Tereke Defteri Nasıl Tutulur?

Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma Nedir?

Tereke Defteri Nasıl Tutulur?

Terekenin Defterinin Tutulması’nın Koşulları

MADDE 619.(559)- Mirası reddetmeye hakkı oları her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir.

Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle, bir ay içinde sulh hâkiminden istenir.

Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da etkili olur.

Mirası reddetmeye hakkı olar her mirasçı, kalıtın resmî defterinin tutulmasını isteyebilir.

Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle, bir ay içinde sulh hukuk yargıcından istenir.

Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da etkili olur.

Mirasın açılmasıyla yasal mirasçılar kalıtı alacak ve borçlarıyla kazanırlar. (MY.599) Bunun sonucu olarak mirasçılar kalıtın borçlarını kendi mallarından öde­mek durumuna düşeceklerinden kalıtın defterinin tutulmasını isteyebilirler. Yasada belirtilen bir aylık süre hak düşürücü süredir.

Dava mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde görülür. Dava açmaya atanmış ve yasal mirasçılar sahiptirler.

Terekenin Defterinin Tutulması Usulü

Deftere geçirme

MADDE 620- Resmî defter, sulh mahkemesi tarafından düzenlenir; bu deftere terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır.

Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgi sahibi olan herkes, sulh mahke­mesi tarafından istenilen bilgiyi vermekle yükümlüdür. Haklı bir sebep olmaksızın bilgi vermeyenler veya yanlış ya da eksik bilgi verenler, bundan doğacak zararları mirasçılara, vasiyet alacaklılarına veya üçüncü kişilere tazminle yükümlüdürler.

Mirasçılar, özellikle mirasbırakanın kendilerince bilinen borçlarını sulh mah­kemesine bildirmek zorundadırlar.

Resmî defterin nasıl tutulacağı tüzükle düzenlenir.

Resmi defter sulh hukuk mahkemesi tarafından düzenlenir. Bu deftere tere­keye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle yazılır.

Görevli yargı organı mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkeme­sidir. (MY.576-Tüzük. 41)

Defter tutma masrafı kalıttan ödenir (Tüzük. 49) Deftere mirasbırakanın adı­na kayıtlı tüm taşınmazlar ile üzerinde bulunan takyitler yazılır, (ipotek, üst hakkı, sükna hakkı, inşaat, kaynak vb. haklar) Mirasbırakanın lehine olan haklarda yazılır. (MY.1009-1011)

Tapusuz taşınmazların mevki, hudut, yüzölçümleri değerleri ile deftere geçirilir.

Özetleyecek olursak, deftere mirasbırakanın bütün hakları, mallan ile borçla­rı geçirilir. Birbirine benzeyen eşyalar mümkünse aynı sıraya yazılır.

Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgi sahibi olan herkes, sulh hukuk mahkemesine istenilen bilgiyi vermekle yükümlüdür. Haklı bir sebep olmaksızın bilgi vermeyenler veya yanlış ya da eksik bilgi verenler, bundan doğacak zararları mirasçılara, vasiyet alacaklılarına veya üçüncü kişilere ödemekle yükümlüdürler.

Mirasçılar, özellikle mirasbırakanın kendilerince bilinen borçlarını sulh hukuk mahkemesine bildirmek zorundadırlar.

Resmî defterin nasıl tutulacağı tüzükle düzenlenir.

İlân yoluyla çağrı

MADDE 621- Sulh mahkemesi, mirasbırakanın alacaklıları ile borçlula­rını belli bir süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri için bir ay arayla iki defa yapılacak ilân yoluyla çağırır. Çağrı, kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olan­ları da kapsar.

İlânda bildirimde bulunmamanın sonuçlan hakkında alacaklıların dikkatleri çekilir.

Bildirim süresi, ikinci ilândan başlayarak en az bir aydır.

Sulh hukuk mahkemesi, mirasbırakanın alacaklıları ile borçlularını belli bir süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri için bir ay arayla iki defa yapılacak ilan yoluyla çağırır. Çağrı, kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da kapsar.

İlanda bildirimde bulunmanın sonuçlan hakkında alacaklıların dikkatleri çekilir.

Bildirim süresi, ikinci ilandan başlayarak en az bir aydır.

Belirlenen süre içinde alacak ve borçların miktarını, dayanağını vadeli ise vadesini bildirmeleri için ilan yolu ile çağrı yapar. Adresi bilinenlere çağrı kağıdı gönderilir. Gönderilecek çağrı kağıdı bilgi vermekten kaçınmaları halinde icra ko­vuşturmasında bulunamayacakları hatırlatılır (MY.629-Tüzük. 43).

İlanda Tebligat Yasası kuralları uygulanır.

Doğrudan doğruya deftere geçirme

MADDE 622- Resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden varlığı anlaşılan alacaklar ve borçlar, deftere doğrudan doğruya geçirilir.

Deftere geçirilenler, alacaklılara ve borçlulara bildirilir.

Alacaklıların sözlü veya yazılı başvurulan üzerine beyanları kalıt tutanağına geçirilir. Belgeleri varsa alınarak dosyaya konur.

Alacaklılar ile birlikte mirasçılarda çağırılarak alacağa ilişkin açıklamaları tu­tanağa geçirilir. Alacaklılar veya mirasçılar çağrı üzerine gelmezlerse belgeler ince-enerek yokluklarında alacağın varlığı ile kaydına veya alacağın reddine karar verir. Anlaşmazlık halinde mahkemeden karar alınması gerekir. Mirasbırakanın resmi kurumlardaki alacak ve borçları araştırılıp tespit edilerek deftere yazılır. Deftere geçirilenler alacaklılara ve borçlulara ayrıca tebliğ edilir.

Deftere kaydedilen şeyler üzerinde anlaşmazlık çıkarsa sulh hukuk yargıcı ba­sit yargılama usulü ile olayı çözer. Mirasçılar senet üzerindeki imzayı inkar ederlerse alacaklıların mahkemeye başvurarak karar almaları gerekir.

Terekenin Defterinin Tutulması’nın sona ermesi

MADDE 623- İlânda belirtilen sürenin dolmasıyla defterin tutulması sona erer ve defter, bu tarihten başlayarak tanınacak en az bir aylık süre içinde ilgililerce incelenebilir.

Defter tutma giderleri terekeden ödenir. Giderler terekeden karşılanamazsa defter tutulmasını istemiş olan mirasçılardan alınır.

İlânda belirtilen sürenin dolmasıyla defterin tutulması sona erer ve defter, bu tarihten başlayarak tanınacak en az bir aylık süre içinde ilgililerce incelenebilir.

Defter tutma giderleri kalıttan ödenir. Giderler kalıttan karşılanamazsa defter tutulmasını istemiş olan mirasçılardan alınır.

Olayın özelliğine göre yargıç gerekirse bir aylık inceleme süresini uzatabilir.

Terekenin Defterinin Tutulması sırasında mirasçıların durumu

Yönetim

MADDE 624- Defter tutma süresince ancak zorunlu yönetim işleri yapı­labilir.

Miras bırakanın işlerinin yürütülmesi sulh mahkemesince kendisine bırakılan mirasçıdan diğer mirasçılar güvence göstermesini isteyebilirler.

Defter tutma süresince ancak zorunlu yönetim işleri yapılabilir.

Mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi sulh hukuk mahkemesince kendisine bı­rakılan mirasçıdan diğer mirasçılar güvence göstermesini isteyebilirler.

Zorunlu yönetim işleri; değerli eşyaların, belgelerin muhafaza altına alınma­sı, bozulacak şeylerin satılarak paralarının bankaya yatırılması, hayvanların beslenilmesi, ürünlerinin zarara uğramaması için önlem alınması, taşınmazın kiraya verilmesi, tamirlerinin yapılması vb. işlerdir.

İcra takibi, dava ve zamanaşımı

MADDE    625-    Resmî   defter    tutulması    devam    ettiği    sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz. Bu süre içinde zamanaşımı işlemez. Acele hâller dışında, davalara devam edilemiyeceği gibi, yeni dava da açılamaz.

Resmi defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz.

Bu süre içinde zamanaşımı işlemez.

Acele haller dışında, davalara devam edilemeyeceği gibi, yeni davada ağlamaz.

Kalıtın tespiti için açılan davalar durmaz. Kalıtın başkalarındaki alacakları “abında yapılan icra takipleri durmaz. Ayrıca kalıt alacağı için yeni takiplerde yapı-aciiir. Sadece kalıt için yapılacak icra takipleri durur. İcra takibi sulh hukuk yargıcı-” ” müsadesi ve tayini ile mirasçı, memur veya kayyım tarafından yapılır.

Terekenin Defterinin Tutulması’nın Sonuçları

Beyana çağrı

MADDE 626- Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mah­kemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır.

Koşullar gerektirdiği takdirde sulh mahkemesi, tereke mallarına yeni değer biçilmesi, uyuşmazlıkların çözümü ve benzeri durumlar için ek süre verebilir.

Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır.

Koşullar gerektirdiği takdirde sulh hukuk mahkemesi, kalıt mallarına yeni de­ğer biçilmesi, uyuşmazlıkların çözümü ve benzeri durumlar için ek süre verebilir.

Süre yargıç tarafından doğrudan uzatılırsa bütün mirasçılar yararlanır. Mi­rasçılardan bazıları sürenin uzatılmasını istemiş ise bu istemde bulunanlar uzat­madan yararlanır.

Bir aylık süre içinde mirasçı kararını bildirmez ise mirası kabul etmiş sayılır (MY. 627).

