Suç Şüphesi

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesine göre “Cumhuriyet savcısı ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez” soruşturmaya başlayacaktır.”

Bu maddede soruşturmayı kural olarak kimin yapacağı ve soruşturmanın nasıl başlayacağı açıklanmıştır. Soruşturmayı Cumhuriyet savcısı emrindeki adli kolluk marifetiyle yapacak ve bu soruşturmaya “suç işlendiği izlenimi veren hali öğrenir öğrenmez” başlayacaktır. Kanunun da açıkça zikrettiği üzere Cumhuriyet Savcısı bu halden her türlü vasıta ile veya vasıtasız haberdar olabilir.

Suç Şüphesi Nasıl Edinilir?

Cumhuriyet savcısı bir suç işlendiği izlenimini; kendisine doğrudan veya dolaylı olarak yapılan ihbar veya şikayet ile veyahut pek sık olmasa da bizzat kendisinin başka olaydan çıkarımı sonucu edinebilir.

Soruşturmanın başlaması için gerekli olan “suç işlendiği izlenimini uyandıran hal” aşağıdaki şekillerde ortaya çıkar:

  1. Kendiliğinden Ortaya Çıkan Şüphe

Cumhuriyet savcısı veya adli kolluğun kendilerine herhangi bir başvuru olmaksızın bir suçun işlendiği hususunda bizzat edindikleri izlenimdir. Bu kendi gözlemleri sayesinde olabileceği gibi bir suçun soruşturulması sırasında başka suçun işlendiği hususunda izlenim edinilmesi şeklinde de olabilir.

  1. Haber Almak Suretiyle Ortaya Çıkan Şüphe

İşlendiği iddia olunan suçla ilgili olsun ya da olmasın değişik kişi ve kurumlar tarafından suç işlendiği hususundaki izlenimin Cumhuriyet savcılığı veya adli kolluğa iletilmesidir.

Şikayet : Suçtan zarar gören kişinin soruşturma yapılması ve failin cezalandırılması için soruşturma makamlarına yaptığı başvurudur. 5237 sayılı TCK’na m.73’e göre kovuşturulması şikayete bağlı suçlar için şikayet, zamanaşımı süresini geçmemek üzere şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bilmesi veya öğrenmesinden itibaren altı ay içerisinde yapılabilir.

Suçların re’sen soruşturulması kural, şikayete bağlı olması ise istisnadır. Bu sebeple bir suçun soruşturması şikayete bağlı ise bunun mutlaka o suçu düzenleyen kanunda gösterilmesi gerekir. Hatta aynı madde içerisinde iki ayrı fıkrada suçun değişik halleri düzenlenmiş ve birinci fıkrada şikayete bağlı olduğu belirtilmiş devam eden fıkralarda şikayetten bahsedilmemişse, bu durumda kanun koyucunun amacına bakmak gerekir. Örneğin Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçunu düzenleyen TCK m.116/1,2 fıkralarında “mağdurun şikayet üzerine denildiği halde 4.fıkrada şikayetten bahsedilmemiştir. Bunun anlamı fıkrada düzenlenmiş olan konut dokunulmazlığını ihlal suçunun ağırlaştırılmış şeklinin şikayete tabi olmadığıdır. Örneğin: Hakaret suçlarını düzenleyen TCK m.125-130 maddelerinde hiç şikayetten bahsetmemiş ancak m.l31’de bu beş maddede düzenlenen suçların tümü için şikayet şartı koymuştur. Eğer bu m.131 olmasaydı, bu suçlar re’sen soruşturulacaktı. Sonuç olarak bir suçun soruşturulmasının kanunda (hatta o suçu düzenleyen fıkrada) açıkça şikayete tabi olduğu yazılmamışsa o suç re’sen soruşturulur.

İhbar: Bir suçun işlendiğini gören veya duyan kişilerin soruşturma makamlarına bu durumu bildirmesidir. Şikayete tabi olmayan suçlarda yapılan şikayetler de ihbar niteliğinde sayılır.

