TESPİTE İTİRAZ DAVASI

KARARIN DAYANDIĞI GEREKÇEYE GÖRE MAHKEMENİN KARARINDA BİR HATA BULUNMADIĞI – BOZMA KARARININ KALDIRILMASI – DİRENME KARARININ ONANMASINA KARAR VERİLMESİ

T.C YARGITAY
20.Hukuk Dairesi
Esas: 2016 / 14653
Karar: 2017 / 1459
Karar Tarihi: 23.02.2017

ÖZET: İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre mahkemenin kararında bir hata bulunmadığı direnme üzerine yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, bozma kararının kaldırılmasına, direnme kararının onanmasına karar verilmiştir.

(6831 S. K. m. 2/B)

Dava ve Karar: Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davası sonucu mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun geçici 4/1. maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü:

14.10.2008 tarihinde yapılan kadastro sırasında … ilçesi, … köyü … ada … parsel sayılı 639,74 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kavaklık niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi; … ada … parsel sayılı taşınmazında içinde bulunduğu taşınmazlara ilişkin davalı … ve dava dışı sanıklar hakkında 29/04/1991 tarihinde 6831 sayılı Kanuna muhalefet suçundan suç tutanağı düzenlendiğini ve yapılan yargılama sonucunda, … Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih ve 1995/97- 278 sayılı kararı ile sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, böylelikle … ada … parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, … Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih ve 1995/97- 278 sayılı kararının davalı yere ilişkin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.10.2010 gün ve 2010/11358-12603 sayılı kararıyla bozulmuştur.

Bozma kararında özetle; “…Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, bu nedenle, mahkemece öncelikle davaya konu taşınmaz ile aynı adada yer alan … ve … sayılı parsellerin ve bu parsellere komşu aynı köydeki en yakın adalardaki parselleri toplu halde gösterir arazi kadastro paftası, … köyünde arazi kadastrosu yapılmış ise dava konusu taşınmazın bulunduğu pafta ile kenarlaştırılmış arazi kadastro paftası, … köyü geçmişte … köyüne dahil iken daha sonra ayrılarak bağımsız bir köy olup olmadığının, … köyünde orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmış ise … orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orijinal renkli orman kadastro harita örneği getirtilerek dosyaya konulması, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde kesinleşen orman kadastrosu var ise orman olup olmadığının kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ile haritasının uygulanmasıyla çözümleneceğinin gözetilmesi, üç orman bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte yöntemine uygun şekilde tahdit haritasının uygulanması, yapılan araştırma sonucu çekişmeli taşınmaz hakkında hukuken kesinleşen orman kadastrosu bulunmadığının tespiti halinde ise uyuşmazlığın eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı uygulanarak çözümlenmesi, orman kadastro haritası, arazi kadastro paftası ve … Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih ve 1995/97-278 sayılı kararının dayanağı krokisinin ölçekleri eşitlenerek çakıştırma yapılması, davaya konu taşınmaz ile aynı taşınmaz olup olmadığının kesin olarak saptanması, aynı yer ise kesin hüküm kuralları gözetilerek ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi…” gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece; bozma kararına uyulduktan sonra davaya konu taşınmazın orman tahdit haritası dışında kaldığı, ancak eski tarihli hava fotoğrafına ve memleket haritasına göre orman sayılan yerlerden olduğu, … Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih ve 1995/97-278 sayılı kararının çekişmeli taşınmaza ilişkin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairenin 08.12.2014 gün 2014/7102 E. – 2014/10274 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.

Bozma kararında özetle; “Bozma kararına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediği, … köyü … ada … parsel sayılı taşınmaz ile aynı adada yer alan … ve … sayılı parsellerin ve bu parsellere komşu aynı köydeki en yakın adalardaki parselleri toplu halde gösterir arazi kadastro paftasıyla … köyünde arazi kadastrosu yapılmış ise dava konusu taşınmazın bulunduğu pafta ile kenarlaştırılmış arazi kadastro paftasının getirtilmediği, hat uygulamasının yapılmadığı, … Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih ve 1995/97-278 sayılı dosyası ile tespite esas … Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/278 – 348 sayılı soruşturma dosyasının birlikte değerlendirilerek zemine uygulanmadığı, bu nedenle, mahkemece öncelikle davaya konu … ada … parsel sayılı taşınmaz ile aynı adada yer alan … ve … sayılı parsellerin ve bu parsellere komşu aynı köydeki en yakın adalardaki parselleri toplu halde gösterir arazi kadastro paftası, … köyünde arazi kadastrosu yapılmış ise dava konusu taşınmazın bulunduğu pafta ile kenarlaştırılmış arazi kadastro paftasının getirtilmesi, … köyü geçmişte … köyüne dahil iken 20.12.1993 tarihli karar ile … köyünden ayrılarak bağımsız köy statüsüne kavuştuğundan … köyünde 1978 yılında başlanan orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması çalışmalarının sonuçlarının 24.02.1994 günü 6 ay süre ile ilân edilerek kesinleştiği, bu haliyle taşınmazın bulunduğu yerde kesinleşmiş tahdit bulunduğu anlaşıldığından üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte orman tahdit haritasının yöntemince uygulanması, … Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih ve 1995/97-278 sayılı dosya ile tespite esas … Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/278-348 sayılı soruşturma dosyası birlikte değerlendirilerek uygulanması, orman kadastro haritası, arazi kadastro paftası ve … Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih ve 1995/97-278 sayılı dosyası ile tespite esas … Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/278-348 sayılı soruşturma dosyasında yer alan kroki ölçekleri denkleştirilip çakıştırılarak davaya konu taşınmaz ile aynı taşınmaz olup olmadığının kesin olarak saptanması, sonucuna göre karar verilmesi …” gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece; davaya konu taşınmazın orman tahdit haritası dışında kaldığı, ancak eski tarihli hava fotoğrafına ve memleket haritasına göre orman sayılan yerlerden olduğu,… Sulh Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 tarih ve 1995/97-278 sayılı kararının çekişmeli taşınmaza ilişkin bulunduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyü … İdaresi Genel Müdürlüğünün 20.12.1993 tarihli kararıyla … köyünden ayrılarak bağımsız köy statüsüne kavuşmuş olup, … köyünde 12 numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 2 nolu ekip tarafından 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca 1978 yılında yapılıp 10.10.1979 tarihinde ilân edilen ancak itirazların incelenmediği orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca yapılıp 24.02.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre mahkemenin kararında bir hata bulunmadığı direnme üzerine yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, Dairenin 08.12.2014 gün 2014/7102 E. – 2014/10274 K. sayılı bozma kararının kaldırılmasına, açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 23.02.2017 günü oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...