TEMERRÜT NEDENİYLE TAHLİYE İSTEMİ – DAVALININ SAVUNMA YAPMAYARAK SÖZLÜ KİRA İLİŞKİSİNİ İNKAR ETMİŞ OLDUĞU – DAVACIYA KİRA İLİŞKİSİNİ İSPATLAMASI İMKANI VERİLEREK KARAR VERİLMESİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

T.C YARGITAY
6.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 6376
Karar: 2016 / 2689
Karar Tarihi: 04.04.2016

ÖZET: Dava, temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Somut olayda davalı savunma yapmayarak sözlü kira ilişkisini inkar etmiş sayılmaktadır. Bu nedenle öncelikle davacıya, davalının kiracılık sıfatını kanıtlama imkanı verilmeli, kira ilişkisinin ispatlanması halinde ise 23/06/2014 tarihli ihtarname ile ödenmeyen kira miktarı ve aylar açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

(6098 S. K. m. 315) (6100 S. K. m. 128)

Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Karar: Dava, temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı dava dilekçesinde; Davalının uzun zamandan beri kira bedeli ödemediğini, ebliğ edilen ihtarnameye rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek kiralanan taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, savunma yapmamıştır.

Türk Borçlar Kanununun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.

Olayımıza gelince; Davacı sözlü kira ilişkisine dayanarak kiralanan taşınmazın tahliyesini talep etmiş, 23/06/2014 tarihli ihtarname ile uzun zamandan beri ödenmeyen kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde kiralananın tahliyesini ihtar etmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 128. maddesinde yer alan düzenlemeye göre “Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.” Somut olayda davalı savunma yapmayarak sözlü kira ilişkisini inkar etmiş sayılmaktadır. Bu nedenle öncelikle davacıya, davalının kiracılık sıfatını kanıtlama imkanı verilmeli, kira ilişkisinin ispatlanması halinde ise 23/06/2014 tarihli ihtarname ile ödenmeyen kira miktarı ve aylar açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...