ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN KARAR TARİHİNDE YASANIN YÜRÜRLÜKTE OLDUĞU VE SULH CEZA HAKİMLİKLERİNİN KURULDUĞU – GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREKTİĞİ

T.C YARGITAY
19.Ceza Dairesi
Esas: 2016 / 9688
Karar: 2016 / 19821
Karar Tarihi: 16.06.2016

ÖZET: …Asliye Ceza Mahkemesinin karar tarihleri olan ……….. ve ………… tarihinde 6545 sayılı yasanın yürürlükte olduğu ve Sulh Ceza Hakimliklerinin kurulduğu dikkate alındığında, merciince görevsizlik kararı verilip dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere yetkili ve görevli itiraz merciine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

(2709 S. K. m. 28) (5187 S. K. m. 3, 14) (5271 S. K. m. 268) (5235 S. K. m. 10)

Dava ve Karar: …. … ekinin 08/05/2014, 09/05/2014 ve 13/05/2014 tarihli nüshalarının 1. sayfalarında “…..” başlıkları ile yayımlanan ve 4. sayfalarında devam eden yazılar nedeniyle ilgilisi…. vaki düzeltme ve cevap isteminin 08/05/2014 tarihli nüsha ile ilgili tekzip talebinin reddine, 09/05/2014 ve 13/05/2014 tarihli nüshalarla ilgili taleplerin kabulü ile tekzip metninin yayımlanmasına dair ….Sulh Ceza Mahkemesinin 13/06/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararına karşı….tarafından yapılan itirazın kabulü ile 08/05/2014 tarihli yazı ile ilgili tekzip talebinin kabulüne ilişkin ….. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararını müteakip, ….Sorumlu Yazı İşleri Müdürü …. tarafından ….Sulh Ceza Mahkemesinin 13/06/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararları aleyhine Adalet Bakanlığının 11/05/2015 gün ve ….. ile 26.04.2016 gün ve … sayılı kanun yararına bozma istemlerini içeren yazıları ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/05/2016 gün ve … sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Anılan Adalet Bakanlığının 11/05/2015 gün ve ….sayılı yazısına yönelik ihbarnamede;

1-08/05/2014 tarihli nüsha ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda;

….Sulh Ceza Mahkemesinin 13/06/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararı ile 08/05/2014 tarihli nüshaya ilişkin tekzip talebinin daha önce aynı konuda ….Üniversitesi tarafından yapılan tekzip talebinin kabulüne karar verildiğinden bahisle reddine karar verilmesini müteakip, ilgilisi …. tarafından yapılan itiraz üzerine …. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararı ile tekzip talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, tekzibe konu yazının incelenerek nesnel bir olguya dayanıp dayanmadığı hususunun saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/02/2007 tarihli ve 2007/7-28 Esas, 2007/34 sayılı kararında yer alan, “Demokratik toplumlar, temel hak ve özgürlüklere dayanan toplumlardır.

Bu tür toplumlarda Devletin görevi, temel hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmektir. Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaati açıklama özgürlüğünün önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilmesinin en önemli yollarından birisi de basındır. Geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye çağıracak tarzda tartışmalar açmak, onu toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu yöntemlerle denetlemek, ayrıca içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek durumunda olan basına, bu ödevlerini yerine getirirken ihtiyaç duyacağı bir kısım haklar da tanınmıştır. Bunlar; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarıdır. Temelini Anayasa’nın 28. vd. maddelerinden alan ve 5187 sayılı Basın Kanun’un 3. maddesinde düzenlenen bu haklar, basın yoluyla işlenen suçlarda, hukuka uygunluk nedenlerini oluşturur. Bilgiyi yayma, eleştirme ve yorumlama haklarının kabulü için, açıklama, eleştiri veya değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması, açıklamada “küçültücü” sözlerin kullanılmaması gerekir. … Yargılama konusu haber ve yorum metnindeki eleştiri ve değer yargılarının bir kısmı sert ve çarpıcı bir üslupla dile getirilmiştir. Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere esasen, eleştirinin sert bir üslûpla gerçekleştirilmesi, kaba olması ve nezaket sınırlarını aşması, eleştirenin amacına, psikolojisine, eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgudur. Ancak kabul edilmelidir ki, basın özgürlüğü, belli ölçülerde abartmayı, hatta kışkırtmaya başvurmayı da içerir. Gazetecilerin yazılarında kullandıkları deyimler “polemik” niteliğinde olsa da, nesnel bir açıklamayla desteklendiğinde, bu ifadeler asılsız kişisel saldırı olarak görülemez.” şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, tekzibe konu yazının haber değeri ile ilgili olarak, denetime olanak verecek şekilde mahkeme kararında somut hiçbir gerekçe bulunmadığı nazara alındığında, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi sebebiyle, ….. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararında,