Mirası bir kısım mirasçılar kabul ederlerse resmi tasfiyeye gidilemez. Miras­çılardan bir kısmı kalıtı mutlak kabul etmiş, diğerleri defter gereği kabul etmişler ise kalıt aynen kabul edilmekle birlikte mutlak kabul edenler kalıtın tüm borçlarından, defter gereği kabul edenler ise defter miktarıyla sorumlu olurlar. Sesiz kalan da defterdeki miktarla sorumludur.

Beyan

MADDE 627- Mirasçılardan her biri, tanınan süre içinde mirası reddet­tiğini veya resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir.

Süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan def­tere göre kabul etmiş sayılır.

Mirasçılardan her biri, tanınan sure içinde mirası reddettiğini veya resmî tas­fiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir.

Süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan def­tere göre kabul etmiş sayılır.

Yukarda belirtilen seçimde bir değişiklik olduğu takdirde çözümler:

1-Mirasçılardan bir kısmı kalıtı ret etmişler ise mirasbırakandan önce ölmüş gibi işlem yapılır.

2-Mirasçılardan bir kısmı kalıtı defter gereği kabul etmişler ise defterde yazı­lanlarla sorumlu olurlar.

3-Mirasçılar dan bir kısmı mirası mutlak kabul etmişler ise kalıtın tüm borçla­rından sorumlu tutulurlar.

4-Bir kısım mirasçılar resmi tasfiye isteminde bulunurlarsa tasfiyenin sonu­cuna göre işlem yapılır.

Resmî deftere göre kabulün sonuçları

Deftere yazılanlardan sorumluluk

MADDE 628- Resmî deftere göre kabul edilen miras, mirasçıya sade­ce deftere yazılmış borçlarla geçer.

Bu suretle mirasın geçmesi, mirasın açıldığı tarihten başlayarak hüküm ifade eder.

Mirasçı, mirasbırakanın deftere yazılmış olan borçlarından hem tereke malla­rı, hem kendi malvarlığı ile sorumludur.

Resmî deftere göre kabul edilen mirasta, mirasçıya sadece deftere yazılmış borçlarla geçer.

Bu suretle mirasın geçmesi, mirasın açıldığı tarihten başlayarak hüküm ifade eder.

Mirasçı, mirasbırakanın deftere yazılmış olan borçlarından hem kalıt malları, hem kendi malvarlığı ile sorumludur.

Deftere yazılmayanlardan sorumluluk

MADDE 629- Alacaklarını süresi içinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı, kendi kişisel mallarıyla sorumlu olmadığı gibi; terekeden kendisine geçen mallarla da sorumlu tutulamaz.

Ancak, alacaklının kusuru olmadan deftere yazdıramadığı veya bildirdiği hâlde deftere yazılmamış alacakları için mirasçı, zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır.

Alacakları, tereke mallarıyla güvence altına alınmış olan alacaklılar deftere geçirilmemiş olsa bile bu haklarını güvenceden alabilirler.

Alacaklarını suresi içinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı, kendi kişi­sel mallarıyla sorumlu olmadığı gibi; kalıttan kendisine geçen mallarla da sorumlu tutulamaz.

Ancak, alacaklının kusuru olmadan deftere yazdıramadığı veya bildirdiği hâlde deftere yazılmamış alacakları için mirasçı, zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır. Alacaklı kusurlu olmadığını ispat etmek zorundadır.

Alacakları, kalıt mallarıyla güvence altına alınmış olan alacaklılar deftere ge­çirilmemiş olsa bile bu haklarını güvenceden alabilirler.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Yasanın 7.maddesinde “Tutulan defter gereğince mirasın kabulü halinde deftere kayıt edilmemiş olsa bile, amme alacağından, mirasçının kendisine düşen ile sorumlu olacağı” kuralı getirile­rek Hazinenin korunması sağlanmıştır.

Sulh hukuk yargıcının mirasbırakanın belgesini deftere yazma görevini bir şekilde yerine getirmemiş ise alacaklı hakkını kaybetmez. (MY.622)

Kefalet borçlarından sorumluluk

MADDE 630- Mirasbırakanın kefaletten doğan borçları defterde ayrı bir yere yazılır ve mirasçılar, mirası kayıtsız ve şartsız kabul etmiş olsalar bile, bu borçlardan terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesi hâlinde kefalet sebebiyle ala­caklı olanlara ne düşecek idiyse ancak o miktarla sorumlu olurlar.

Mirasbırakan sağlığında kefalet sözleşmesi ile borçlanmış olabilir. Bu borç­lanma defterin ayrıca bir yerine yazılır. Mirasçılar mirası koşulsuz kabul etseler dahi mirasbırakanın kefalet borcundan iflas kuralları çerçevesinde sorumlu olurlar. Açıklamak gerekirse, mirasbırakanın kefalet borçlan kalıtın aktifi ile karşılaştırılır. Oran yapılarak, bu orana göre mirasçı ödeme yapar.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat