ŞİRKETİN ADRESTE BULUNMADIĞI VE ADRESİN DOĞRU OLMADIĞININ TESPİT EDİLDİĞİ – SANIĞIN ŞİRKETİ KAPATMAK ZORUNDA KALDIĞINI KABUL ETMESİ KARŞINDA MAHKUMİYET KARARI VERİLMESİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

T.C YARGITAY
19.Ceza Dairesi
Esas: 2015 / 3454
Karar: 2016 / 85
Karar Tarihi: 11.01.2016

ÖZET: Ticareti terk etme suçu yükletilen sanığın borçlu şirketin yetkilisi olup, Vergi Dairesi Müdürlüğü’nce şirketin adreste bulunmadığının bildirilmesi, zabıta araştırmasına göre adresin doğru olmadığının tespit edilmesi ve sanığın birleştirilen dosyadaki savunmasında şirketi kapatmak zorunda kaldığını kabul etmesi hususları göz önüne alındığında sanığın mahkumiyetine kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

(2004 S. K. m. 337) (YCGK 14.02.2012 T. 2011/16-505 E. 2012/28 K. )

Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.02.2012 tarih ve …, …, …, 21.02.2012 tarih ve …,…,… ve…Esas sayılı kararlarında açıklandığı üzere, İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesi mümkün olduğu cihetle, şikayetin ve icra takibinin “…” adresinde bulunan “…” hakkında olduğunun anlaşılması, sanığın borçlu şirketin yetkilisi olup, … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 03 Mart 2011 tarih ve… sayılı yazıları ile şirketin adreste bulunmadığının bildirilmesi, zabıta araştırmasına göre adresin doğru olmadığının tespit edilmesi ve sanığın birleştirilen dosyadaki savunmasında şirketi kapatmak zorunda kaldığını kabul etmesi nedenleri karşısında sabit olan suçtan sanığın mahkumiyetine kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Sonuç: Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak hükmün bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...