuk Mahkemesince rapor alınmışsa, artık denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesince inceleme yapılırken yeniden rapor alınması yoluna gidilmeyecektir.

Bu tür istekler, basit yargılama usulüne bağlıdır, istekler her türlü delille ispatlanabilir. Adli yardım istekleri de kabul edilecektir. Talepler karara bağlan­madan önce ilgili kişi veya kişiler de çağırılıp dinlenecektir.

Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?

Vesayet Makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Vesayet altına alınacak kişinin yerleşim yeri mahkemesi veya bulunduğu yer mahkemesi yetkili mahkemedir.

Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması Davasında Davacı Kimdir?
  1. Kamu görevlileri (görevleri gereği öğrenen)
  2. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasını istenenin yakınları,
  3. Sair ilgililer.
Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması Davasında Davalı Kimdir?

Bu tür isteklerde davalı yoktur. Ancak, kısıtlanacak kişi mahkemeye çağ­rılıp dinlenilecektir.

Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması Davasında Dava Koşulları Nelerdir?
  1. Akıl hastalığı,
  2. Akıl zayıflığı,
  3. Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı,
  4. Ağır tehlike gösteren bulaşıcı hastalık,
  5. Serserilik,
  6. sebeplerinden biriyle toplum için tehlike yaratmış olmak,
  7. Ergin (reşit) bulunmak.
Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması Davasında Göz Önünde Tutulacak Hususlar Nelerdir?
  1. Bu tür istekler, basit yargılama usulüne bağlıdır
  2. Görevlerini yaparken koruma amacıyla özgürlüğünün kısıtlanması gere­ken kişi veya kişileri tespit eden ve kısıtlanma nedenlerini öğrenen kamu görev­lileri, durumu vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesine bildireceklerdir. Bu bildirim yazılı olacak ve dava dilekçesi niteliğini içerecektir.
  3. Böyle bir yazı alan Sulh Hukuk Mahkemesi, ilgilinin nüfus kayıtlarını
  4. Ergin (reşit) olmayan kişi koruma amacıyla kısıtlanamayacaktır.
  5. Akıl zayıflığı, akıl hastalığı, alkol ve uyuşturucu bağımlılığının tespiti için sağlık kurulu raporu istenir veya, kısıtlanacak kişi tam teşekküllü bir sağlık kuruluna sevk edilerek rapor aldırılır.
  6. Göz önünde tutulacak en önemli husus, akıl hastalığı, akü zayıflığı, al­kol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike gösteren bulaşıcı hastalık veya serserilik nedenlerinden birinin mevcudiyetini tespiti olacaktır. Bu neden­lerden dolayı da toplum için tehlike oluşturup oluşturmadığının belirlenmiş olmaşıdır. Toplum için tehlike oluşmuşsa veya oluşacaksa, mahkemece istek kabul edilecektir.
  1. İstemin haklı görülmesi karşısında, tedavisi, eğitim veya ıslahı için uy­gun bir kuruma kısıtlanacak kişinin yerleştirilmesi veya orada alıkonulması mah­kemece karar altına alınacaktır.
  2. Böyle bir karar alınabilmesinin diğer bir koşulu da, bu ergin (reşit) kişi­nin, kişisel korunmasının başka türlü sağlanmamış olduğunun ispat edilmesidir.
  3. Kuruma yerleştirmeye karar verilebildiği gibi kurumdan çıkarılmasına da yine vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi karar verecektir.
  1. İvedi durumlarda, ilgilinin bulunduğu yer vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesi yetkili olduğu gibi ilgilinin yerleşim yeri mahkemesi esas yetkili
  2. Mahkemece verilen yerleştirme karan yerleştirilen kişi ve yakınlarına tebliği olunur, bu kişiler kararın kendilerine tebliğinden itibaren 10 gün içinde denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesine itirazda bulunabilirler. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar kesindir. Ya Sulh Hukuk Mahkemesinin karan kaldırılır yahut itiraz reddolunarak karar onanır.
  3. İtiraz, kurumdan çıkarılma isteminin mahkemece reddi halinde de kul­lanılabilir. Yine itiraz denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesine yapıla­cak, yukarıda açıklandığı üzere bu mahkemece de incelenip karara bağlanacaktır.
  4. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, karan verilirken, durum il­gili kişiye sebepleriyle açıklanacak, verilecek karara karşı denetim makamı As­liye Hukuk Mahkemesine itirazda bulunabileceği yazılı olarak tebliğ olunacaktır.
  5. Bundan başka, özgürlüğü kısıtlanarak bir kuruma yerleştirilen kişiye, kurumda alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine dair karara tebliğinden itibaren 10 gün içinde denetim makamı Asliye Hukuk Mah­kemesine itiraz edebileceği ivedilikle hemen yazılı olarak tebliğ edilecektir. Uy­gulamada mahkemece verilen karann açıklamalı davetiye ile tebliği mahkemele­rin işlerini de azaltacaktır, kanaatindeyiz.
  6. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kurallan uyannea, mah­keme kararı gerektirecek her istek, ivedilikle, ilgililerce yetkili vesayet makamı olan Sulh Hukuk Hakimine bildirilecek, gönderilecektir.
  7. Kuruma yerleştirme kararı venneden önce, mahkemece, gerekli görül­düğünde, kuruma yerleştirme isteminin incelenmesini uygun bir zamana ertele­yebilecek yani geri bırakabilecektir.
  8. Mahkemece göz önünde tutulacak diğer önemli bir husus ta, akıl has­talığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, ağır tehlike gösteren bula­şıcı hastalığı olanlar hakkında, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması ve bir kuruma yerleştirme karan verilebilmesi ancak Resmi sağlık kurulu raporu alın­masına bağlıdır. Böyle bir rapor alınmadan karar verilemeyecektir.
  9. Sağlık kurulu raporu veya bu hususta uzman bilirkişiden bilgi, vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesince alınmışsa, itiraz üzerine denetim ma­kamı Asliye Hukuk Mahkemesinde yeniden rapor ve bilirkişi incelemesi yapıl­masına gerek görülmeyebüinecektir.
  10. Mahkemece karar verilmeden önce ilgili kişi mutlaka dinlenmelidir. Bu bir yasal zorunluluktur.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...