Talep: Bazı suçların soruşturulması bazı resmi makamların talebine bağlanmış olabilir. Bu makam genellikle Adalet Bakanlığı’dır. TCK m.l3/2,3’te olduğu gibi.   Talep   üzerine  soruşturma  ve   peşinden   kovuşturma  yapmak zorunludur. Talep şikayet gibi süreye tabi değildir ve geri alınamaz.

Müracaat: Belli suçlarda bir devletin makamları vasıtasıyla dava açmayı zorunlu kılmayacak şekilde başka devlete yaptığı şikayettir.

Bazı suçlardan dolayı dava açılmasının uygun ve yararlı olup olmadığı hususunda tereddüt olduğunda bu konuda karar verme yetkisini soruşturma makamından başka bir devlet kurumuna verdiği durumlardır.

Suç Duyurusu: Kamu görevlilerinin bir suç işlendiği hususunda soruşturma makamlarına durumu bildirilmesidir.

Suça ilişkin ihbar ve şikayetler Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılır.

Valilik veya kaymakamlık ya da mahkemelere yapılan şikayetler ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Buradaki gönderme terimi ihbar ve şikayetin alınarak yetkili Cumhuriyet başsavcılığına iletilmesi şeklinde anlaşılmalıdır. Ancak uygulamada sadece şikayetin iletilmesi yeterli sayılmamakta özellikle müştekinin o husustaki beyanının Cumhuriyet savcısı tarafından tespiti gerekmektedir. Böylece soruşturmanın safahatı açısından Cumhuriyet savcısı şikayeti hukuki bir çerçeveye oturtmak ve ulaşılabilecek deliller hakkında fikir sahibi olabilmektedir.

Bir kamu göreviyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikayetler gecikmeden ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

Yurt dışında işlenen ancak Türkiye’de takip edilmesi gereken suçlar elçilik ve konsolosluğa ihbar veya şikayet edilebilir.

İhbar veya şikayet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.

Kovuşturma aşamasında iken suçun şikayete bağlı bir suç olduğu anlaşılırsa mağdur açıkça şikayetten vazgeçmedikçe yargılamaya devam olunur.

Bir ölümün doğal nedenlerden meydana gelmediği kuşkusunu doğuracak bir durumun varlığı  veya ölünün  kimliğinin  belirlenememesi  halinde  kolluk görevlisi, köy muhtarı ya da sağlık veya cenaze işleriyle görevli kişiler durumu derhal Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdürler. Bu durumlarda ölünün gömülmesi ancak Cumhuriyet savcısının vereceği yazılı izinle mümkündür.

Bu noktada Cumhuriyet savcısında var olan şüphe en basit şüphedir. Henüz bir suç  işlenip  işlenmediği  dahi  belli değildir.

Soruşturmaya başlarken var olan suç şüphesi ; Suçun işlenip işlenmediği şüphesidir. Bir suçun işlendiğinin belirlenmesinin ardından bu suçu kimin, nerede, ne zaman, nasıl, niçin işlediği hususları belirlenecektir.

Cumhuriyet savcısı soruşturmayı bu şüpheyi bertaraf etmek üzere yürütecektir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun deyimi ile “İhbar veya izlenimin” gerçek olup olmadığını ve bu soruların cevaplarını soruşturmanın sonucunda belirleyecektir.

  1. SORUŞTURMA İŞLEMLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ

Soruşturma ve araştırma faaliyetleri bütün olarak ve bir plan içerisinde yapılır ve sonuçlandırılır. Her somut olayın araştırılmasında izlenecek yol farklı olabilir. Bütün suçlar için belirlenebilecek ve şablon gibi uygulanabilecek tekdüze bir araştırma tarzı yoktur. Değişik suçlar için soruşturma usulleri farklı olduğu gibi, aynı tip suç için ülkenin değişik yerinde daha değişik bir yöntem izlenebilir. Hatta aynı suçun soruşturması zamana göre de farklılık gösterebilecektir.

