SANIĞIN İBRAZ ETTİĞİ BELGENİN SAHTE GERÇEK İSMİNİN TESPİT EDİLDİĞİ – SANIĞIN EYLEMİNDE RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYAN SUÇUNUN UNSURLARININ BULUNMADIĞI – HÜKMÜN BOZULMASI

T.C YARGITAY
21.Ceza Dairesi
Esas: 2015 / 8385
Karar: 2016 / 5209
Karar Tarihi: 14.06.2016

ÖZET: Sanığın kendisinin ….. isimli kişi olduğunda ısrar edip bu isim ile kolluk görevlilerine ifade verdiği, sonrasında Nüfus Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar ve kolluk araştırması sonucu sanığın ibraz ettiği belgenin sahte, gerçek isminin ise … olduğunun tespit edildiği olayda, Emniyet Müdürlüğünce mutad araştırma görevi gereğince yapılan basit bir araştırma ve inceleme sonucu gerçek durumun ortaya çıktığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminde “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

(5237 S. K. m. 53, 206) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)

Dava ve Karar:

I- Sanığın, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;

Ancak:

T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkralarından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların çıkartılması ile yerlerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;

1- 5237 sayılı TCK’nun 206. maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.

Buna göre, sanığın çalışacağı gazinoya giriş yapmak için üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak …..’nün kimlik bilgilerini ihtiva eden suça konu nüfus cüzdanı ile Emniyet Müdürlüğüne başvuruda bulunması üzerine adrese dayalı nüfus kayıt sistemi ve GBT üzerinden yapılan sorgulamada adı geçen şahsın 01.12.2012 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, buna rağmen sanığın kendisinin ….. isimli kişi olduğunda ısrar edip bu isim ile kolluk görevlilerine ifade verdiği, sonrasında Nüfus Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar ve kolluk araştırması sonucu sanığın ibraz ettiği belgenin sahte, gerçek isminin ise … olduğunun tespit edildiği olayda, Emniyet Müdürlüğünce mutad araştırma görevi gereğince yapılan basit bir araştırma ve inceleme sonucu gerçek durumun ortaya çıktığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminde “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

2- Kabule göre de; T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk bulunması,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.06.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...