Önödeme

Önödeme  de,  mağdurun  suçtan  doğan  zararının  giderilmesini amaçlar.

2016-6763 sK ile değişik düzenleme aşağıdaki şekildedir:

Madde 75- Önödeme: Uzlaşma kapsamındaki  suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen  hapis  cezasının  yukarı  sınırı  altı  ayı  aşmayan  suçların  faili; Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını, hapis cezasının  aşağı  sınırının  karşılığı  olarak  her  gün  için  otuz  Türk  Lirası üzerinden bulunacak miktarı, hapis cezası  ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını soruşturma giderleri ile birlikte Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.

Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır (TCK 75/1).

Özel kanun hükümleri gereğince  işin doğrudan mahkemeye  intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer (TCK 75/2).

Cumhuriyet  savcılığınca  madde  kapsamına  giren  suç  nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi  suretiyle madde kapsamına giren bir  suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır (m.75/3).

Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis cezası veya  adli para  cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adli para cezası esas alınarak belirlenir (TCK 75/4).

Bu  madde  gereğince  kamu  davasının  açılmaması  veya  ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez (TCK 75/5).

Bu madde hükümleri; a) Bu Kanunda yer alan; Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),  genel  güvenliğin  taksirle  tehlikeye  sokulması  (madde  171), çevrenin  taksirle kirletilmesi  (182  nci maddenin  birinci  fıkrası), özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası), suçu bildirmeme (278  inci maddenin birinci ve  ikinci  fıkraları), suçları,  6831  sayılı  Orman  Kanununun  108  inci  maddesinin  birinci fıkrasında yer alan suç bakımından da uygulanır.

Bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi halinde  fail  hakkında  aynı  suçtan  dolayı  önödeme  hükümleri  uygulanmaz (TCK 75/6).

Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı  olarak  Cumhuriyet  savcısı,  hâkim  veya  mahkeme  tarafından  istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç  için kullanılabilir  (TCK 75/7)

Adli kontrol

CMK  109  ve  devamı maddelerde  düzenlenen  adli  kontrolde  de zararın giderilmesi söz konusu olabilir.

Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar

Kısa süreli hapis cezasının seçeneği olan yaptırımlar arasında da mağdurun zararının giderilmesi vardır (TCK 50)

Hapis cezasının ertelenmesi

Hapis cezasının ertelenmesinde de (TCK 51) mağdurun zararının giderilmesi düşünülmüştür.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi

Kamu davasının açılmasının ertelenmesinin  (CMK 171/2) koşullarından biri, mağdurun zararının giderilmesidir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Hükmün  açıklanmasının  geri  bırakılması  kurumunda  da  zararın giderilmesi veya uyuşmazlığın klasik ceza muhakemesi yolundan  tefrik (diversion) fikri vardır. HAGB konusundaki açıklamalar ilerde yapılacaktır.

Arabuluculuk

Hukuk  muhakemesi  açısından  ise,  “arabuluculuk”  aynı  ilkeleri içeren bir kurumdur.

Vergi hukukunda uzlaştırma

Vergi Hukukunda  uzlaştırma;  ikmalen,  görev  gereği  veya  yönetimce yapılan tarhiyat konusu vergi ve cezalarda, yükümlü ile yönetim arasında vergi ve cezada belli bir indirim yapılarak uyuşmazlığı yargı organlarına gitmeden çözümlemeye çalışan bir yönetim işlemidir.

Avukatlık Kanunundaki düzenleme

Avukatlık  Kanununun  35/A maddesi  şöyledir:  “Avukatlar  dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle  istem  sonucu  elde  edebilecekleri  konulara  inhisar  etmek  kaydıyla, müvekkilleriyle  birlikte  karşı  tarafı  uzlaştırmaya  davet  edebilirler.

Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaştırma sağlanırsa, uzlaştırma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu  tutanaklar 09.06.1932  tarihli  ve 2004  sayılı  İcra  ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilam niteliğindedir.”

Türkiye  Barolar  Birliği  başkanlığı  Avukatlık  Kanununun  35/A maddesi  hükmüne  göre  uyuşmazlık  çözüm  yöntemlerinden  olan  uzlaşma yönteminde uygulanacak usul ve  esasları belirleyen bir yönetmelik hazırlamıştır. Resmi Gazetenin 14 Nisan 2017  tarihli nüshasında yayınlanan Türkiye Barolar Birliği Uzlaşma Sağlama Yönetmeliği hükümlerine  göre  taraflar  uzlaşmaya  başvurmak,  süreci  devam  ettirmek  ve  sonuçlandırmak  konusunda  tamamen  serbest  olup,  süreç  boyunca eşit haklara sahiptir (m.5).

Taraflar ve avukatlar aksini kararlaştırmadıkça uzlaşma sürecinde sadece bu süreç  için hazırlanıp kendisine sunulan,  iletilen elde edilen bilgi ve belgeler ile her türlü kayıtlar gizlidir (m.6/1). Uzlaşma görüşmeleri sırasında, tarafların veya avukatların beyan ve ikrarları uzlaşma sağlanmadığı  takdirde geçerli olmayıp, sonraki davalarda aleyhe delil olarak kullanılamaz, avukatlar ve taraflarca açıklanamaz (m.6/2).

TBB Yönetmeliği 3 üncü bölümünde uzlaşma sağlayan avukatların hak ve yükümlülüklerini de düzenlerken  avukatların uzlaşma konusunda müvekkilleri özendirme ve  süreç konusunda aydınlatma yükümü bulunduğunu vurgulamıştır (m.10). Yönetmelikte uzlaşma süreci de düzenlenmiş ve uzlaşma davetinin yapılması (m.12), görüşmelerin yapılması (m.14) ve uzlaşma tutanağının düzenlenmesi (m.15) ayrıntılı  olarak  düzenlenmiş, TBB‟ye Avukatlık Kanununun  35A maddesi konusunda toplumu ve avukatları bilgilendiren tanıtım çalışmaları yapma yükümlülüğü ile (m.16) barolara uzlaşma görüşmeleri  için yer sağlama  yükümlüğü  getirirken  (m.17),  2002  tarihli  TBB  Avukatlık Kanunun Yönetmeliğinin 16 ve 17  inci maddelerini yürürlükten kaldırmıştır.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...