2-09/05/2014 tarihli nüsha ilgili olarak yapılan incelemede;

…. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/06/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararı ile 09/05/2014 tarihli tekzip talebinin kabulünü müteakip, ….Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ….tarafından yapılan itiraz üzerine, ….Sulh Ceza Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle….Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı karan ile itirazın reddine karar verilmiş ise de, ….Sulh Ceza Mahkemesince, “Tekzip talebi istenen yayında haber içeriğinin muteriz …. kişilik haklarına, şeref, onur ve haysiyetine saldırı mahiyetinde olduğu, haber kaynağının ve gerçekliğinin araştırılmadığı ve söz konusu yazıda belirtilmemekle beraber iddia şeklinde ne olduğu anlaşılmayan ve muteber kabul edilemeyecek bir sava dayanılarak haberin yapıldığı, kamuoyuna yanlış bilgi aksettirilerek gerçeğe aykırı bilgilerin verildiği ve bilgilere dayalı olarak kişilik haklarının ihlal edildiği, Basın Ahlak Yasasına göre de haberlerin doğruluğu ve kaynağı araştırılmaksızın olayları kışkırtır mahiyette uydurma ve abartılmış yayın yapıldığı” şeklindeki soyut gerekçe ile tekzip talebinin kabulüne karar verilmiş olup söz konusu haberin anılan gazetenin 1 ve 4. sayfalarında kaleme alınmış bir yazı olduğu, tekzibe konu yazının incelenerek nesnel bir olguya dayanıp dayanmadığı hususunun saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/02/2007 tarihli ve 2007/7-28 Esas, 2007/34 sayılı kararında da yukarıda özetlendiği üzere aynı hususa işaret edildiği, bu nedenle tekzibe konu yazının haber değeri ile ilgili olarak, denetime olanak verecek şekilde mahkeme kararında somut hiçbir gerekçe bulunmadığı nazara alındığında, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle ….. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararında;

3-13/05/2014 tarihli nüsha ile ilgili yapılan inceleme sonucunda;

5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14/1. maddesinde yer alan “Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği … düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde … yayımlamak zorundadır.” şeklindeki düzenleme ile 14/4. fıkrasında yer alan, “Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, … onbeş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hakiminden yayımın yapılmasına … karar verilmesini isteyebilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, …. 13/05/2014 tarihli nüshasında yayınlanan yazı sebebiyle ilgilisinin en geç 2 ay içinde cevap ve düzeltme hakkını kullanması gerektiği, oysa ilgilisi tarafından tekzip metninin muhatabına gönderilmediği, bu nedenle 13/05/2014 tarihli yayın sebebiyle yasal şartların oluşmadığı gözetilmeksizin, tekzip talebinin kabulüne dair ….Sulh Ceza Mahkemesinin 13/06/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi sebebiyle … Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararında,

Adalet Bakanlığının 26.04.2016 gün ve ….sayılı yazısına yönelik ihbarnamesinde ise;

Dosya kapsamına göre, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 74. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268/3-a maddesinde yer alan “Sulh ceza hakimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hakimliğinin bulunması halinde, numara olarak kendisini izleyen hakimliğe; son numaralı hakimlik için bir numaralı hakimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hakimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hakimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine aittir.” hükmü ile 6545 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile değişik 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 10/1. maddesinde yer alan “Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hakim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hakimliği kurulmuştur.” şeklindeki düzenlemeler gereğince, ….ve …Asliye Ceza Mahkemesinin karar tarihleri olan 03/07/2014 ve 14/07/2014 tarihinde 6545 sayılı yasanın yürürlükte olduğu ve Sulh Ceza Hakimliklerinin kurulduğu dikkate alındığında, merciince görevsizlik kararı verilip dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere yetkili ve görevli itiraz merciine gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçeleriyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Adalet Bakanlığının 26.04.2016 gün ve …. sayılı yazısına yönelik ihbarnamesi hakkında yapılan incelemede;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden,…. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararı ile …. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararlarının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca bozulmasına, bozma nedenine göre Adalet Bakanlığının 11/05/2015 gün ve …. sayılı yazısına yönelik kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yönünden itiraz merciince değerlendirme yapılması gerektiği cihetle karar verilmesine yer olmadığına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 16.06.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...