Örneğin: Dolandırıcılık suçunun araştırması, hırsızlık suçunun araştırmasından farklı olduğu gibi, dolandırıcılık suçunun işlendiği yerin özelliklerine göre elde edilebilecek delil farklı olabilir. Yine aynı şekilde, zaman içerisinde aynı tip suçun işlenme şekilleri farklılık gösterebilmektedir. Dolandırıcılık suçunda kullanılan “hile” zamana göre değişik şekilde ortaya çıkabilmektedir. Bunun doğal sonucu olarak soruşturma usulü de farklı olacaktır. Soruşturma yapılırken önemli olan ceza muhakemesi hukukunun ilkelerine bağlı kalarak soruşturma evresinin tamamlanmasıdır.

Cumhuriyet savcısı maddi gerçeğin bulunması için gerekli araştırmayı yapacaktır. Cumhuriyet savcısı bu gerçeği ararken belirli bir sistem içerisinde hareket edecek ve emrindeki adli kolluğun da bu sistem doğrultusunda hareket etmesini sağlayacaktır. Bu cümleden olmak üzere Cumhuriyet savcısı adli kolluk marifetiyle maddi gerçeği araştırırken;Adil yargılama yapılması, şüpheli lehine ve aleyhine olan delillerin toplanması, şüphelinin haklarının korunması hususlarına riayet edecektir.

Soruşturma esnasında Cumhuriyet savcısı ve adli kolluk delil toplama, koruma tedbirlerini uygulama, olay yeri incelemesi, yer gösterme, keşif, ölü muayenesi ve otopsi, bilirkişi incelemesi, ifade alma işlemlerini gerçekleştirir. Bu sayılan soruşturma işlemlerinin her biri bir kitap konusu olabilecek derinlik ve önemdeki konulardır.

  1. Yer gösterme işlemi:

CMK m.85 ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.28 yer gösterme işlemini düzenlemiş ve hukuki dayanağa kavuşturmuştur.

Yer Gösterme İşlemini Kim Yaptırır?

Cumhuriyet savcısı, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmuş olan şüpheliye yer gösterme işlemi yaptırabilir. Bunun anlamı yer gösterme işlemini ancak Cumhuriyet savcısı yaptırabilecektir. Adli kolluk memuru veya amiri yer gösterme işlemi yaptıramaz. CMK bunu “yer gösterme işlemi hakkında da keşfe ilişkin kurallar uygulanır” demek suretiyle belirlemişti. Zira adli kolluğun keşif yapma (bilirkişi dinleme yetkisi) bulunmamaktadır. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmelik’i yer gösterme işlemini Cumhuriyet savcısının yapacağını açıkça belirlemiştir. Kural bu olmakla birlikte, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar söz konusu olduğunda, adli kolluk âmiri de yer gösterme işlemi yaptırmaya yetkilidir. Bu suçlar dışında yer gösterme işlemi kolluk âmirleri tarafından yaptırılamaz.

Nasıl Yaptırılır?

Yer gösterme işlemi soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun olarak yerine getirilir. Burada kastedilen husus soruşturma esnasında şüphelinin “lekelenmeme hakkına” riayet edilerek yer gösterme işleminin icra edilmesidir. Gerçekten de eski uygulamalarda sıkça rastladığımız kolluk görevlilerinin şüpheliyi alarak birkaç yayın organı kamerası önünde yer gösterme işlemi yaptırma hususu artık tarihe karışmalıdır.

Soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla, müdafi de yer gösterme işlemi sırasında hazır bulunabilir. Bundan kasıt müdafiinin de yer gösterme işlemine katılma hakkı vardır. Ancak müdafi gelecek diye yer gösterme işlemi geciktirilemez. Müdafi bu sebeple beklenmez ve fakat yer gösterme işlemine katılmak için gelen müdafi bundan alıkonulamaz.

Yer Gösterme Tutanağı

Yer gösterme işlemi tutanağa bağlanır. Aynen keşifte olduğu gibi yer gösterme işlemi de tutanağa bağlanacaktır. Bu tutanakta aşağıdaki hususlar yer alır:

  1. a) Müdafi veya vekil sıfatıyla hazır bulunduğu işlemlerle ilgili tutanakta avukatın isim ve imzasına da yer verilir.
  2. b) Tutanak, işlemin yapıldığı yeri, zamanı ve işleme katılan veya ilgisi bulunan kimselerin isimlerini içerir.
  3. c) İşlemde hazır bulunan ilgililerce onanmak üzere tutanağın kendilerini ilgilendiren kısımları okunur veya okumaları için kendilerine verilir. Bu husus tutanağa yazılarak ilgililere imza ettirilir.
  4. d) İmzadan kaçınma hâlinde nedenleri tutanağa geçirilir.
  5. Olay Yeri İncelemesi;

Olay yeri incelemesi soruşturma esnasında delil elde edilebilecek en önemli işlemlerden biridir. Adli kolluk tarafından yapılan keşif işlemi denilebilir. CMK m.83 ve 84 hükümlerine göre keşif yapma yetkisi sadece hakim ve Cumhuriyet savcısına aittir. Adli kolluğun keşif yapma yetkisi yoktur. Olay yeri incelemesi ise keşfe benzese de hukuki anlamda keşif değildir. Bir delil toplama yöntemidir.

Kim Yaptırır?

Adlî Ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.9 hükmü olay yeri incelemesini kimlerin nasıl yapacağını düzenlemiştir. Buna göre:

Suç işlenen yerlerde, sebep ve sonuç ilişkisini ortaya koyacak delillerin aranması, bulunması ve el koyulması için geliştirilmiş bilimsel ve teknik araştırma işlemlerinin, herkesin girip çıkabileceği kamuya açık alanlarda yapılması için bir emir veya karar gerekmez. Yani kamuya açık alanlarda olay yeri incelemesini bütün kolluk mensupları bizzat ve bir karar veya emre gerek duymaksızın yapabilecektir.

Birinci fıkrada belirtilen yerler dışındaki olay yeri inceleme işlemleri, 7 nci madde uyarınca hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde de Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savasına ulaşılamadığı hâllerde ise konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlar dışındaki yerlerde kolluk âmirinin yazılı emri üzerine gerçekleştirilir.

Bu hükümle açıklanmak istenen şey konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda olay yeri inceleme işlemlerini ancak hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile kolluk görevlileri yapabilirler.

Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlar haricinde kalan ve ancak kamuya açık alan olarak sayılamayacak yerlerde olay yeri incelemesi yapmak için yine hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri veyahut Cumhuriyet savasına ulaşılamayan hallerde adli kolluk amirinin yazılı emri gerekir.

Nasıl Yapılır?

Polisin Adli Görevlerinin Verine Getirilmesinde Delillerin Toplanması, Muhafazası ve İlgili Yerlere Gönderilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre polis olay yeri incelemesi yapmaktaydı. Her ne kadar Adli Ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.9 olay yeri incelemenin ne olduğunu ve kimler tarafından yapılacağını belirlemişse de olay yeri incelemesinin nasıl yapılacağını açıklamamıştır. Bu durumda olay yeri incelemesi halen yürürlükte olan Polisin Adli Görevlerinin Yerine Getirilmesinde bellilerin Toplanması, Muhafazası ve İlgili Yerlere Gönderilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre icra edilecektir.

Bu Yönetmelik’e göre:

Olay yerine planlı ve süratle gidilir. Plan önceden ayrıntılı bir şekilde hazırlanır. Hazırlanan planda, olayın durumuna göre; personel sayısı, niteliği, olaydaki görevi; Olay soruşturma sorumlusu; Araç, gereç, teçhizat ve malzemenin (kroki ve fotoğraf malzemesi, delil ambalaj malzemesi, inzibat aletleri, iz tesbit aletleri, iz tesbit malzemesi ve diğer lüzumlu malzeme) nitelik ve nicelikleri, açıkça belirtilir.

Olay yerinde, olayın önem ve çeşidine göre, öncelikle aşağıda belirtilen tedbirler alınır; Yaralılara ilk müdahale ve tahliye işlemleri yapılır. Varsa seyirci kalabalığı uzaklaştırır. Olay yeri giriş ve çıkışları kontrol altında tutulur. Olay yol ve cadde üzerinde ise trafik akışının devamı sağlanır.Olay yeri yakınında bulunan şahıslar kontrol edilir. Delillerin bozulması, değişmesi kaybolması önlenir. Mevcut oldukları takdirde şüpheliler muhafaza altına alınır. Tanıkların ifadeleri alınmadan olay yerinden uzaklaşmaları önlenir. Şüphelilerin tanıklarla ve tanıkların birbirleriyle konuşmaları önlenir.

Olay yerinin ilk incelenmesi, gözlem yoluyla yapılır. Bu incelemede suç sanıklarının; Giriş yeri ile bu yere nasıl girildiğinin; Asıl saldırı hedefinin; Siriş yeri ile asıl saldırı hedefi arasında izlediği yolun; Çıkış yerinin; Asıl saldırı hedefi ile çıkış yeri arasında izlediği yolun; Uğrayabileceği diğer yerlerin tespiti yapılır.

Bu tespitten sonra yöntem kullanarak (Belirli bir nokta seçilmek ve belirli bir istikamete doğru hareket edilmek suretiyle yukarıdan aşağıya bölgelere ayırarak, dıştan içe daire çizerek vb. ) olay yerinin ayrıntılı incelenmesine geçilir.

Bu inceleme sırasında olay yerinde; Suç şüphelilerinin veya mağdurun bedeninden düşebilen veya akabilen madde ve parçalar (kıl, kan, tırnak…gibi); Suç şüphelilerinin veya mağdurun üzerinden düşebilen parçalar (düğme, mendil, kravat, not defteri…gibi); Suç şüphelilerine ait ve suçu işlemeye elverişli vasıtalar. (Ateşli veya ateşsiz silahlar, mermi çekirdeği, kovan, maymuncuk, kalıp… gibi); Suç şüphelilerinin veya mağdurun ve ilgililerin mekan itibariyle bıraktıkları izler, (parmak,izi,ayak izi, diş izi, beden izi, boğuşma izleri… gibi); Olayın aydınlatılmasına ve suç şüphelilerinin belirlenmesine yarayacak diğer hususlar, (suç unsuru taşıyan bildiri, broşür, dergi, afiş, kitap vb. ile bunların yazım ve basımında kullanılan daktilo, teksir makinası .. gibi) belirlenir, etiketlenir ve not edilir.

Bu işlem sırasında delillerin kaybolmamasına, bozulmamasına, yerlerinin değiştirilmemesine dikkat edilir. Olay yeri incelemesinde, olay yerinde soruşturma grubundan başkasının girmesine izin verilmez.

Belgelemek (Tutanak, Fotoğraf, Kroki Kayıt)

Olay yerinde bulunan deliller toplanmadan olay yeri krokisi yapılır. Yapılacak krokide, iz ve delillerin bulunduğu yerler, kesin ve doğru alınmış ölçüler, hava durumu, olayın zamanı, dosya numarası, krokiyi yapanın ismi, yönler ve birimin adı mutlaka yazılır. Olay yerinin incelenmesiyle belirlenen önemli yerlerin fotoğrafı çekilir. Fotoğraf çekiminin tüm iz ve delilleri belirtecek şekilde, ölçekli, muhtelif açılardan ve en az iki poz olması gereklidir.

Olay yerinin sistematik incelenmesinde soruşturma sorumlusu, bilimsel ve teknik incelemeleri yaparken uzmanlardan yararlanır. (Parmak izi uzmanı, patlayıcı madde uzmanı, balistik uzmanı).. gibi)

Olay yeri incelemesinin tüm safhaları tutanakla tespit edilir.

Suçta, aramalarda, kontrollerde ele geçirilen silahların, uyuşturucu maddelerin, suç unsuru taşıyan her türlü yayınların, (broşür, afiş, dergi, kitap, değerli kağıt vb)) bunların yazım ve basımında kullanılan malzemenin ve suçun kaynağına inilerek irtibatlı tüm delillerin ve suç sanıklarının ele geçirilmesine çalışılır. Olay yerinin incelenmesi sırasında bulunan tüm maddi deliller, bulundukları yerlerde etiketlenerek numaralanır. Etiketlerin üzerine; delillerin bulunduğu yer, olay dosya numarası, tarih, delillerin izahı, kimden alındığı, emniyet birimin adı, soruşturmacının kimliği ve lüzumlu görülen diğer hususlar yazılır.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...