Ülkeye Sokulan Ve Satılan Kaçak Arabada İdarenin Kusuru

Ülkeye Sokulan Ve Satılan Kaçak Arabada İdarenin Kusuru

T.C.
DANIŞTAY
10. DAİRE BAŞKANLIĞI
ESAS NO: 2015/5409
KARAR NO: 2016/99
KARAR TARİHİ.14/1/2016

Temyiz Eden (Davalı) :
Vekili :
Diğer Davalı :

Karşı Taraf (Davacı) :
Vekili :

İstemin_Özeti : … Limited Şirketi adına tescilli 30/5/2007 tarih ve 8770 sayılı serbest dolaşıma giriş ade marka aracın, 3/7/2007 tarihinde davacı tarafından satın alınmasından sonra 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca yapılan adli ve idari soruşturmalar kapsamında araca 14/12/2012 tarihinde el konulduğu ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ilişkin Gebze Gümrük Müdürlüğünün 15/9/2014 tarih ve 55 sayılı kararının alındığı; ancak, aracın ithalatçı firmadan resmi gümrük belgelerine güvenilerek satın alındığı, tamamen mevzuata uygun davranıldığı, araca ait tüm motor, şasi numaraları, plaka, model ve marka bilgilerinin uyumlu olduğu, kendisinden beklenen özen ve dikkatin gösterilmesine karşın, aracın ithali sırasında gümrük görevlileri tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, bu şekilde aslında kullanılmış ikinci el olan aracın kullanılmamış sıfır araç olarak ithalinin ve ülkeye girişinin sağlandığı, yeterli denetim, dikkat ve özen gösterilmeyerek aracın ülkeye farklı statüde girişinde ilgili kamu görevlilerinin ve idaresinin sorumluluğunun bulunduğu, aracın resmi belgelere güvenilerek satın alındığı, ithalatçı firma hakkında açılan soruşturma nedeniyle aracın 2012 yılından itibaren kullanılamadığı, bu durumdan davalı idarelerin kusurlu ve kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek aracın alış bedeli olan 168.805.-TL’nin el koyma tarihi olan 14/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tazminine karar verilmesi ve araca el konulduğu tarihten itibaren mahrum kalınan kârın ve uğranılmış bulunan zararların tespiti istemiyle açılan davada; uğranıldığı öne sürülen zararın idarelerin hizmet kusurundan kaynaklandığı ileri sürüldüğüne göre öncelikle 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesi gereği davalı idarelere başvurulması gerekirken, davacı tarafından zararının giderilmesi istemiyle davalı idarelere başvuruda bulunulduğuna ilişkin dava dosyasına bilgi ve belge sunulmadığı, bakılan davanın ön koşul yerine getirilmeden açıldığı anlaşılmakla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-e maddesi uyarınca dava dilekçesinin ile na tevdii yolunda İstanbul 9. İdare Mahkemesince verilen 8/7/2015 tarih ve E:2015/1326, K:2015/1485 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Düşüncesi :Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi Kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ile İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 8/7/2015 tarih ve E:2015/1326, K:2015/1485 sayılı kararının ONANMASINA 14/1/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat