Silah Ruhsatı Taşıma Şartları

DANIŞTAY
10. Daire 2005/6731 E.N , 2008/1454 K.N.

İlgili Kavramlar

SİLAH RUHSATI TAŞIMA ŞARTLARI
ADLİ SİCİL KAYDINA İLİŞKİN HUKUKİ DURUM

Özet
DAVACININ, ONSEKİZ YAŞINDAN ÖNCE İŞLEDİĞİ BİR SUÇTAN DOLAYI TUTULAN ADLİ SİCİL KAYDININ, SİLAH TAŞIMA RUHSATININ BULUNDURMA RUHSATINA ÇEVRİLMESİNE DAYANAK OLUŞTURAYAMAYACAĞI HAKKINDA.

İçtihat Metni

3682 sayılı Adli Sicil Kanunu ile bu yasayı yürürlükten kaldıran 5352 sayılı Yasa ve 2253 sayılı Yasa hükümlerinde, onsekiz yaşından küçüklerin işlediği suçlardan dolayı verilen cezalara ilişkin adli sicil kayıtları ve arşiv kayıtlarının; ancak, soruşturma ve kovuşturma konusu olan işler için sayılan merciiler tarafından istenilmesi halinde verileceği ve başka bir iş veya konu için kullanılamayacağı açıkça düzenlendiğinden, polis memuru olarak görev süresini tamamlayıp, emekliye ayrılması sırasında davacının zati demirbaş silahı için düzenlenen taşıma ruhsatının yenilenmesi sürecinde, hırsızlık suçundan davacının yargılandığı ve ceza aldığı dolayısıyla Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16/d maddesi kapsamında değerlendirilerek taşıma ruhsatının bulundurma ruhsatına çevrilmesine ilişkin işlem tesis edilmiş ise de; davacının hırsızlık suçundan yargılandığı ve cezalandırıldığı tarih itibariyle henüz onsekiz yaşını tamamlamadığı dikkate alındığında, davacının onsekiz yaşından önce işlediği bir suçtan dolayı tutulan adli sicil kaydının silah taşıma ruhsatının bulundurma ruhsatına çevrilmesine dayanak oluşturamayacağı bu itibarla, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü.

Dava, davacıya ait silah taşıma ruhsatının bulundurma ruhsatına çevrilmesine ilişkin Adıyaman Valiliğinin 20.5.2002 tarihli 2002-78 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare mahkemesince, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinde, hırsızlık suçundan mahkûm olanlara silah taşıma ve bulundurma ruhsatının verilemeyeceğinin belirtildiği, geçici 1. maddesi ile de kazanılmış hakların korunduğu, ancak 16. madde kapsamında bulunan hallerde taşıma ruhsatının bulundurma ruhsatına çevrileceğinin belirtildiği, davacının ise hırsızlık suçundan mahkûmiyeti nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu’un 7. maddesi 5. fıkrasında, ateşli silahları, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanların taşıyabilecekleri veya meksen ya da işyerinde bulundurabilecekleri hükme bağlanmıştır.

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesi “d” fıkrasında, Taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar ile zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla her türlü kaçakçılık, kara para aklama, hayali ihracat, elektronik alet ve cihazlarla işlenen suçlar, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik, anarşik, terör ve benzeri yaygın şiddet eylemlerine katılma ve bu gibi fiilleri tahrik ve teşvik suçlarından birinden hüküm giymiş olanların, affa uğramış olsalar veya mahkumiyetleri bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalksa ya da mahkemelerce verilen karar üzerine adli sicilden silinmiş olsa bile kendilerine hiçbir surette ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmeyeceği, 21/3/1991 Tarihli ve 91/1779 sayılı Yönetmeliğe işlenmeyen hükümler başlıklı 2/4/1997 Tarih ve 97/9510 Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde de, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce mevzuata uygun ruhsat almış olanların kazanılmış haklarının saklı olduğu, ancak, bu Yönetmelikle getirilen yeni hükümler nedeniyle durumu 16 nci madde kapsamına girenlerin taşıma ruhsatlarının, süresi sonunda, bulundurma ruhsatına çevriceceği kurala bağlanmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, emekli polis memuru olan davacı adına zati demirbaş silahı için düzenlenmiş olan silah taşıma ruhsatının yenilenmesi istemi üzerine yapılan inceleme sonucunda davacının Adıyaman Sulh Ceza Mahkemesinin 19.4.1966 tarih ve E: 1965/286, K: 1966/92 sayılı kararıyla; hırsızlık suçundan yargılandığı, sahibinin izni olmadan aldığı bisikleti, bir süre kullandıktan sonra kendiliğinden getirip teslim ettiği dikkate alınarak ve on sekiz yaşını ikmal etmediği nedeniyle neticeten on üç gün hapis cezası ile mahkumiyetine, cezanın teciline karar verildiğinin tespit edildiğinden bahisle davacının durumunun Yönetmeliğin 5/d, 7. ve 16. madde hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin kabulü ile taşıma ruhsatının bulundurma ruhsatına çevrildiği anlaşılmaktadır.

5352 sayılı Yasa ilel.6.2005 tarihinde yürürlükten kaldırılan ancak dava konusu işlemin tebliğ edildiği tarih itibariyle yürürlükte olan 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 5. maddesine 2.1.2003 tarih ve 4778 sayılı Yasayla eklenmiş olan fıkrada, onsekiz yaşından küçükler hakkında adli sicile geçirilen bilgilerin; ancak, soruşturma ve kovuşturma konusu olan işler sebebiyle Cumhuriyet savcıları ve mahkemelerce veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği seçimleri ile ilgili olarak yetkili seçim kurullarınca istendiği takdirde verileceği kuralına yer verilmiş yine bu Yasayı kaldıran 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 10. maddesi 3. fıkrasın da da; onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarının; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılıkları, hakim veya mahkemelerce istenebileceği hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 15.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 34. maddesinde, küçükler hakkında adli sicile geçirilen bilgilerin ancak, soruşturma ve kovuşturma konusu olan işler sebebi ile Cumhuriyet savcıları, sorgu hakimleri ve mahkemelerce veya Yasama Meclisi üyeleri seçimleri ile ilgili olarak yetkili seçim kurullarınca istendiği takdirde adli sicilce bildirileceği, birinci fıkra gereğince verilmiş olan bilgilerin başka herhangi bir iş ve konu için kullanılmayacağı hükme bağlanmıştır.

Dava konusu işlem tesis edilirken, dayanak alınan ceza, Ceza Mahkemesi kararın da da belirtildiği üzere, davacı henüz on sekiz yaşını tamamlamadan önce verilen bir cezadır. Yukarıda anılan Yasa hükümlerinde onsekiz yaşından küçüklerin işlediği suçlardan dolayı verilen cezalara ilişkin adli sicil kayıtları ve arşiv kayıtlarının ancak soruşturma ve kovuşturma konusu olan işler için sayılan merciiler tarafından istenilmesi halinde verileceği ve başka bir iş veya konu için kullanılamayacağı çok açık olarak düzenlenmiş olup,mevcut düzenlemede de aynı hüküm korunmuştur.

Bu durumda, görev süresini tamamlayarak emekliye ayrılması sırasında davacının zati demirbaş silahı için düzenlenen taşıma ruhsatının yenilenmesi sürecinde uyuşmazlığa konu tespitin yapılması nedeniyle dava konusu işlem tesis edimiş ise de, davacının onsekiz yaşından önce işlediği bir suçtan dolayı tutulan adli sicil kaydının silah taşıma ruhsatının bulundurma ruhsatına çevrilmesine dayanak oluşturamayacağından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 31.1.2005 tarih ve E:2004/141, K:2005/120 sayılı kararının bozulmasna yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine, 25.3.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat