Taşınmaz Tapu Tescil Davaları Nasıl Açılır?

Çekten Cayma Talep Dilekçesi

Taşınmaz Tapu Tescil Davaları Nasıl Açılır?

MEDENİ YASA MADDE 639 – (6333 sayılı Yasa ile değişik) Tapu sicilinde mukayyet olmayan bir gayrimenkulu nizasız ve fasılasız yirmi sene müddetle ve malik sıfatiyle yedinde bulundurmuş olan’ kimse o gayrimenkulun kendi mülkü olmak üıere tescili talebinde bulunabilir.

Tapu sicilinde maliki kim olduğu anlaşılamayan veya yirmi sene evvel vefat etmiş yahut gaipliğine hüküm verilmiş bir kimsenin uhdesinde mukayyet olan bir gayrimenkulu aynı şerait altında yedinde bulunduran kimse dahi o gayrimenkulun, mülkü olmak üzere tescilini talep edebilir.

Tescil davası Hazine ve ilgili âmme hükmi şahsiyeti aleyhine açılır ve mahkemece gazete ile ve ayrıca mahallinde münasip vasıtalarla en az üç defa ilân olunur.

Son ilândan itibaren 3 ay içinde bir itiraz davası açılmaz veya açılıp da reddedilir ve iddia sabit olursa tescile karar verilir. Karara gayrimenkulun haritası veya ebadlı krokisi eklenir.

Hususi Kenun hükümleri mahfuzdur.

MEDENİ YASA MADDE 640 – Yukardakl maddelerde beyan olunan iktisabi müruruzaman müddetinin gerek hesabında, gerek inkıta ve tatilinde; alacak müruru zamanında cari olan hükümler tatbik olunur.

MEDENİ YASA MADDE 641- Sahipsiz şeyler ile menfaati umuma alt olan mallar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Hilafı sabit olmadıkça menfaati umuma ait sular ile ziraate elverişli olmayan yerler, kayalar, tepeler, dağlar ve onlardan çıkan kaynaklar kimsenin mülkü değildir. Sahipsiz şeylerin ihraz ve işgali, yollar ve meydanlar, akarsular ile yatakları gibi menfaati umuma ait malların işletilmesi ve kullanılması hakkında ahkâmı mahsusa vazolunur.

MEDENİ YASA MADDE 642 – Bir şeye temellük etmek hakkını bağışlama gibi bir sebeple iktisap etmiş olan kimse, tescil muamelesinin icrasını malikinden talep edebliir. İmtina halinde*mülkiyetln kendisine aidiyetine karar verilmesini hakimden isteyebilir.

İhraz ve işgal, miras, istimlak, cebri icra ve mahkeme ilâmı ile bir gayrimenkulun mülkiyeti’nl iktisap eden kimse; doğrudan doğruya tescil muamelesini yaptırabilir. Karıkoca malları hakkındaki usul icabı olarak vuku bulan mülkiyet tebeddülleri sicilli mahsusuna kayıt ve ilân edilmesini müteakip resen tapu siciline de kaydolunur.

MEDENİ YASA MADDE 643 – Gayrimenkulun mülkiyeti, sicil kaydının terkini veya gayrimenkulun tamamiyle ziyaı halinde ıail olur. Menfaati âmme için yapılan istimlak halinde mülkiyetin ne vakit zail olacağı kanunu mahsus ile muayyendir.

Taşınmaz Tapu Tescil Davaları Açıklama

Zonguldak ve Karadeniz Ereğlisinde yani HAVZAİ FAHMIYE bölgesinde bulunan taşınmazların zilyedlikle kazanılmasi mümkün değildir.

Bunun gibi, Ormanların zilyedlikle kazanılmayacağı da Anayasamızda vurgulanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğunda padişahlık yapanların tapulu malları da zilyedlikle iktisap edilemez. (Örneğin; Saraylar, kasırlar gibi yerler)

Genel Sular ile sahibi olmayan yani sahipsiz araziden çıkan kaynak suların da zilyedlikle iktisabından sözedilemez.

Yüzölçümü 100 dönümü geçen taşınmazlarda enaz 10 yıldan beri vergisinin verildiğine dair vergi kaydı da aranacaktır. 100 dönümü geçmeyen taşınmazlar da böyle bir koşula gerek yoktur.

Tescil davalarında bir şahsın zilyedliği, taşınmazın el değiştirmesinde eline geçen ikinci şahsın zilyedliğine eklenecek, 20 yılı toplam zilyedlik süresi doldurmuşsa, taşınmaz son zilyedin isteği ile diğer koşulların varlığı halinde tapuya tescil edilebilecektir.

Vakıf taşınmazlar (mallar) da zilyedliğe dayanılarak iktisap olunamaz. Medeni Yasanın 81/B maddesi bu hususta emredici kural öngörmektedir. Bu cümleden olarak icareteynli (Peşin veya aylık ödemelerle kiralanan) vakıfların tescil isteği de dinlenilmeyecektir.

Tapuda kayıtlı olup da firari ve gaip kişilere ait taşınmazlar da Hazineye ait olacağından bunların da zilyedlikle kazanılması mümkün değildir.

Tapulu bir taşınmazın bir kısmının zilyedlikle iktisabı düşünülemez. Yasa koyucu bu tür zilyedliğe dayanılarak açılacak tescil davalarının dinlenilmemesini emredici kurallar koymuştur.

Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler (örneğin: dağlar, mer’alar gibi) özel mülkiyete konu olamayacaklardır. Bunların zilyedlikle kazanılması imkanı yoktur.

3402 sayılı Kadastro Yasasının 14.ncü maddesi hükmünce belgesiz (yani vergi kayıtsız) zilyedlik yoluyla bir kişinin sulu toprakta (40) dönüm, kuru toprakta 10C dönüm taşınmaz edinmesi imkan dahilindedir.

Taşınmaz Tapu Tescil Davaları Görevli Mahkeme

Kıymete göre tâyin edilir. Taşınmazın kıymeti …… lira veya daha az ise sulh hukuk mahkemesi, …. liradan fazla ise asliye hukuk mahkemesi görevli mahkemedir. Ancak, bu değer …..’den itibaren ….. lira olacaktır.

Taşınmaz Tapu Tescil Davaları Yetkili Mahkeme

Tescile konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak taşınmazlar birden fazla ise, birisinin bulunduğu yer mahkemesi de yetkili mahkemedir.

Taşınmaz Tapu Tescil Davaları Davacı

  1. Taşınmaz veya taşınmazları kullanmak, elinde bulundurmak suretiyle, mülkiyetini kazananlar.
  2. Taşınmazı veya taşınmazları eski malik veya maliklerinden zilyedliğini devralmak suretiyle mülkiyetini satın alanlar.
  3. Taşınmazı veya taşınmazları zamanaşımı ile kazananların ölümü ile mirasçıları.

Taşınmaz Tapu Tescil Davaları Davalı

  1. Taşınmaz belediye hudutları içerisinde ise, ayrıca belediye başkanlığı:
  2. Taşınmaz köy hudutları içerisinde ise, ayrıca köy muhtarlığı.
  3. Taşınmazların bir kısmı köy ve bir kısmı da belediye hudutları içerisinde bulunduğu takdirde; hem köy muhtarlığı ve hem de belediye başkanlığının davada hasım gösterilmesi gerekir. Her iki halde de hazine yine davalı durumunda olacaktır.

Taşınmaz Tapu Tescil Davaları Dava Açma Koşulları

  1. Taşınmaz veya taşınmazlar tapuda kayıtlı olmamalı.
  2. Taşınmaz; davacı tarafından 20 yıldan fazla çekişmesiz ve aralıksız kullanılmış olmalı.
  3. Taşınmaz devletin hüküm ve tatarrufu altındaki yerlerden bulunmamalı, mera, yaylak ve kışlak olmamalı.
  4. (20) dönümü geçen taşınmazlar için vergi kaydı bulunmalı (1950 yılı veya daha önceki yıllara ait).
  5. (20) dönümü geçen faşınmazlar için 766 sayılı Yasanın değişik 33.ncü maddesinde belirtilen kesinleşmiş mahkeme ilâmları, tasdiksiz yoklama kaydı gibi davacı lehine belgeler bulunmalı.
  6. Tapu Sicilinde maliki kim olduğu anlaşılamayan, 20 yıl evvel ölen veya gaipliğine karar verilen kimse adına tapuda kayıtlı taşınmaz çekişmesiz ve aralıksız 20 yıl kullanılmış olmalı.
  7. Ancak, 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Yasasının yayım ve ilân edildiği 26.7.1972 gününden önce açılmış davalarda (100) dönüme kadar olan taşınmazlar için vergi kaydı ve diğer belgeler aranmaz.
  8. Tescile konu taşınmazın vergi kaydı veya diğer belgeler yoksa bir tapulama bölgesinde toplam yüzölçümü (50) dönümü geçmemeli, (dava 26.7.1972’den önce açılmış ise, (50) dönümlük kısıtlama gözönünde tutulmaz).

Taşınmaz Tapu Tescil Davaları Gözönünde Tutulacak Hususlar

Mahkemece;

  1. Tescile konu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı sorulacaktır.
  2. Tapuya yazılacak tezkereye ayrıca, davacının üzerinde açmış olduğu tescil davası sonucu mahkemece verilen karar gereğince tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, varsa cinsi ve miktarının bildirilmesini istendiği ilave edilecektir.
  3. Taşınmazın vergi kaydı varsa, özel idareden getirtilecektir. Yüzölçümü (20) dönümü aşan taşınmazların bu aşan kısmı için vergi kaydı ibraz etmesi davacıdan istenecektir. Ancak, 1617 sayılı Yasanın yayım ve ilân tarihi 26.7.1972’den önce açılan davalarda (100) dönüme kadar vergi kaydı aranmayacak, (100) dönümden fazlası için vergi kaydı aranacaktır.
  4. 7.1972 gününden  sonra  açılan  davalarda,   müstakil  taşınmazın  (20 dönümünden fazlası hakkında vergi kaydı aranacağı gibi toplam taşınmazların yüzölçümlerinin de (50) dönümü geçmemesine dikkat edilecektir. Yani şartla: mevcutsa (50) dönüme kadar taşınmazın tescil talebi kabul edilecektir. 26.7.1971 gününden önce açılmış davalarda bu kayıt aranmayacaktır.
  5. Vergi kaydının 1950 yılı veya daha önceki yıllarda tesis edilmiş olmasın; dikkat edilecektir.

Taşınmaz başında keşif yapılacaktır. Keşifte;

  1. Taşınmazın veya taşınmazların mevkü, hudutları, kıymeti bilirkişi veya bilirkişiler dinlenmek suretiyle tesbit olunacaktır.
  2. Tapu fen memuruna, yoksa serbest olarak fen memurluğu yapan ölçü ve kroki işleriyle uğraşan fen elemanına’taşınmaz ölçtürülecek, krokisi mikyaslı olarak tanzim ettirilecektir. Kroki iki nüsha düzenlenecektir.
  3. Vergi kaydı ibraz edilmişse, taşınmaza tatbik olunacak, uyup uymadığı bili ‘âsilerden sorulacaktır.
  4. Taşınmazın, komşu taşınmazlardan bölünüp bölünmediği araştırılacaktır.
  5. Taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı incelenip tesbit olunacaktır.
  6. Komşu taşınmazlardan bölünme varsa, komşu taşınmazlarda toplam yüzölçümü ölçtürülerek hesaplattırılacaktır. Vergi kaydı yoksa 20 dönümden fazlası hakkındaki talep kabul edilmeyecektir. 1617 sayılı Yasanın yürürlüğe giriş tarihinden evvel açılmış davalarda, taşınmazların birbirinden bölünmelerinin tesbit olunduğu takdirde toplam yüzölçümlerinin (100) dönümü geçip geçmediği araştırılacaktır.
  7. Davacımn tanıkları dinlenecektir. Tanıklardan davacının kullanma zamanı, asıl malikinin kim olduğu, davacımn zamanaşımı müddetini yani (20) yılı aşkın bir zilyedliği bulunup bulunmadığı, bu zilyedliğin malik sıfatiyle olup olmadığı ve çekişmesiz, aralıksız devam edip etmediği sorulup tesbit olunacaktır.
  8. Taşınmaz veya taşınmazlar belediye hudutları içinde ise, belediye hoparlörü ile veya belediye tellâlı ile, köy hudutları içerisinde ise, köy muhtarlığı vasıtasiyie muayyen aralıklarla üç defa mahallen ilânları yaptırılacaktır. Bu ilânlar birer hafta ara ile yapılabildiği gibi onar gün ara ile yapılabilir. Üç defa yapılmasına bilhassa dikkat edilecektir.
  9. Ayrıca, en az bir defa olmak üzere taşınmazın bulunduğu yerde yayınlanan bir gazete ile, gazete ilânının yapılmasına karar verilecektir.
  10. Mahalli ve gazete ilânlarında, “Son .ilan gününden itibaren 3 ay içinde taşınmaz üzerinde bir hak iddia edenlerin mahkemeye başvurmaları” hususu belirtilecektir.
  11. Gazete ve mahalli ilânlarının yapılışı taşınmazın veya taşınmazların keşiflerinin yapılmasından önce olabileceği gibi, keşiflerin yapılmasından sonra da olabilir. Yasada bu hususta bir açıklama yoktur. Ancak, ilânların, taşınmazların keşfinin yapılmasından sonra yapılmasında fayda vardır. Zira, çoğunlukla dava dilekçelerinde tescili istenilen taşınmazların mevkü ve hudutları yanlış gösterilmektedir. Keşifte durum aydınlanacağından, mahalli ve gazete ilânlarının keşiften sonra yapılması duruşmanın uzamaması bakımından yerinde olacaktır. Dilekçedeki hudutlara göre ilânlar yapılıp, keşifte değişiklik bulunduğu takdirde yeniden ilânlar yapılacaktır. Bu durum da hem masraf ve hem de davanın uzamasına yol açacaktıra. Kanaatimiz de bu yoldadır.
  12. Mahalli ve gazete ilânları üzerinde, taşınmazın-tescil talebine herhangi bir itiraz olmazsa, üç aylık müddet geçtikten sonra, davacının iddiası diğer delillerle de sabit olmuşsa, dava haklı bulunacaktır.
  13. Burada önemli husus davanın duruşmaları devam ederken her zaman taşınmazla ilgili şahısların .avaya itiraz edebilmeleridir. İtirazda bir müddet öngörülmemiştir. Yeter ki dava sonuçlanmış olmasın. Medeni Yasamızın 639.ncu maddesinde öngörülen 3 aylık müddet, kararın verilebilmesi için, hakimin beklemesi gereken müddettir, yoksa itiraz için öngörülen bir müddet değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 9.10.1957 gün ve E. 6/58 – K. 54 sayılı içtihadı da bu durumu doğrulamaktadır.
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat