UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL ETME SUÇU

SANIK AÇISINDAN HUKUKA UYGUN OLARAK ELDE EDİLMİŞ BİR UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE OLMADIĞI

SUÇUN MADDİ KONUSUNUN BULUNMADIĞI
İSNAT OLUNAN SUÇUN UNSURLARININ OLUŞMADIĞI
HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Sanık açısından hukuka uygun olarak elde edilmiş bir uyuşturucu veya uyarıcı madde olmadığından, suçun maddi konusunun da bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu durumlara bağlı olarak, isnat olunan suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır. İsnat olunan suçun maddi konusu olan uyuşturucu maddenin hukuka aykırı yöntemle elde edilmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı ve buna bağlı olarak suçun unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması, bozmayı gerektirmiştir.

(2709 S. K. m. 38) (5271 S. K. m. 116, 117, 119, 206, 217, 230) (5237 S. K. m. 58, 188) (1412 S. K. m. 305) (YCGK 25.11.2014 T. 2013/9-610 E. 2014/512 K.) (YCGK 25.11.2014 T. 2013/9-841 E. 2014/513 K.) (YCGK 25.11.2014 T. 2014/8-166 E. 2014/514 K.)

Dava ve Karar: Dosya incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Olay tutanağının içeriğine göre, dur ihtarına uymayan 38 … 908 plakalı aracın yakalanması sonrasında araçtan inerek kaçan sanığın kolluk güçlerince yakalanarak yapılan üst aramalarında net 9.76 gram esrar ele geçirildiği anlaşılmaktadır.

CMK’nın 116 ve 119. maddelerine göre “adli arama”, şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır. Somut bir suçun işlendiği şüphesi varsa adli arama yapılabilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/610, 2014/512, 2013/841, 2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından, Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.

Somut olayda sanığın, dur ihtarına uymayan aracın yakalanması sonrasında araçtan inerek kaçması nedeniyle faili belli olan bir suçun işlendiği konusunda şüphe oluşmuştur. CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde “adli arama kararı” alınmadan, sanığın üzerinde arama yapılması hukuka aykırıdır. Bu arama sonucu bulunan uyuşturucu madde ise hem “suçun maddi konusu” hem de “suçun delili” olup “hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamaz.”

Sanık açısından hukuka uygun olarak elde edilmiş bir uyuşturucu veya uyarıcı madde olmadığından, suçun maddi konusunun da bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu durumlara bağlı olarak, isnat olunan suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır.

İsnat olunan suçun maddi konusu olan uyuşturucu maddenin hukuka aykırı yöntemle elde edilmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı ve buna bağlı olarak suçun unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması,

Kabule göre:

1- Hüküm kurulurken, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir hususun görülmediği belirtilip buna uygun şekilde TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, temel gün para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak 600 gün olarak belirlenmesi,

2- Tekerrüre esas alınan Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 13.12.2005 tarih ve 2004/1521 esas ve 2005/1383 karar sayılı ilamı ile 03.01.2006 tarihinde kesinleşen 586 YTL adli para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle CMUK’nın 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,

Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 11.05.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat