Soybağına İtiraz ve İptal Davası’nın Konusu

Evlilik dışı ilişki sonucu doğan çocuk, anne ve babasının daha sonra birbiriyle evlenmeleri halinde evlilik içinde doğan çocuklarla aynı huku­ki statüye tabi olur, onlar gibi babalarıyla soybağı kurulur, (md. 292)

Eşler, bu çocuklarını evlenme sırasında veya sonra evlenmenin ya­pıldığı yerdeki yada yerleşim yerlerindeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar. Ancak bildirimde bulunmamış olmaları, bu çocukların evlilik içinde doğan çocuklarla aynı hükümlere tabi olmalarını engelle­mez, (md. 293)

Soybağının reddi davası; evlilik içinde doğan veya ana rahmine dü­şen çocuğun babasının nüfus kaydında koca olarak gözüken kişi olma­dığı iddiasıyla açılan davanın adıdır. Oysa «itiraz ve iptal davası» ola­rak kanunumuzda düzenlenen dava (md. 292-294) evlilik dışı doğan çocuğun anne-babasının sonradan birbirleriyle evlenmeleri nedeniyle nüfusa kaydı yapılan çocuğun babasının koca olmadığı savıyla açılan davanın adıdır. Her iki dava ile elde edilmek istenen sonuç çocuk ile baba arasında kurulmuş bulunan soybağının iptali ise de; aralarında bazı farklar bulunduğundan (özellikle taraflar yönünden) bu iki dava birbi­riyle karıştırılmamalıdır.

Soybağına İtiraz ve İptal Davası’nın Tarafları

Sonradan evlenme yoluyla çocuk ile baba arasında kurulan “soybağına itiraz ve iptal” davasını:

l)Çocuk,

2)Cumhuriyet Savcısı,

3)Ana ve babanın yasal mirasçıları açabilir. Çocuğun ölmüş ya da ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmiş olması halinde, çocuğun altsoyu da bu davayı açabilecektir, (md. 294)

“Soybağının Reddi” davasını (md. 289, 291) Cumhuriyet Savcısının açma yetkisi bulunmadığı halde “itiraz ve iptal ” davasını Cumhuriyet Savcısı da açabilir. O nedenle; nasılsa her iki davada soybağıyla ilgili amaçlanan sonuç da aynı ” diye düşünülerek olayın kanunumuzdaki teknik olarak hangi dava çeşidine girdiği doğru olarak belirlenemezse yanlış sonuca ulaşılabilir: Örneğin Cumhuriyet Savcısının açacağı ” Soybağının Reddi” davası, bu davayı açma sıfatı bulunmadığından ev­rak üzerinden reddedilebileceği halde; “itiraz ve iptal” davasıyla karıştı­rılırsa, işin esasına girilip boşuna zaman ve yargılama masrafının kaybı­na neden olacaktır.

“İtiraz ve iptal” davasında ispat yükü davayı açana aittir. Davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmekle yükümlüdür.

Soybağına İtiraz ve İptal Davası’nı Açma Süresi

Kanunumuz, bu davanın düzenlendiği maddelerde (md. 292-294) süreyi açıkça belirtmemiş, “Tanımanın iptali ” davasındaki (md. 295-300) hükümlerin kıyasen uygulanacağını belirtmekle yetinmiştir. Orada dava açma süresi bir-beş yıl olarak düzenlendiğinden, Aile Mahkemesi haki­mi, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden bu davada da aynı hak düşürücü süreleri gözönünde bulunduracaktır, (md. 294/3) Burada da, gecikmeyi haklı kılan bir sebep bulunduğu için davanın bir-beş yıllık süreler içinde açılamaması durumunda ek bir aylık dava açma süresi (md. 300/4) uygulanabilecektir,

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat