YARGITAY 17. Hukuk Dairesi
ESAS: 2013/15172
KARAR: 2015/2464

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Güvence Hesabı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline sağlık sigortalı S…’ın sürücüsü olduğu motosiklete, davalılardan S…’in sürücüsü diğer davalı şirketin işleteni olduğu Zorunlu Mali Sigortası bulunmayan aracın çarpması sonucu sigortalının yaralandığını, müvekkilinin sigortalısına tedavi giderleri ve iş göremezlik nedeniyle 3.580,71 Euro tutarında ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek sigortalısının kusuru da göz önünde bulundurulmak suretiyle 1.403,48 Euro tutarında tazminatın tahsil tarihindeki kur üzerinden ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Güvence Hesabı vekili, müvekkilinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uyarınca sorumlu olup dava konusu olayda sağlık sigortası ödeyen davacı sigorta şirketine B.K.nun 51. maddesi uyarınca sonradan geri alacağı bir ödemeyi yapmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı S…, herhangi bir cevap sunmamış ve duruşmalara da katılmamıştır.

Davalı C… Ltd. Şti.ye tebligat yapılamamış; şirketin iflas etmiş olduğunun öğrenilmesi üzerine davacı vekilinin, davalı şirket yönünden davayı atiye bıraktıklarına ilişkin beyanını imzası ile tasdik ettiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı C…San. Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan dava atiye bırakıldığından davalı şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı Güvence Hesabı ve davalı sürücü S… hakkında açılan davanın kabulü ile 1.403,48 Euro alacağın dava tarihinden geçerli olacak şekilde Merkez Bankası’nca Euro için uygulanan oranda faizi ile birlikte tahsil tarihindeki kur üzerinden adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Güvence Hesabı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasına bir usulsüzlük bulunmamasına, hükmolunan geçici işgöremezlik tazminatının 2918 sayılı Yasanın değişik 98.maddesi kapsamında olmaması nedeni ile davalı Güvence Hesabının sorumlu bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, trafik kazası sonucunda yaralanan dava dışı sigortalının karşılanan tedavi masrafları ve ödenen iş göremezlik tazminatının davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde; “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”, Yasanın geçici 1. maddesi ile de; “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.

Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte söz konusu yasal düzenleme haksız fiil sorumluları (işleten ve sürücü gibi) yönünden her hangi bir ayrıksı düzenleme getirmemiş olduğundan bu kişiler yönünden tedavi giderlerine ilişkin sorumluluk devam edecektir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından talep edilen tedavi giderleri dosyaya sunulan ödeme belgeleri ile bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere tedavi ve ameliyat giderleri olup 2918 sayılı Yasanın değişik 98.maddesi gereğince bu kalem giderler yönünden sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir.

Bu halde Sosyal Güvenlik Kurumunun davaya dahil edilerek yasa kapsamında bulunan tedavi giderleri yönünden sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasa gereği sorumluluğu sona eren Güvence Hesabı aleyhinde tedavi giderleri yönünden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Güvence Hesabı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Güvence Hesabı’na geri verilmesine, 10/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...