Sanığın Kendisine Görevi Gereği Verilen Kullanıcı Kodu Ve Şifre İle Sorgulama Yapması Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçunu Oluşturmaz

Tahliye Davaları Hakkında Önemli Bilgilendirme

Tahliye Davaları Hakkında Önemli Bilgilendirme

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) yürürlüğe girmeden ön­ce, tahliye davaları en çok görüldüğü şekliyle; 6570 sayılı kanun kapsammda açılan davalar ile Borçlar Kanunu’na göre açılan dava­lar olarak ikiye ayrılmaktaydı. Ancak 04/02/2011 tarih ve 27836 sa­yılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Borçlar Kanununun Yürür­lüğü Ve Uygulama Şekli Hakkmda Kanunun 10. maddesi ile yü­rürlükten kaldırılmıştır. Bu bölümde açıklanacak dava türleri, yeni TBK kapsammda kalan nedenlerle açılabilecek dava türlerini kap­samaktadır.

Devam etmekte olan davalarla ilgili olarak, yürürlük kanunu­nun ilk iki geçici maddesinde şu hükümlere yer verilmiştir: “Bu Ka­nunla yürürlükten kaldırılan 6570 sayılı Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılmış ve henüz karara bağlanmamış olan davalarm, sulh hukuk mahkemelerinde; bunlardan temyiz aşama­sında bulunanların ise, Yargıtay’ın ilgili dairesinde, ayrıca bir işlem yapılmasına ve karar verilmesine gerek olmaksızın görülmelerine devam olunur.” Diğer maddede ise şu şekildedir. “Bu Kanunun 1. maddesinin son cümlesi hükmü bir defaya mahsus olmak üzere, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce TBK’nun 347. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden on yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında, yürürlüğe girdiği tarihten itiba­ren beş yıl; on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkmda da yü­rürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl sonra uygulanır.”

6098 sayılı TBK’nun dördüncü bölümünün ikinci ayrımı “Konut Ve Çatılı İşyeri Kiraları” başlığını taşımaktadır. 6570 sayılı yasanın hükümleri adı geçen kanunun kira sözleşmesi düzenlemesine dahil edildiği için bu özel kanuna tabi kira sözleşmelerinin konusunu oluşturan taşınmazlar bu ayrımın altında düzenlenmiş ve 6570 sayılı kanun yürürlükten kaldırılmıştır. 6570 sayılı Kanun’un uygulama alanını düzenleyen 1. maddesinde, Kanun’un kapsamına girecek taşınmazlar için belediye sınırları içerisinde olma ile belediye sınır­ları dışında kalmakla birlikte iskele, liman ve istasyonlarda bulunma şartı aranmaktaydı. Buna karşın 6098 sayılı Kanunun 339. madde­sinde, 6570 sayılı Kanunu’nun 1. maddesinden farklı olarak, kirala­nanın bulunduğu yer açısmdan bu ayrıma gidilmemiş ve tüm konut ve çatılı işyeri kiraları Türk Borçlar Kanunu’nun kapsamına alınmış­tır. Ayrıca sözleşmeyle birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşyalar hakkmda da konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerin uy­gulanacağı m. 339′ da açıkça düzenlenmiştir.

TBK, uygulanırken dikkat edilmesi gereken bir nokta da; 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması amacı ile çıkarılan kanu­nun geçici ikinci maddesinde 04/07/2012 tarihinde yapılan değişik­liktir. Buna göre; Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sa­yılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarmda, 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Ka­nununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 01/07/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestîsi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borç­lar Kanunu hükümleri uygulanır.

Yetkili Mahkeme Ve Gerekli İşlemler

Tahliye davalarında yetkili mahkeme genel yetkili mahkeme ta­şınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Taraflar arasında yazılı olarak pekala yetki sözleşmesi yapılması mümkündür. Ancak yerleşik Yargı­tay içtihatlarına göre, yetki sözleşmesi genel yetki kuralını ortadan kal­dırmaz. Bu durumda davacının seçimlik hakkı söz konusudur.

Kira sözleşmesi kanunda, kiraya verenin (eski kanun lafzında kiralayan olarak geçiyordu) bir şeyin kullanılmasını veya kullanmay­la birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği söz­leşme olarak tanımlanmıştır. Kira sözleşmesi iki tarafa borç yükle­yen rızai bir sözleşmedir. İcap ve kabul ile oluşan bu sözleşme, nispi ve kişisel hak doğuran bir sözleşme niteliğindedir.

Kira sözleşmesi taşınır mallar, taşınmaz mallar ve haklar konu­sunda düzenlenebilir. Kural olarak sözleşme, herhangi bir şekle bağ­lı değildir. Bununla birlikte taraflar kira sözleşmesini, taşınmazın tapu kaydına şerhini kararlaştırabilirler.

Tahliye Sebepleri

Tahliye davaları açacak hak sahibi, TBK’nda yer alan tahliye se­beplerinden birine dayanarak talepte bulunabilir. Kanunda yer alan bu durumlara ve dava usullerine ayrıntılı olarak yer vermeye çalışacağız.