Sulh Sözleşmesinin tanımı ve unsurları nelerdir?

Sulh sözleşmesi, tarafların birbirlerine karşılıklı fedakârlıkta bulunarak aralarındaki mevcut bir hukuki ilişkiyi açıklığa kavuşturmalarına ya da hukuki ilişki üzerindeki anlaşmazlığa veya tereddüt haline son vermelerine ilişkin kendine özgü isimsiz bir sözleşmedir.

1.) Hukuki Niteliği

Sulh sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu sebeple sulh sözleşmesine EBK. m.81-82 (YBK. m. 96-97), EBK m.106 vd. (YBK. m. 123 vd.) ve EBK m.117/II (YBK m. 136/II) hükümlerinin uygulanması mümkündür.

2.) Konusu

Aşağıda belirtilen istisnalar hariç olmak üzere, hukuken sözleşmelere konu olabilen her şey, sulh sözleşmesinin de konusunu oluşturabilir.

Sulh sözleşmesinde konuya ilişkin istisnalar:

Hukuki konusu veya yapısı itibariyle sulhe müsait olmayan konularda sulh sözleşmesi yapılamaz. Örneğin, babalık ve nesebin reddi gibi hususlarda taraflar serbestçe tasarruf edemeyecekleri için sulh sözleşmesi mümkün değildir.
> Kamu düzeni sebebiyle sulh sözleşmesine konu olamayan hallerle ilgili olarak sulh sözleşmesi yapılamaz. Örneğin; boşanma, evliliğin butlanı veya velayet hakkı gibi hususlar kamu düzeniyle ilgilidir ve bu hususlarda sulh sözleşmesi yapılması mümkün değildir.
> Tasarruf yetkisinin bulunmadığı hallerde tasarruf ehliyeti bulunsa da sulh sözleşmesi yapılamaz. Örneğin müflis, iflas masasındaki mallar hakkında tasarruf yetkisi bulunmadığı için sulh sözleşmesi yapamaz.
İradi bir temsilcinin temsil olunan hesabına sulh sözleşmesi yapabilmesi için özel yetkisinin olması gereklidir (EBK. m. 388/son; YBK. m. 504/son). Bu özel yetkiyi veren sözleşmenin ise mahkeme tarafından onaylanmasına ihtiyaç yoktur. Kanuni temsilcilerin sulh sözlemesi akdedebilmesi için ise sulh mahkemesinin izni gereklidir.

3.) Unsurları

Sulh sözleşmesinin yapılabilmesi için tarafların arasında daha önceden mevcut olan hukuki bir ilişki bulunmalıdır. Bu hukuki ilişkinin sebebinin ne olduğunun sulh sözleşmesi açısından herhangi bir önemi yoktur.
Geçerli bir sulh sözlemesinin varlığı için hukuki ilişkinin taraflarının iradeleri fesada uğramamalıdır. (BK. m.23 vd.) Zira irade fesadı halleri sulh sözleşmesi bakımından da bir iptal sebebidir.
> Taraflar arasındaki hukuki ilişkiye istinaden bir anlaşmazlık veya kararsızlık hali bulunmalıdır. Sulh sözleşmesi bakımından tarafların kişisel şüpheleri (subjektif şüphe) yeterlidir.
Ayrıca sulh sözleşmesinin akdedilebilmesi için herhangi bir davanın açılmış olması şart değildir.
> Sulh sözleşmesinin tarafları karşılıklı fedakârlıkta bulunmalıdır. Tarafların fedakârlıkları karşılıklı değilse taraflar arasında bir ibra, bir haktan feragat, bağışlama veya borç ikrarı söz konusu olabilir; ancak taraflar arasında bir sulh sözleşmesinin varlığından bahsedilemez.
Taraflar arasındaki fedakarlıklar şu şekillerde ortaya çıkabilir:
-Miktarda fedakârlık
-Vasıflarda fedakârlık
-İfa edilecek yer ve zamanda fedakârlık

4.) Türleri

a.) Adi Sulh Sözleşmesi

Adi sulh sözleşmesi, uyuşmazlığa hiçbir yargı merciinin müdahalesi olmaksızın tarafların aralarında anlaşarak yaptıkları sulh sözleşmesidir. Bu tür sözleşmeler şekle tabi değildir, ancak yazılı olarak oluşturulması ispat bakımından kolaylık sağlar.

b.) Kazai Sulh Sözleşmesi

Kazai sulh sözleşmesi, uyuşmazlığın uzlaşı ile yargı merciinin huzurunda sonlandırıldığı sulh sözleşmesidir. Kazai sulh sözleşmesi iki şekilde yapılabilir:

> Dışarıda akdedilip mahkeme tarafından onaylama şeklinde yapılan sulh sözleşmesi
Onaylama şeklinde yapılan sulh sözleşmesinde taraflar kendi aralarında akdettikleri sulh sözleşmesini muhakeme zabıtnamesine geçirtmekle yetinirler. Bu halde hakim sulh sözleşmesini onaylamış kabul edilir. Böylece sulhe resmi bir şekil verilmiş olur ve taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ile sona erer.

Mahkeme huzurunda yapılan sulh sözleşmesi

Mahkeme huzurunda yapılan sulh sözleşmesinde ise taraflar; mahkemeden, aralarında vücut bulan uzlaşı gereğince hüküm tesisini talep ederler. Buna binaen hakim, bu sulh sözleşmesi hakkında hükmünü verir ve böylece ya bazı emir veya yasakları kapsayan veyahut da taraflara bazı haklar tanınmasını sağlayan hüküm tesis eder. Bu sulh sözleşmesinde uyuşmazlık bir hüküm ile son bulur.

Şekli

Adi sulh sözleşmesi, şekle tabi değildir; ancak sulh sözleşmesi taşınmaz mallara ilişkin ise resmi şekilde yapılması gerekir. Kazai sulh sözleşmesinde ise hakim kararı, şeklin yerini alır, kazai sulh taşınmazlara ilişkin olsa dahi ayrı bir şekil şartına gerek yoktur .

CategoryDilekçeler
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat